• Arama

745. Vuslat: Mevlana ve Şeb-i Arus

Bazı kişiler vardır ki; ismini duyduğumuzda zamanı durduran, isimleri yıllar boyunca kulaktan kulağa dilden dile dolaşan, isimleri şehirlerin önüne geçen… Sizlere Konya dersem MEVLANA dediğinizi duyar gibiyim. Neydi bizleri bu isme bu kadar aşina kılan? Bu sene 745. Vuslat yıldönümü. Her yıl aralık ayının 7-17 si arasında yapılan, her taraftan binlerce kişinin akın ettiği adeta bir düğün gecesi. Nasıl bir davetiyedir ki bu her yıl yenilenen, gidenlerin tekrar tekrar gitmek istediği bu tören. Onun sevgilisine olan aşkımı bizleri ona sürükleyen, yoksa yüzyıllardır dilimizden düşmeyen sözleri mi bizleri geçmişe alıp götüren. Gerçekten merak ediyorum kaç kişi okudu Mevlana’nın mesnevisini? Kaç kişi sahiptir onun sonsuz hoşgörüsüne?

1207’de Afganistan Belh’de başladı hayat yolculuğuna. Babası ‘Alimler Sultanı’ unvanıyla Bahaddin Veled. Moğol baskısından göç etmek zorunda kalırlar kutsal topraklara. Şam’da misafir oldukları İbnü’l Arabî, Celalettin’i babasının arkasından giderken görünce; ‘ Koca bir derya, derenin peşine akıp gidiyor.’ diye seslenmiş müridlerine. Kervan az gider uz gider ve Anadolu’ya ulaşır sonunda. Anadolu şenlenmiştir onların gelişiyle.

Karaman’a yerleşip burayı yurt edindiler. Kısa bir zaman sonra Selçuklu Sultanı Alâaddin Keykubat’ın ısrarlı çağrıları üzerine babasıyla birlikte 1228’de Konya’ya geldiler. İplikçi medresesine yerleşen aile kısa sürede tüm Konya halkının beğenisini kazanır oldu.

1231’de Bahaddin Veled vefat edince, tüm müridleri Celaleddin’in etrafında toplandılar. Konya’da ders okutmaya başladığı andan itibaren artık ’Mevlana’ diye atfederler bu genci. Mevlana’nın vaazları onu dinlemeye gelenlerle dolup taşarken bile bir şey eksikti yüreğinde.1244’te hocası Şems-i Tebrîzî’yle tanıştı. Adeta diğer yarısına kavuştuğunu hissetmişti. İki okyanus buluşmuştu sonunda. Üç yıl sürdü okyanusların birlikteliği. Sonrası kocaman bir kara delik. Hamdı, pişti. Sıra yanmaya geldi. Artık hocasından ayrı ömrünün sonuna kadar geçen süre içerisinde asıl yangını gerçek sevgiliye, Rabbine kavuşma isteğiydi. Her geçen gün alevlenen korun ateşini bir nebze olsun söndürmek için yazdıkça yazdı, söyledikçe söyledi.

Günümüzde de yazdıkları asırlardır dilden dile çevrilerek  okutulmaya devam ediyor. Eserleri yalnızca Anadolu topraklarıyla da sınırlı kalmadı; adeta dünyayı fethetti. Kısacası, ‘Evrensellik’ tam da bu olsa gerekti.17 Aralık 1273’de erdi muradına. Şeb-i Arus’um diye anlatmıştı dostlarına bu günü önceden. Düğün gecesiydi, vuslattan Hakk’a kavuşma anıydı bu an onun için. Hayatı boyunca bizlere zamanı aşan mesajlar vermişti sanki. Belki de bu mesajlardı  dil, din, ırk ayrımı yapmadan asırlardır bizleri ona götüren. Velhasıl kelam vasiyetinde de dediği gibi;

‘İnsanların hayırlısı, insanlara faydası dokunandır.

Sözün hayırlısı da az ve öz olandır.’

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.