• Arama

Van Kedisi; Kadim Şehrin Bekçilerini Tanıyalım mı?

İnsan türünün neolitik dönemde Anadolu'da ilk yerleşik düzene geçişinden ardından Hurriler, Urartular, Asurlular, Medler sonra sırasıyla Persler, Ermeniler, Arapların, Selçukluların ve sonra da Osmanlıların varlıklarını sürdürmeye çalıştığı bereketli toprakların yöresi olan Van şehrimizden söz edelim başlarken.

Türkiye Cumhuriyeti’nin İran sınırına yakın eşsiz güzelliklere ve kadim tarihe sahip güzide bir parçası serhat şehridir Van.

Van’ın tam ortasından Tatvan’a da komşu ve küçük bir deniz özelliği gösteren ve kendi halkının da ona deniz diye seslendiği volkanik büyük bir göl bulunur. Van Gölü veya Denizi.

Deniz seviyesinden tam olarak 1700 metre yukarıda bulunan koca bir su kütlesi olan Van Denizi dünyanın en büyük sodalı gölü olarak kabul edilir. Bu gölün doğusunda 5 km uzaklıkta bugünkü Van ili yer alır. Suyun ve güneşin ülkesi Van.

Van’ın ilk çağlardaki adı Tuşba idi. Urartuların başkenti idi ve ‘güneş ülkesi’ anlamına geliyordu.

Van, asırlarca Urartuların başkenti ve medeniyetlerin yaşadığı şehir oldu.

Urartular sayesinde 300 yıl boyunca, baraj yapımı, demircilik, tahtacılık tarım, hayvancılık ve mühendislikte çağının ötesine geçmiş ve büyük devrimler yapan bir uygarlığın başkenti olmuştur.

Ama kadim şehir Van’da her daim turistlerin ilgisini çeken tarih eserlerin yanı sıra ilgi odağı olan başka bir şey de var, Van kedisi.

Van kedileri gördükleri hoş ilgi yüzünden bölgeye gelen turistler için hediyelik eşya ve halı satan dükkanların vazgeçilmez maskotu haline gelmiştir. Birkaç halıcı dükkanı ve gümüş mağazası dışında Van ilinde bugün Van kedilerini görmemiz pek kolay değil.

Oysa çok eski zamanlarda Van’ın her sokağı, her bahçesi ve her evi bu kedilerle doluymuş.

Ancak bu kültür yavaş yavaş kaybolmak üzere. Yerli ve yabancı turistlerin giderek artan talebi karşısında Van kedileri çeşitli yollardan Van dışına götürülmeye başlandı. Farklı iklim ve ortamlarda yaşamayı öğrendiler.

Özellikle tek göz denen ve bir gözü başka renk, öbür gözü başka renk olan kedilere alıcının çok olması bu güzel hayvanları bir ticaret metası haline getirdi yavaş yavaş.

Ekonominin dışarıya açılıyor olması, büyük ailelerin bahçeli evlerden kentleşmenin getirdiği apartman katlarına taşınması nedeniyle aileler kedi yetiştiriciliğini bıraktılar.

Bunun yanı sıra kedilerin izinsiz veya izinli yerli ve yabancı turistler tarafından yurtdışına götürülmesi ve yoğunlaşan trafikten dolayı trafik kazalarında hayatını kaybeden kedi sayısının artması ve bazı kedi simsarları tarafından çalınıp pazarlanmaları ve de aileler tarafından hediye olarak dağıtılmaları gibi nedenlerle bugün Van kedilerinin sayısı giderek azalmıştır.

Araştırmalara göre, uzun tüylü ve tek göz kedilerin atasının Ankara kedisi olduğu ve bu yüzden Ankara kedilerine çok benzeyen Van kedilerinin Ankara kedisinin bir çeşidi olduğu öne sürülür.

Kedilerin tarihini incelersek ilk kedilerin firavun ve krallar tarafından evcilleştirildiğini bilinen kediler değişik yollardan yeryüzüne dağıldığı bilinmektedir.

Bulunan tarihi kalıntılara göre Ortadoğu, Anadolu ve oradan Avrupa’ya doğru geçiyor ve diğer bir kısmı yine Ortadoğu’dan Hazar Denizinin güneyinden İran ve oradan da Orta Asya’ya, en son kolu da Afrika’dan doğru doğruya Cebelitarık Boğazı’ndan yine Avrupa’ya ulaşmışlardır.

Anadolu’daki kedi hareketi Van üzerinden Ankara ve Avrupa’ya doğru giderken Van’da bir Albinizm hareketi kendini gösteriyor.

Daha sonra bunun Ankara’da da görüldüğü ve bunun da Ankara kedisi olduğu söylenir ama biliyoruz ki Albinizm on bin de bir görülen bir harekettir. Yani bu görüntü diğer şehirlerimizde de görülebilinir.

İstanbul’da Samsun’da da olabilir. Her türlü iklim şartlarına uymuş birçok albino kedi her şehirde bulunabilir.

Van kedisini Ankara kedisi ile karşılaştırdığımız zaman mazisinin çok eski olduğu ortaya çıkıyor. Çünkü Van kedisi Van gölü havzasının her köyünde ve her kasabasında görüldüğü için Ankara kedisinin buraya getirilerek birileri tarafından çoğaltılma iddiası asılsızdır.

Kedilerde görülen albino vakası Van’da gerçekleşmiştir ve tüm Anadolu’ya yayılmış olabilir.

Bazı yabancı kaynaklarda Van kedisi olarak bilinen kedilerin alnında sarı renkte beneklerin olması gerektiği iddiaları vardır ama araştırmalara göre bu kediler melezdir, yani baba veya sülalede mevcut olan bir rengin bir şekilde açığa çıkması ve dağılmasından kaynaklanır. Van kedisine ait bir özellik değildir.

Van yöresinde yapılan araştırmalar Van kedisinin tamamıyla beyaz bir kürke sahip olduğunu gösterdiği gibi Vanlılara göre Van kedisi uzun tüylüdür.

Günümüzde uzun ve kısa tüylü Van kedisi olarak ikiye ayırabiliyoruz.

Van Yüzüncüyıl Üniversitesi’nde yapılan araştırmalara göre Van kedilerinin % 42’sini kısa kadife tüylü kediler, % 58’ini ise uzun ipek tüylü kediler oluşturur.

Halk arasında yalnızca Van kedilerinin tek gözlü olduğu söylenir; oysa Ankara kedilerinde de tek gözlülük yaygındır. Hatta bazı alaca veya siyah kedilerde bile tek gözlülük olabilir. Van kedileri tek gözlü olabildiği gibi her iki gözü mavi veya sarı olanları da vardır. Hatta bir kural olarak iki gözün mavi olması tek gözlülükten daha yaygındır.

Van kedisi sahibi olmak isteyenler tek göz kediyi daha çok tercih ettiğinden tek gözlülüğün daha yaygın olduğu Van kedilerinin hep tek gözlü olduğu izlenimini yaymaktadır ki bu doğru değildir.

Tespit edilen verilere göre Ankara’da veya Van’da görülen yalnız iki gözü de mavi olan ve iki gözü de sarı olan veya tek göz dediğimiz bir gözü mavi diğer gözü sarı olan kediler olabilir, bu sağda da solda da olabilir.

Göz renginin oluşumu şu şekildedir. Genelde kedilerin gözü sarıdır fakat bu sarı gözde pigment eksikliği dediğimiz kırmızı noktaların gözükmesi nedeniyle veya bunların artması nedeniyle halk diliyle kehribar rengi dediğimiz rengin ortaya çıktığını görüyoruz.

Sarı gözün üzerine resim derslerinden bildiğimiz gibi mavi noktaların geldiğini görürsek işte o noktada sarı renk yeşile daha sonra da çağla rengine dönmeye başlar.

Bu durum Van ve Ankara kedilerinde görülen bir özelliktir. Hayvan siyah tüylü bile olsa bu özellik açığa çıkmaktadır.

Eğer gözde mavi pigmentler artıyor ve sarı pigmentler ortadan kalkıyor ise işte o zaman mavi renk kendini gösterir.

Bu özellik her iki gözde de arttığı müddetçe her iki göz mavi olacaktır ama bir gözde bu reaksiyon olurken diğer bir gözde olmazsa sarı veya çağla dediğimiz özellik olduğu takdirde işte Türk halkının söylediği tek göz deyimi ortaya çıkar.

Bu kelimeyi yabancı dillerin herhangi biriyle tercüme edilemiyor. Çünkü tek göz deyince bir gözü başka renk diğeri başka renk gözü olan bir kedi türü anlamına gelmesini benimsemek gerekiyor.

Van bölgesinde pişik adı verilen Van kedisinin yüzü üçgenimsi yuvarlaktır. Dik ve orta büyüklükteki kulaklarının içi tüylerle kaplıdır. Burnu, ağzı, ayak tabanları kulak içi gibi pembedir.

İnsanları iletişimi güçlü ve söylenen sözü anlayan ve yerine getiren bir karakter yapısı vardır. Korkmayan ve cesur bir yapısı vardır, kendisine iyi davranıldığında muhlis olur ama kötü davranılırsa üç misli iade eder. Sokağa çıkmayı sever, kafasına koyduğu şeyi yapar. Yapmak istediği şeyi yaptırır.

Hala doğaya dönük doğadan kopmamış yönü ile bilinen Van kedisi hırsızlık yapmaması ama kafasına koyduğu her şeyi yapması ile de ünlüdür.

Van kedisinin vücudu uzun soğuk iklime alışık olması nedeniyle güçlüdür.

Van kedilerinin genel karakteristik özellikleri sıralayalım dilerseniz:

- Van kedileri sessiz ve sakin karakter sahiptirler.

- Van kedileri ortalama 15 yıl yaşarlar.

- Çok fazla bakıma ihtiyaç duymazlar.

- Birçok kedinin aksine Van kedileri sudan korkmazlar.

- Kendi isteği ile suya girip yüzmesi ile dünyada tek örnektir.

- Zeki ve insanlarla ilişkisi iyi olan bir kedi türüdür, kucağa alınmaktan pek hoşlanmazlar.

- Van kedisinin her iki gözü mavi olabileceği gibi bir gözü mavi diğeri sarı veya her iki gözü sarı olabilir.

- Van kedileri avcılıkta başarılıdır kuş, fare, kertenkele gibi canlıları avlarlar.

- Çok gururlu ve hassastırlar, sert bir tavır da hemen sinirlenen ve küsen bir kedi türüdür.

Kısacası, Van kedisi, Van kentinin kültürü ile bütünleşmiştir ve bir kediden daha fazla anlam ifade eder.

Bugün her yerde onlara rastlanmasa da Vanlı sevdiklerinin hafızalarında güzel anılar bırakmış  asil ve dost canlısı bir hayvandır.

Ve bu güzel kedinin kentin ana meydanında sevimli heykeli sizi şehre girer girmez karşılar ve sizleri hoş geldiniz dercesine gülerek selamlar.

Van kedisi candır.

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.