Alberobello Gezi Rehberi | İtalya’nın En Masalsı Unesco Şehri

İtalya'nın topuğunda masallar diyarından bir köşe Alberobello hakkında bilmedikleriniz? İtalya'nın en masalsı şehri UNESCO miras listesindeki Alberobello'nun tarihçesi, Trulli evleri; nerede ne yenir, nereler gezilir?

Masallar diyarından bir köşe sanki, Şirinler'in ülkesi belki de, masal kahramanlarının her an bir yerlerden fırlayacağını düşündürtecek kadar sevimli. İşte İtalya'nın En Masalsı Unesco Mirası Alberobello.

Her bir köşesinde ayrı bir gizem, ayrı bir tarih ve geçmiş barındıran İtalya, bugün dünyanın şüphesiz en görmeye değer ülkelerinden biri. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük imparatorluklarından birine; Roma İmparatorluğu'na anayurt olan coğrafya eşsiz tarihi değerler taşıyor.

Yolu İtalya'ya düşenler başkent Roma, kanallar şehri Venedik, Rönesans başkenti Floransa, modanın kalbi Milano'dan çok etkilenirler ve görmeden ayrılmazlar bu şehirlerden. Fakat İtalya'nın güneyinde ki bu masalsı yerleşim Alberobello fırsat dahilinde mutlaka görülmesi gereken unutulmaz bir rota.

Alberobello Nerededir?

Hani hepimizin bildiği şu deyim İtalya'nın Çizmesi. İtalya fiziksel form olarak hakikaten bir çizmeye benzer, o yüzden de İtalyanlar kendi dillerinde "Lo Stivale" tabirini kullanırlar, ki çizme anlamına gelir bu ifade.

Peki Alberobello nerede mi? İşte tam da o çizmenin topuğuna denk gelen yerde. Çizmenin topuğu ise Puglia diye adlandırılan bölgedir. Bari şehrine yaklaşık 50 kilometre mesafede bulunan Alberobello, topuğun en çok ses getiren ve aslında en gözde parçasıdır.

Alberobello Ne Demektir?

"Albero" ağaç anlamında, "Bello" ise güzel demek. Alberobello "Güzel Ağaç" olarak anlam bulsa da siz ağaçtan çok konik çatılı evler göreceksiniz, masallar diyarının sevimli barınaklarını yani.

Alberobello Hakkında Genel Bilgi

Alberobello iki kısımdan oluşuyor diyebiliriz. Günümüzdeki yaklaşık 10 bin nüfuslu modern kasaba Alberobello ve sizi heyecanlandıracak olan asıl kısım yani Trulli. Trulli evlerinin olduğu alana ise Rione Monti adı veriliyor. Trulli 1996 senesinde UNESCO Dünya Mirasında yerini almayı başarmıştır.

İlk etapta kendinizi Harran'da hissedebilirsiniz. Bizim Harran evlerini öylesine andırıyor ki Trulli, Alberobello evlerine ilham veren yer de aslında doğu kültürü, yani diyebiliriz ki bizim Harran. 2013 senesinde ise Harran ile Alberobello kardeş şehirler oldular.

Trullo ya da çoğul kullanımıyla Trulli, Itria Vadisi'nde yer alan, sıradışı mimarisiyle her yıl yüzlerce turist ağırlayan, şimdilerin popüler kasabası, bir zamanların ise maddi zorluklar yaşamış insanlarının vergi vermemek adına ürettiği çözümle ortaya çıkmış konik evlere sahip yerleşimi. Unesco Mirası altında olması bölgeye refah katsa da, zamanında burada yaşayan halkın çektiği zorlukları düşünmeden geçemiyor insan.

Konik çatılı evler, üst üste yığılarak harç kullanılmadan oluşturulmuş taşlar, gri ve beyaz tonlardaki renkleriyle birbirine bitişik konumlanmış sıra sıra duran göz alıcı mimari. Kolay kolay hiç bir yerde rastlanılmayacak orjinallikte Trulli evleri.

Bölgenin ilk işgali 16. yüzyıl başlarında olur, Kont Andrea tarafından 40 kadar köylünün buraya yerleşmesine izin verilir. Yerleşen köylüler elde edilen ürünün onda birini Kont'a vermek koşuluyla tarımla uğraşıp ürün yetiştirirler.

Zaman içerisinde yerleşim artar nüfus büyür ve büyüyen bir köy haline gelen bölgeye vergi zorunluluğu gelir. Halkın durumu ortadadır. Onlar da vergiden muaf olmak adına işte bu konik çatılı harçsız taşlarla yığılarak yapılan evleri inşa etmeye başlarlar. Konik şeklindeki çatısız yapılar ev olarak değerlendirilmediği için, halk vergi ödemekten böylece kurtulur.

Trulli (Alberobello) Evlerinin Özellikleri

Evlerin çatıları çabucak yıkılabilecek özellikte çünkü harç kullanılmadan yapılıyor. Dolayısıyla herhangi bir denetim durumunda evlerin çatılarını kolayca yıkıp vergi ödemekten de kurtulmuş oluyorlardı. Yıkılan çatıları tekrardan inşa etmek ise bölge halkı için vergi ödemekten çok daha kolaydı. Yazın serin tutan özelliği de var bu masalsı evlerin ama kışın evleri ısıtmak oldukça zor imiş.

Sayıları 1500'ü aşan Trulli evlerinin bazılarında iki giriş görebiliyorsunuz. İçlerine girip de başınızı yukarı kaldırdığınızda ise konik yapılı çatılar tüm estetiğiyle size merhaba diyor. Aslında zamanında yaşanan dramları da fısıldıyor size. Nice aileler için yaşamın zor olduğu o günlerde vergi yükümlülüğünden onları kurtaran şirin çatılar…

Evlerin çatılarına doğru dikkatlice baktığınızda ise her bir konik çatıda farklı bir sembol olduğunu farkediyorsunuz. Ve her çatının en üstünde farklı bir şekil olduğunu. Bazılarında dairesel formlar bazılarında yuvarlak dünyayı andıran şekiller. Bu şekillerin yapıyı yapan kişinin sembolü olduğu söyleniyor.

Çatıların üzerlerine boyanan şekiller ise gerçekten dikkat çekici. İçinden ok geçen kalplerden, Hristiyanlık sembolü haç işaretlerine ve hatta Şaman simgelerine kadar birçok şekil var. Daha çok dini amaçlı yapılan semboller olmakla beraber, o evde yaşayan ailenin özelliklerini de yansıtıyor boyanan bu işaretler. Yaşayan aileyi koruduğuna inanılması da her evin üzerinde bu şekillerin neden bulunduğunu açıklayan en net bilgi aslında.

Çatılardan birinin üzerindeki haç ve hilal ise dikkatlerden kaçmıyor. Acaba müslüman biriyle gayri müslim birinin yaşadığı ev miydi diye düşünmeden edemiyorsunuz.

 

Evlerin dizaynına baktığınızda bazılarının yuvarlak formda bazılarının kare formda inşa edildiğini görüyorsunuz. İçlerine girdiğinizde odaların birbirinden dairesel kemerlerle ayrıldığını farkediyorsunuz. Her konik çatının altında bir oda var. Her bir evin büyüklüğü değişmekle beraber evlerde şu ihtiyacını karşılayan sarnıç olduğunu da belirtmek lazım.

Yan yana sıralanmış Trulli evlerinin bulunduğu dar ama kıvrımlı sokaklarda masalsı bir keşfe çıktınız. Evlerin bazılarının hediyelik eşya satan dükkan olduğunu bazılarının ise butik otel olarak hizmet verdiğini göreceksiniz. Müze olarak hizmet veren evler de var. Kapı önlerinde el iş yapan kadınlar kasabanın havasına öylesine uyum katıyor ki... Hele satılan zeytinyağları, likörler ve el emekleri

Beyaz badanalı evlerin üzerindeki renk renk çiçekler kasabaya estetik katarken, küçük kireç taşlarından yapılan konik gri çatılar ise bu tabloyu aşkla tamamlıyor adeta.

Alberobello'yu keşfetmek çok uzun sürmeyecek, birkaç saat içerisinde her bir sokağı arşınlamış, fotoğraf karelerinize yenilerini eklemiş olacaksınız.

Kasabanın yukarı kısmına doğru yürüdüğünüzde de St. Antonio Kilisesi'ni görüyorsunuz. 1927 senesinde açılan kilise, Trulli evleri tekniğinde inşa edilmiştir. Bölgeyle olan uyumu dikkatinizden kaçmayacaktır.

Aziz Cosma ve Damiano'ya adanmış 17. yüzyıl yapısı kilise ise iki çan kulesi ile kasabaya ayrı bir görkem katmakta, gelenlerin dikkatinden kaçmamakta.

Alberobello'da Ne Yenir? Alberobello Lezzetleri

Evet Trulli evleri büyüleyici, Alberobello masal tadında ve sizi etkisi altına aldı. Öyleyse birkaç şey daha var yapacağınız:

* Puglia bölgesinin mutfağına bir göz atın mutlaka. Buradan sadece gözünüz değil gönlünüz de şenlenerek dönsün istiyorsanız Alberobello'da seçenek çok.

Kurutulmuş etler, süt ürünleri, lezzetli peynir seçenekleri ve leziz şarapları tatmadan dönmeyin derim. Şık restoran ve pubların bulunduğu Alberobello'da unutulmaz bir akşam yemeği deneyimi yaşamak size kalmış. Balık seçeneklerinin de bolca olduğu restoranlarda ilginç salata ya da pizzalar da evet diyebilecekleriniz arasında.

Makarna tatmamak olmaz, İtalya'ya gelmek makarna yemeden dönmemek anlamına gelir. Orecchiette denilen "Küçük Kulaklar" anlamına gelen yerel el yapımı makarnasını mutlaka tadın. Farklı soslarla yapılan makarna seçenekleri de var elbet.

Pasqualino dedikleri küçük sandviçler de menünüze dahil edebilecekleriniz arasında.

Alışılmadık tatlar, geleneksel doğal ekmekler, meşhur kurutulmuş Morina balığı listenizde yer alabilir. Tarımsal üretimin yoğun olduğu bölgede taze meyvelerin de tadına mutlaka bakın. Uygun fiyatlara meyve bulabileceksiniz ve lezzetini asla unutmayacaksınız.

İtalyanlar'ın dondurmaları da çok meşhur bilirsiniz. Alberobello içinde keşfe çıkmışken geleneksel dondurmaların mutlaka tadına bakın. Ödül almış olan Arte Fredda'da dondurma keyfini yaşayabilirsiniz.

Tatmadan dönmeyeceğiniz bir lezzet de PasticciottoMuhallebi dolgulu bu eşsiz lezzeti sakın ama sakın tatmadan dönmeyin. Martinucci Pasticceria bu lezzete erişeceğiniz en ideal mekan.

* Farklı bir konaklama deneyimi yaşamak istiyorsanız Trulli içindeki otantik butik otellerden birini tercih edebilirsiniz. Konik çatılı odanızda sizi periler diyarında gibi hissettirecek unutulmaz bir macera ve tatil olacağı kesin.

Alberobello Festivalleri
Fırsat dahilinde Alberobello'daki festivallere katılabilirsiniz. Genellikle yaz aylarında gerçekleşen festivaller de kasaba ziyaretçi akınına uğruyor.

Festival del Sovrano (Costa dei Trulli Festivali) ağustos ayında yaklaşık on gün süren konserlerin verildiği bir festival ve Trulli'de yapılıyor.

Beer Within the Trulli de en meşhur festivallerden ve ağustos ayında gerçekleşiyor. Yerli ve yabancı biralarla lezzetli yemeklerin servis edildiği lezzet dolu bir festival.

Alberobello Light Festival ise tüm İtalya’nın en beğenilen ışık festivallerinden biri. Yazın başındaki bu renkli festival de Alberobello’ya kattığı eşsiz görsellikle beğeni topluyor.

Turizmin renk kattığı yerleşim Alberobello, yıllar öncesinin yoksul insanlarının çabaları sonucu olarak ortaya çıkardıkları mimarinin meyvelerini yiyor artık. Ününe ün katan kasaba her geçen gün artan ziyaretçi sayısıyla gelenleri büyülemeye devam ediyor.

Diğerlerinden farklı olsun diyorsanız Alberobello'yu mutlaka ziyaret edin. Yüzünüzde bıraktığı tebessüm sizi yeni rotalara taşıyacak. Ama kim bilir belki de bu masalsı Unesco'yu belleğinizden hiç bir zaman silemeyeceksiniz ve bir gün yine orada olmalıyım diyeceksiniz.

Bir saat mesafedeki Matera'ya da mutlaka uğrayın derim. Matera, Türkiye'deki Kapadokya ve Mardin'e benzer İtalya'nın en köklü tarihe sahip fantastik yerleşimlerinden biri.

Sihirli Keşifler diliyorum…

Instagram hesabımızı takip ederek son paylaşımlarımızdan haberdar olabilirsiniz.

 

Popüler Yazılar

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.