• Arama

Cittaslow Ünvanını Alan Şehir Göynük'e Gitmeniz İçin Çok Sebebiniz Var

Şehirlerin gürültüsünden, kâbusa dönen trafiğinden, telaşla koşuşturan insanların işe yetişme çabalarından ve nefes almanızı zorlaştıran kirli havasından yoruldunuz mu?  Öyleyse kapatın gözünüzü sizi bir yere götüreceğim…

Göynük; Anadolu’nun nakış nakış işlenmiş, ecdat kokan şehri.  Heyecanla bir çırpıda geçmişe yolculuk yapma hissinizi kamçılarken bir taraftan da, herşeyi bırakıp o anı yaşamak isteyişiniz. Tam bir kaçış ve tam da huzur. Sakinlik arayanlara ilaç adeta. Bu şehri mutlaka görmeniz için çok sebebiniz var.

İlçenin Tarihçesi

Bolu ilimize bağlı olan bu güzel ilçe, klasik bir Osmanlı yerleşimidir aslında. İki tepe arasında kurulan yerleşim, vadi tabanından akan su ve suyun etrafında şekillenen yaşamlar. Osmanlı ile başlamaz elbet şehrin tarihçesi. Bilinen ilk adı “Koinon Gallicanan” Göynük, Bitinya dönemini yaşayıp Helenistik döneme uzanmış ardından Roma ve Bizans egemenlikleri yaşamıştır. Kısa bir dönem Selçukluların bir kolu olan Umurbey Beyliği olarak anılır ve başkentlik yapar. 1292’de ise Osmanlı bölgeye ilk akınları başlatır.

Osmanlı egemenliğinde kaldığı yıllarda Anadolu’da uygulanan klasik Türk sivil mimari anlayışı ile bugünlere gelir. Asırlarca Tarihi İpek Yolu güzergâhında ticaretle yoğrulmuş ve hareketli günler yaşamış kasaba, şimdilerde asırların yorgunluğunu atmak istercesine sükûnetle dans ediyor. Gelen ziyaretçilere huzurla kucak açıyor.

Cittaslow Ünvanını Aldı

Göynük 2017 yılında Uluslararası Cittaslow “Sakin Şehir”  ünvanını aldı. 2014 senesinde yaptığı başvurunun ardından gerekli koşulları sağlamada el birliğiyle hareket eden ilçe halkı, stresten uzak sakin yaşam isteyenlere ev sahipliği yapmaya hazır. Gerçekten de Cittaslow ünvanı bu şehre yakıştı. İtalya’da başlayan Cittaslow hareketi birçok ülkeye yayılmaya başladı ve Göynük de buna hak kazandı. Sakin ve yavaş yaşam için sizde Göynük’ü mutlaka görün. Kalabalıktan sakinliğe, gürültüden sessizliğe ulaşmak için Göynük doğru adres olacaktır.

İnanç Turizmini Barındıran İlçenin Büyük İsmi: Akşemseddin

Göynük’ e geldiğinizde ilk dikkatinizi çekecek olan yapılardan biridir Akşemseddin’in türbesi. Gazi Süleyman Paşa Camii ile yan yanadır. Fatih Sultan Mehmet’in hocası olarak ün yapmış olan Akşemseddin Hazretlerinin aslında, mikrobu ilk bulan kişi olduğunu çok az kişi bilir. Pasteur’dan 400 sene evvel, henüz mikroskop da bulunmamışken mikropların varlığını ortaya koymuş ve Maddetü’l Hayat adlı eserinde bunu yazmıştır. Büyük bir âlim ve tıp insanıdır aynı zamanda.

Birçok eser bırakan Akşemseddin, II. Mehmet’e hocalık yapmış ve İstanbul’un fethinde yer aldığı söylense de hayatını gösterişli sarayda geçirmek yerine Anadolu’nun bu küçük kasabasında geçirmeyi tercih etmiştir. İşte bazı insanlar vardır ki “Büyüdükçe Küçülür Hayatları”… Akşemseddin de bu mütevazı hayatına Göynük ’de devam edip burada vefat etmiştir. Türbesini Fatih Sultan Mehmet inşa ettirir hocasına son bir görev bilerek.

Gazi Süleyman Paşa Camii ve Hamamı

II. Osmanlı Padişahı Orhan Gazi’nin büyük oğludur Süleyman Paşa. Kardeşi I. Murat (Sultan Murat) gibi tahta çıkmadı belki evet ama attığı adımlarla Osmanlı tarihinde önemli bir isim oldu. Osmanlı’nın Balkanlar’a açılma yolunda ilk hamlesini Rumeli’ye geçerek yapan ve “Rumeli Fatihi” olarak anılan Süleyman Paşa, birçok eser de bırakmıştır. Osmanlı’nın ilk eserlerinden sayılan cami ve hamam yapısı Göynük’ün tarihine anlam katıyor. Osmanlı bir yere camii inşa ettiyse mutlaka yakınında bir de hamam vardır. Göynük çayının hemen diğer tarafına kurulan hamam Akşemseddin türbesine yakındır.

İlçenin Sembolü: Zafer Kulesi

Şehri yukardan gözleyen, her şeyin en büyük şahidi aslında tepedeki bu kule. Cumhuriyetle yaşıt kule Kaymakam Hurşit Bey tarafından, Sakarya Meydan Muharebesi anısına yaptırılır ve adına Zafer Kulesi denir. Atatürk’ün “Hattı Müdafaa Yoktur Sathı Müdafa Vardır. O Satıh…..” sözleri kulaklarında çınlar hemen insanın. Milli Mücadelede bir dönüm noktasıdır Sakarya Meydan Muharebesi. Kaymakam Hurşit Bey de bunu çok iyi bilen bir vatansever olmalı ki bu güzel kuleyi o günlerin anısına diktirmiştir.

Tepeden baktığınızda neredeyse tüm Göynük ayaklarınızın altındadır. Sakin Şehir sanki size bir şeyler fısıldar gibidir. Bir an yorgunluğunuzu unutur hayallere dalarsınız. Ne trafik, ne kalabalık şehirler ne de gürültü umurunuzda değildir o an. İstediğiniz tek şey bu keyfe eşlik edecek bir bardak çay. Telaş yok o da hemen yakındaki cafe de.

Alışveriş Olmadan Olur mu?

Gittiğiniz şehirlerde ilk yapmak isteyeceğiniz şeylerden biridir alışveriş. Yöresel ürünler, tatlar, hediyelikler… Kesinlikle almadan dönmemeniz gereken ürünlerin başında “Uğut Marmelatı” yer alıyor. Buğdayın çimlendirilerek marmelata dönüşme serüveni son derece sağlıklı bir ürün sunuyor sizlere. Bununla beraber Keş Peyniri, tabi yanına yakışacak olan ev yapımı erişte ile evdeki unutulmaz öğününüz olacaktır. Birçok yöresel ürünün yanında Şimşir kaşıklar da alıcılarını bekliyor olacak.

Ne Yemeli?

Bolu’nun ilçesine gidip de yemek var mı diye sormak büyük hakaret olurdu herhalde. Büyük aşçılar yetiştiren Bolu, mutfağıyla ün salmıştır. Göynük’de yöresel tatları bulabileceğiniz Osmanlı Sofrası gerçekten uğramaya değer. Menüsünde Osmanlı Çorbası, Kişli Erişte, Yöresel Mantı, Güveçte Yaprak Sarma, Göynük Köfte, Saç Tava, Oklava Tatlısı…

Bu Kadar mı Yani Bitti mi?

Bitmedi elbet daha birçok görülecek ve keşfedilecek konakları, türbeleri, lezzetleri olan Göynük, doyamayanlar için kendini sürekli yeniliyor. Çınar altında bir bardak çay, kahve size ayrı bir keyif verecek tarih kokan bu şehri solurken. Bolu ili festivalleriyle de ünlüyken hem bunlardan birine katılmak hem de Göynük’e tekrar kendinizi atmak istiyorsanız planlarınızı ertelemeyin.

Yaz, kış, bahar; her mevsim sakin kendi halinde bir şehir Göynük. Sizi kızdırmaz, üzmez… Şımarık bir çocuk değildir çünkü bu kasaba, asırları omzuna almış, yüzyılların tarihsel sürecinden sağ salim ayakta kalmayı başarıp bugünlere gelmiş olgun bir abidir. Huzur verir, sakinlik verir, hayatınıza anlamlı bir dokunuş yapar. Tabi siz de bunu gerçekten yürekten istiyorsanız…

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.