• Arama

Dünya'nın En Anlamlı Kulesi: Kız Kulesi

Tesadüf müdür kız kulesinin deniz feneri olarak kullanılması, kavuşamayan aşıklara ışık tutması, umut olması? Tesadüf müdür kavuşamayan aşıkların inadına, yüzyıllar sonra da olsa ilanı aşkların burada yapılması? Tesadüf müdür Karadeniz ile Marmara’nın tuz oranındaki farklılığına rağmen ilk buluşma noktası olması ya da farklı iki hayatın tüm tezatlığına rağmen birleştiği ilk yer olması?

Kavuşamayınca aşk olur derler ya hani ya da kavuşamayan aşklar efsane olur. Efsaneye göre ; Fırtınalı bir geceydi her şeye rağmen Leandros Kule’de yanan feneri görünce Hero'nun her zamanki gibi kendisini çağırdığını düşünür ve hiçbir şey düşünmeden kendini boğazın serin sularına atar maalesef ki hırçın dalgalar arasında kaybolur gider, sevdiğine kavuşamaz...Ve kule uzun bir zaman cesur Leandros'un adını alır: Leandros Kulesi.

Bu isimle anılsa da bence aşkların en büyüğü bir babanın kızına duyduğu aşktır. Falcılar Bizans Kralı'na güzeller güzeli kızının yılan sokması sonucu öleceğini söyler tabi ki Kral kızını koruma altına alır ve herkesten uzak denizin ortasına yaptırdığı Kule'nin içinde yaşatır maalesef ki Kral'ın tüm uğraşlarına rağmen yiyecek sepetinin içinde Kule‘ye giren yılan güzeller güzeli prensesin sonu olur. Bu efsaneden dolayı da günümüzdeki ismini alır Kız Kulesi.

Kuleyle alakalı ilk mimari buluntular Bizans imparatoru I.Manuel Komnenos'un (1143-1180) dönemine denk gelir. Boğaza iki tane savunma kulesi yaptırdığı bazı kaynaklarda yer alır. Biri Salacak yakınlarındaki Kız Kulesi diğeri ise Sarayburnu'nda yer almaktaydı. Aynı Haliç'teki gibi bir zincirin Kız Kulesi ve Sarayburnu arasına çekildiğinden boğazdan geçmek isteyen kaçak gemileri önlediğinden ve gümrük vergisi alındığından bahsedilir.

Hatta Kule ile alakalı birçok gizem vardır. Bir tanesi ise; Byzantium Atina hükümdarlığı altında iken, Makedonya Kralı Filip'in İstanbul'a saldırma ihtimaline karşı Atina Krallığı şehri korumak adına Amiral Hares ile ordu gönderir. Hares'in eşi İstanbul'da vefat edince eşinin çok sevdiği Salacak kıyısında bulunan Kule'nin altındaki kayaları oyarak eşini buraya defnettiği söylenir. Böyle bir mezar gerçekten var mıdır bu meçhul. Ama bir süre Hares'in eşi Damalis'in adıyla "Damalis Kulesi" olarak da anılmıştır.

Bugünkü halini ise Osmanlı döneminde Sultan II. Mahmut dönemindeki(1832-1833) Hattat Rakım'ın kitabesiyle belirtilen yenileme sonrası alır. 1943 yılında ise maalesef ki içerisi betonla çevrilir. 1959 yılında ise askeriyeye devredilen kule radar istasyonu olarak kullanılır. Evliya Çelebi'nin Seyahatname‘sinde ise bir rivayetle bahsedilir Kız Kulesinden. Sultan Beyazıd-i Veli zamanında Kulede yaşayan bir velinin cübbesinin eteklerini toplayıp oturarak Sarayburnu’na geçtiği ve sarayda padişaha ders verdiği söylenir.

Bir başka efsane ise Battal Gazi ile alakalıdır. Dönemin halifelerinden Harun Reşid ordusuyla birlikte İstanbul kuşatmasında yer alır fakat başarılı olamayınca İslam ordusu geri çekilirken Battal Gazi Üsküdar'da kalır. Çünkü Üsküdar tekfurunun kızına aşıktır. Üsküdar tekfuru durumu anlayınca kızını Kule'ye kapatır. Seyyid Battal ise kız kulesini basarak hem tekfurun kızını hem de Kule'deki hazineleri kaçırır. "Atı alan Üsküdar'ı geçti "deyimi de bu efsaneye dayanır diye söylenir.

Tarih boyunca deniz feneri, siyanür deposu, savunma kalesi, sürgün istasyonu, hapishane, karantina odası olarak kullanılan kule yüzyıllar boyunca şehre gelen misafirlerin hemen dikkatini çeken ilk mimari yapıdır. Sanki gelen misafirleri karşılamak için yüzyıllar boyunca oradaydı. Çünkü İstanbul Boğazında birileri bunu yapmalıydı. Bu eşsiz doğa manzarasında birileri gelen misafirleri selamlamalıydı, yolunu kaybedenlere deniz feneri olup aşıklara da yol göstermeliydi en çok da Kız Kulesi'ne yakışırdı zaten o da buna gönüllüydü. Sanki insan eliyle yapılmış gibi değildi aynı İstanbul Boğazı gibi doğanın insanoğluna sunulmuş bir armağanıydı.

Böyle bir yapıt insanlıktan ayrı kalamazdı Belki de yorulmuştu, dinlenmeye ihtiyacı vardı. Neyse ki; 2000 yılında orijinaline sadık kalmaya çalışarak gravürler, arşiv kaynakları, eski fotoğraflar değerlendirilerek restore edilen kule bugün restoran, kafe olarak hizmete sunuldu. Aynı zamanda bir kısmı ise müze olarak değerlendirildi.

Hakkında birçok efsane bulunan Kız Kulesi’ni Salacak'tan kalkan sandallarla ziyaret edebilirsiniz ya da kendi efsanenizi yazabilirsiniz, kim bilir?

Hiç maceraya gerek yok diyenler için Avrupa'yı, Asya'ya bağlayan sınırda İstanbul Boğazı'nda ya da Marmara ile Karadeniz'in birleştiği noktada sevdiğinizle gün batımındaki bir akşam yemeği sevenlerin olmazsa olmazı olmalı. Aşk hayatında mutlaka olmalı. İstanbul Boğazı'nın eşsiz manzarası mutlaka bir kez de Kız Kulesi'nden seyredilmeli. Tam güneş batıp gök kızıla dönünce "İstanbul'u seyrediyorum gözlerim kapalı" demeli.

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.