Selanik Gezi Rehberi; Dolu Dolu Bir Selanik Gezisi

Kezban Özcan | 2020-02-04

Selanik Gezi Rehberi; Selanik'de Nereler Gezilir, Ne Yapılır, Ne Yenir? Dolu dolu Selanik gezisi burada.

1912 senesiydi... Bir sonbahar ayı; Kasım'dı. Ve sen Selanik gittin, kaybettik seni Balkan harplerinde...O gün bugündür ayrıdır bizde yerin.

Ne zaman rotamı bu şehre çevirsem bir hüzün kaplar içimi. Dile kolay 450 yıllık Türk yurdu; hoşgörünün şehri olmayı başarmış ama Balkan savaşları sırasında nice acılar yaşamış bir şehir Selanik. Yaklaşık 5 asıra sığdırılan hayatların sonrasında tek tek yıkılışı, sönen ocaklar.

Yaşanan tüm acıları geride bırakarak, herşeye rağmen bugün gururla gelip ziyaret ettiğimiz şehir aynı zamanda Selanik. Çünkü Atatürk'ün doğduğu şehir, Atamız'ın dünyaya gözlerini açtığı yer.

Yunanistan'ın başkent Atina'dan sonra en büyük ikinci şehridir Selanik. Bölge olarak ise Makedonya bölgesi içerisindeki Orta Makedonya bölümünün içinde yer alır ve buranın yönetim şehridir. Nüfusu 350 bini geçmez, fakat fuar ve festivallerin yoğun olduğu şehri sık sık kalabalık halde görürsünüz.

1997 senesinde Avrupa Kültür başkenti olan Selanik, önemli bir liman kenti, Yunanistan'ın aynı zamanda ikinci büyük kültür, sanayi ve ekonomi şehri. Sokakları tarih kokan şehirde her an bir şeylere rastlayabilirsiniz.

Gelenlerin "Küçük İzmir" diyerek Güzel İzmir'e benzettiği Selanik, kordon boyunca sıralanmış evleri, cafeleri, körfeze nazır manzarasıyla küçük bir İzmir'dir hakikaten. Karşınızda her zaman kendini göstermese de Tanrılar'ın dağı olarak bilinen Olimpos ise bu şehre ayrı bir görkem katmaktadır.

Üç büyük İmparatorluğun izlerini taşır Selanik; Roma döneminin asil şehri, Bizans döneminin zengin Ortodoks yerleşimi, Osmanlı döneminin ise İstanbul'dan sonraki en kadim şehri. Ve o üç büyük devletin bıraktığı derin izler şehrin her an bir yerinde karşınıza çıkıverir.

Osmanlı'nın Selanik'i ilk kuşatma altına alınışı Yıldırım Beyazıd döneminde olur. Fakat Yıldırım'ın esaret yılları başlayınca Selanik elden çıkar. Ta ki 2. Murad dönemine kadar Selanik Bizans kontrolündedir. Nihayetinde 1430 yılında 2.Murad şehri ele geçirir ve yaklaşık 480 sene sürecek Osmanlı egemenliği başlar.

Zor geçen 19. yüzyılın ardından 1912 Balkan Savaşı'nda Selanik tek bir kurşun dahi atılmadan Yunan ordusuna bırakılır. Tarih kitaplarına vatan haini olarak geçen Hasan Tahsin Paşa 9 Kasım 1912 günü şehri resmen teslim eder. Selanik'in düşüşü derin hüzün yaratır, zira hoşgörünün de sembolü olan şehir İspanya'dan kovulan Yahudiler'in de Osmanlı tarafından kale içine yerleştirildiği, farklı etnik ırk ve dine mensup insanların dostça yaşadığı büyük bir örnekti.

1909 senesinde tahttan indirilen 2. Abdülhamid'in sürgüne yollandığı şehirdir aynı zamanda Selanik. Üç yıl sürgün kaldığı Selanik'de Alatini Köşkü'nde yaşamıştır. Zaten 1912'de Selanik düşünce buradaki sürgün hayatı da sona ermiştir.

Selanik İsmi Nereden Geliyor?

M.Ö. 352'de Büyük İskender'in babası 2. Philip Teselya'yı ele geçirir. Ve o günlerde doğan kızına "Teselya Zaferi" anlamına gelen Thesselya Niki yani Thessaloniki adını verir.

M.Ö. 315'de ise Kral Kassandros Selanik şehrini bugünkü Thermi denilen bölgede kurar. Büyük İskender'in kız kardeşi Thessaloniki ile evli olan Kral Kassandros, kurduğu bu yerleşime Thessaloniki adını verir. Böylece günümüzün Selanik'i ismini almış olur.

Günümüzde bir çok Yunan kısaca Saloniki olarak kullanır şehrin ismini.

Selanik'de Gezilecek Yerler?

Birgün yetmez Selanik'i tam anlamıyla gezmek için. Şayet fırsatınız varsa en azından bir gece kalın, hem gündüzünü hem gecesini yaşayın şehrin. Nereleri gezelim sizlerle peki?

1- Atatürk Evi

Bir zamanlar Koca Kasım mahallesi, Islahane Caddesi olan şimdilerin Aya Dimitri Caddesi; ve bu cadde üzerinde ilk görmeniz gereken yer olsun Atatürk Evi.

Atamız'ın doğduğu, çocukluk yıllarının geçtiği mahallede bulunmak bile sizi heyecanlandırırken, nihayetinde evin önüne geldiğinizde bu heyecan daha da artıyor. Atatürk Evi'nin bulunduğu avluda Türk Konsolosluğu yer alıyor ayrıca. Açılışı 10:00 olan evin önü, özellikle önemli günlerde insan seline sahne oluyor.

Avluya girdiğinizde ilk dikkatinizi çekecek şey Nar Ağacı oluyor. Atamız'ın babası Ali Rıza Efendi'nin diktiği nar ağacı, o günlerden kalan en büyük hatıra. Atatürk'ün gölgesinde oynadığı nar ağacına yapılan bir takım iyileştirme çalışmaları sayesinde ağaç ayakta ve gelenlerin en çok ilgi gösterdiği yerlerden.

Üç katlı evin merdivenlerinden çıktığınızda birinci katında Selanik ve Manastır odalarını görüyorsunuz. Duvalardaki panolarda Selanik ve Manastır'ı anlatan bilgiler ve resimler var. Sağ taraftaki odada ise Zübeyde Hanım'ın bal mumu heykelini görüyorsunuz.

İkinci katta ise Ankara ve İstanbul odalarını göreceksiniz. Bu odalardan Ankara olanda Atatürk'ün bal mumu heykeli var. 2013'de yenilenen müze içerisinde eskiye ait hiçbirşey kalmaması gelenleri üzdü. En azından Atamız'ın bu bal mumu heykeli bir nebze de olsa yüzleri gülümsetiyor.

Camekânlarda Atatürk'ün bireysel eşyaları sergilenmekte. Bodrum katta ise yine bazı resimler yer almakta. Buradan tekrar bahçeye çıkabilirsiniz. Ve Nar ağacının gölgesinde Küçük Mustafa'yı düşünüp Büyük Atatürk'e nasıl dönüştüğünü hayal edebilirsiniz.

2- Aya Dimitri Kilisesi (Agiou Dimitriou)

Unesco Miras Listesindeki Aya Dimitri Kilisesi, Selanik'in en büyük Ortodoks kilisesi aynı zamanda. Aziz Dimitri ise Selanik şehrinin azizi ve koruyucusudur. Dolayısıyla ismini çok yerde görmek mümkün.

M.S. 300'lerde yaşadığı söylenen Dimitri, Roma döneminin önemli subaylarından biridir. Paganizm inanışın yerine Hristiyanlığı seçen Dimitri cezalandırılır. Bugünkü kilisenin bulunduğu yerde o dönemde yer alan Roma hamamına kapatılır. Hamamın olduğu yer pistir, öylesi kötü kokular yayılır ki...

Fakat Aziz Dimitri orada bir takım mucizeler gösterir, inancından asla vazgeçmez. Nihayetinde öldürülür ve bedeni bu hamamın olduğu yere gömülür. Halk o günden sonra kötü kokuların yerine mis gibi kokular geldiğini farkeder. Sonraki yıllarda buraya küçük bir tapınak yapılıp ardından bazilikaya dönüştürülür. Osmanlı döneminde cami olarak kullanılan yapı Selanik'in düşmesiyle birlikte tekrar kiliseye çevrilir.

Kilisenin dışında üzerinde çiftbaşlı kartal bulunan Sarı bayrak ise Fener Rum Patrikhanesi'ne bağlı olduğunu gösteriyor. 

 

Beş kubbeden oluşan kilisenin içine girdiğinizde Bizans dönemi resimlerinin inceliği dikkatinizi çekecek. Koltuklardaki çift başlı kartallar da dikkatinizden kaçmayacaktır.
Gümüş sanduka ise Aziz Dimitri'ye ait ve gelenlerin mutlaka önünde dua ettiğini görüyorsunuz. Kilisenin içindeki freskler göz alıcı.

3- Beyaz Kule (Lefkos Pirgos)

Şehrin sembol yapısı diyebileceğimiz deniz kıyısında bulunan kuledir. İçerisi müze olarak hizmet vermekte ve girişi ücretlidir.

Kulenin kimin döneminde kim tarafından yapıldığı iddiaları Yunan ve Türk tarafına göre değişiklik gösterse de, Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde Kanuni Sultan Süleyman döneminde inşa edildiğini yazar. Hatta mimarının Mimar Sinan olduğu, günümüzde saklanan kitabesinde bunun açık bir şekilde Sultan Süleyman tarafından inşa ettirildiğini belirtmiştir. Kale-i Esed ya da Kalamarya Kulesi diye adlandırılan kule, yıllar içerisinde Aslan Kulesi ve Yeniçeri Kulesi olarak da farklı isimlerle anılmıştır.

1912 yılında Balkan harbinde Selanik'in düşmesiyle kulenin Yunanlar tarafından beyaza boyanıp vaftiz edildiği söylenir. Bu yüzden de Beyaz Kule diye anılmıştır. Fakat bu dilden dile dolaşan bir rivayettir. Çünkü, zira Osmanlı dönemi belgelerinde Beyaz Kule tabiri sıklıkla geçmektedir.

Kulenin ön tarafında göreceğiniz beyaz mermer büst ise Nikolaos Votsis’dir. 1912 Balkan Savaşı’ndaki başarılarından dolayı kahraman ilan edilen Yunan deniz subayıdır Votsis. Teğmen rütbesiyle görev aldığı savaşta18 Ekim 1912 günü gemisiyle Selanik limanına gizlice sızarak Osmanlı zırhlısı Feth-i Bülend’i batırmıştır malesef.

Altı katlı kule 30 metre yüksekliğe sahip, dilerseniz ücretini ödeyip en tepeden Selanik manzarasının keyfini çıkartabilirsiniz.

4- Ano Poli (Eski Şehir) - Yedikule

Selanik'in eski yerleşiminin olduğu tepe burası ve tarihi kalenin de bulunduğu yüksek noktası. Şehri şöyle yukarıdan seyre dalmak isterseniz Ana Poli denilen tarihi sokaklara sahip yerleşimi gezin ve Portara Kapısı'nın oraya gelip Trigonio Kulesi'nin (Üçgen Kulesi) olduğu yerde şehri kucaklayın.

Kastra diye de anılan semt, bir zamanlar Türkler'in yoğun yaşadığı mahalleydi. Cumbalı evlerin mimarisine baktığınız zaman bunu kolaylıkla hissedebiliyorsunuz.

Selanik Ana Poli'den aşağı deniz kıyısında doğru inen yaklaşık 4 kilometrelik surlarla çevrili bir şehirdi. Bugün şehrin merkezinde bu surlardan çok az kalıntı olsa da, eski şehrin olduğu bu hakim noktada iyi korunmuş surların görkemine erişiyorsunuz.

Buraya kadar gelmişken dilerseniz Yedikule zindanlarını da ziyaret edebilirsiniz. Eptapyrgion denilen Yedikule zindanları, üzerinde hala Osmanlı dönemi kitabesinin bulunduğu, Bizans surları içerisine yapılmış kulelerdir. Şimdilerde açık hava müzesi olarak ziyaretçi almakta ve buradan şehrin manzarası gerçekten etkileyici.

5- Egnatia Caddesi ve Egnatia Üzerindeki Tarihi Yapılar

Şehrin en tarihi caddesi olan Egnatia Caddesi, ismini Tarihi Egnatia Yolu'ndan alıyor. M.Ö. 2. yüzyılda Roma döneminde inşa edilen yaklaşık 1100 kilometrelik Egnatia Yolu, Doğu ile Batı'yı birleştiren bir ticaret yoluydu. Arnavutluk kıyılarından başlayıp Makedonya, Yunanistan ve Trakya'ya ulaşan yol İstanbul'da sona eriyordu.

Onlarca farklı etnik halkın kullandığı bu tarihi ve ticari yol Selanik'den işte bu caddenin olduğu yerden geçiyordu. Egnatia caddesine girdiğinizde Panagia Dexia  Kilisesi'ni göreceksiniz. 1956 yılında yapılmış çift çan kulesine sahip kilisenin içindeki dini resimler görmeye değer.

Kiliseyi geçer geçmez tüm ihtişamıyla Galerius Zafer Takı (Galerius Kemeri) karşılıyor sizi. Burası aynı zamanda Kamara diye adlandırılan ve şehrin en hareketli meydanlarından birine ev sahipliği yapan yer.

Galerius Maximianus M.S. 250-311 arası yaşamış önemli Roma imparatorlarından biriydi. Onun onuruna dikilen bu zafer takı üzerinde ise Galerius'un Persler'e karşı kazandığı zafer anlatılır. Kabartmalar orjinal halleriyle ardı ardına  hikâyelenmiş, ara ara mermer yazıtlar da tarihi kemere estetik kazandırmıştır.

Galerius Kemeri'nden ileri doğru baktığınızda ise Rotunda'yı görüyorsunuz. Yine imparator Galerius için mozole olarak yapıldığı bilinen bu yuvarlak gösterişli yapı Selanik'in baş yapıtlarından. Fakat Galerius ölümünden sonra buraya gömülmez. Hristiyanlığın kabulüyle de Rotunda bir kiliseye çevrilir.

Osmanlı döneminde ise Sultan Hortaç Camii olarak hizmet veren yapıya minare eklenir. Bu minare bugün Selanik'deki tek hayatta kalan minaredir. Rotunda ya da Yorgo Rotundası günümüzde sanat galerisi ve müze olarak hizmet vermektedir, içerisindeki mozaikler kesinlikle görmeye değer.

Egnatia Bulvarı şehrin en hareketli noktalarından biri. Restoranlar, mağazalar, günün her saati şehrin nabzının düşmediği yer bu cadde. Caddede görüntüyü bozan inşaat durumlarını da farkedeceksiniz. Halen arkeolojik kazıların devam ettiği bu tarihi caddede her an yeni birşey keşfedilmesi muhteşem elbet.

Cadde üzerinde içinizi cız ettirecek bir yapıdan da bahsetmeden geçmek istemiyorum; Hamza Bey Cami. 1467 senesinde yapılan cami, 2.Murad ve Fatih Sultan Mehmed döneminin önemli devler adamlarından biri olan Hamza Bey adına kızı Hafsa Hanım tarafından yaptırılmıştır.

Kont Drakula yani Kazıklı Voyvoda tarafından şehit edilen Hamza Bey'in türbesi bugün Bursa şehrimizdedir.

Caminin içler acısı görüntüsü ise ister istemez kızgınlığınızı artırıyor. Avrupa Kültür Başkenti seçilmiş bir şehirde sırf Osmanlı camisi olduğu için mi yıllardır bir türlü yenilenmesi bitirilemiyor diye düşünmeden edemiyorsunuz.

6- Eleftherios Venizelos Meydanı

Egnatia Bulvarı'nın devamında büyük bir meydan karşılıyor sizi. Eski Yunanistan başbakanı ve Megalo İdea'nın (Büyük Fikir) en büyük mimarlarından olan Eleftherios Venizelos'un adını taşıyan meydanda kendisinin heykelini de görüyorsunuz.

Meydanda heykelin sağ tarafına doğru baktığınızda göreceğiniz hamam yapısı size ilginç gelmeyecek. Bey Hamamı ya da Cennet Hamamı denilen yapı buram buram Osmanlı kokuyor adeta. Selanik'in 2. Murad tarafından ele geçirilmesiyle birlikte şehre yapılan ilk hamam olma özelliğine sahiptir.

Bakımsız hali dikkatinizden kaçmıyor, halbuki ayakta kalan en büyük hamam olması daha çok ilgi gerektirir diye düşünmeden edemiyorsunuz. Günümüzde çeşitli sergilerin düzenlendiği hamam Egnatia Caddesi üzerindeki en görkemli yapılardan şüphesiz.

Heykelin sol tarafına doğru baktığınızda ise Panagia Chalkeon Ortodoks Kilisesi'ni görüyorsunuz. Osmanlı döneminin Kazancılar Camisi, şimdilerin halkın tabiriyle Kırmızı Kilisesi.

7- Roma Forumu

Venizelos meydanından dümdüz Filipppou caddesine doğru yürüdüğünüzde, etrafı çevrilmiş ve hala kazıları devam eden Roma Forum'unu göreceksiniz.

İki katlı stoalardan oluşan bu forum 1960'lı yıllarda tesadüfen keşfedildi. Forumun bulunduğu alana Şehir Mahkemesi yapılması için inşaat başlayıp da toprağın altından bu kıymetli alan ortaya çıkınca projeden vazgeçilip kazılara başlandı.

Roma hamamıyla beraber küçük bir tiyatronun da bulunduğu forumda gladyatör oyunlarının sergilendiği biliniyor.  Roma döneminin bu kadim kentinde politik yaşam merkezi diyebileceğimiz forum geniş bir alanı kaplıyor. İçerisine giremeseniz de etrafından inceleyip fotoğraf çekme şansınız var. Mutlaka uğrayın Antik Roma Forumuna.

8- Modiano Market (Modiano Pazarı)

Pazara uğramadan dönülür mü hiç dediğinizi duyar gibiyim. Evet bir şehri tam olarak hissetmek için mutlaka pazarına uğramak lazım. İnsanların en doğal halleriyle alışveriş telaşında olduğu Modiano Pazarı da Selanik'in en gözde yerlerinden.

Şehrin et pazarı denilebilecek ama aynı zamanda bir çok meyve ve sebzeyi, peyniri, baharatı satın alabileceğiniz keyifli bir yer bu pazar. Aralarda küçük kafeler ve tavernalar da renk katıyor Modiano'ya.

1900'lü yılların başında Yahudi mimar Modiano tarafından yapılan pazar yeri yine bu mimarın adıyla anılıyor. Küçük bir alışveriş yorgunluğunuzu unutturacak emin olun.

9- Aristoteles Meydanı

Şehrin ana meydanı diyebileceğimiz, ünlü filozof Aristoteles'in ismine ve heykeline ev sahipliği yapan meydan burası.

Fransız mimar Ernest Hebrard tarafından tasarlanan meydanın yapımı1917'deki büyük yangından sonra başlar. Oldukça gösterişli bir proje tasarlayan mimarın projesinde birkaç meydan, mahkeme binası ve zafer kemeri gibi ayrıntılar vardı. Fakat zaman içerisinde Roma forumunun bulunuşu, finansal anlamda yaşanılan güçlükler gibi sebeplerle proje basitleştirilerek günümüzdeki halini aldı.

Bugün meydanda beş yıldızlı Electra Palas otel en dikkat çekici yapılardandır. Olympion Tiyatrosu ise diğer önemli tarihi yapı ve Selanik Uluslararası Film Festivali'nin gerçekleştirildiği yerdir.

Şehrin deniz kıyısındaki en popüler bulvarı Nikis Bulvarı üzerinde bulunan meydanın bir diğer önemi ise; birçok kutlamanın, festivalin, siyasi mitingin yapıldığı yer olması. Ülkenin yaşadığı ekonomik kriz sürecinde protestoların başladığı yerdir Aristoteles Meydanı. Noel kutlamalarının da bir numaralı adresi olan meydanda eğlence had safhaya ulaşır.

Meydanın gecesi de gündüzü de ayrı güzel ve eğlenceli. Buradaki karelerden birinde keyif yapmak da size kalmış.

10- Tsimiski Caddesi ve Alışveriş

Uğramadan dönmeyeceğiniz caddelerden biridir Tsimiski. Selanik'in alışveriş caddesi, modanın kalbi burada atıyor adeta. Karşılıklı onlarca dükkan size Yunan modasından esintiler sunacak. Adını Bizans İmparatoru John Tzimiskes'den alan cadde üst düzey mağazaları ve markaları ile dikkat çekiyor.

Euro kullanan Yunanistan'a göre fiyatlar hakikaten cazip, bizde durum biraz değişiyor tabi TL bazında. Yine de caddeye göz atmadan geçmeyin derim.

11- Ayasofya Kilisesi

Selanik'in Unesco Mirası'ndaki en önemli yapılarından biridir Ayasofya Kilisesi. Aslında şimdiki Ayasofya'nın yerinde ilk yapımı 3. yüzyıla giden küçük bir kilise vardır. Fakat 8. yüzyılda günümüzdeki Ayasofya'nın yapımı başlar. Osmanlı himayesindeyken camiye çevrilir. Bugün kilise olarak hizmet vermektedir.

Ayakta kalan şehrin en eski kiliselerinden biri olan Ayasofya ya da diğer adıyla Azize Sofya Kilisesi içerisindeki dini resimleri ile görülmeye değer kıymetli yapıtlardan biri. Tsimiski ve Egnatia bulvarlari arasında kalan kiliseye yürüyerek ulaşmak kolay.

12- Büyük İskender Parkı ve Heykeli

Beyaz Kule'yi geçip kordon boyunca yürüdüğünüzde büyük bir park ve parkın içinde ihtişamlı bir anıt göreceksiniz. Atının üzerinde Büyük İskender şehrin en gösterişli heykellerinden biridir. 

Büyük İskender uzun bir süre Makedonya ülkesi ile Yunanistan arasında siyasi krizlere sebep oldu.

İskender kimin atası sorusu iki ülkeyi karşı karşıya getirse de geçtiğimiz yıl yapılan anlaşma ile Kuzey Makedonya adını alıp değişikliğe giden Makedonya ile Yunanistan arasında buzlar çözülmeye başladı. Selanikliler'in nefes aldığı parklardan biri olan Büyük İskender parkında az bir dinlenme molası iyi gider.

13- Selanik Şemsiyeleri (Zongolopoulos Şemsiyeleri)

Günün her saati ışığın tonuna göre farklı kareler yakalayabileceğiniz şehrin simgelerinden bu şemsiyeleri görmek zor değil. Zaten Büyük İskender Parkı'na geldiyseniz ileri kordon boyunca devam edin işte şemsiyeler karşınızda.

Yunan heykeltraş Georgios Zongolopoulos tarafından tasarlanan bu şemsiyeler 1997'de Avrupa Kültür Başkenti seçilen Selanik için büyük bir sembol haline gelmiştir.

14- Ote Tower (Ote Kulesi)

1966 senesinde açılan 76 metrelik yüksekliği ile telekomünikasyon binası olarak hizmet veren kuledir. Helexpo Fuar alanının olduğu yerdeki Ote Kulesi, Yunan Devlet Televizyonu'nun ilk siyah beyaz yayınını yaptığı yer olması açısından önemlidir.

Kulenin üst katındaki döner restoran ise 45 dakika içinde 360 derece dönüş yaparak gelenleri Selanik manzarası eşliğinde keyfe salar. Dilerseniz frappe keyfinizi buraya saklayın. Bu farklı konumda kahve içmenin bedeli diğer karelerden bir tık daha pahalı elbet. Seçim sizin...

15- Ladadika Bölgesi

Şehrin eğlence mekanlarının bulunduğu adres Ladadika. Akşam olup da şehre karanlık çökünce öylesine hareketlenir ki Ladadika; buzuki sesleri Yunanca şarkılara içtenlikle dokunur, uzo ve balık kokuları sokağı sarıp sarmalar adeta.

Selanik Limanı'na yakın konumda bulunan sokak, zamanında pazar yeri olarak kullanılmış tarihi bir yer aslında. Zeytinyağı ve ürünlerinin sıkça bulunduğu bölge bir nevi merkezi çarşı konumundaymış. Ticaretin döndüğü o yıllardan bugünlere değişim yaşayarak tavernalara ve eğlence mekanlarına ev sahipliği yapmaya başlamıştır.

Şayet Selanik'de bir geceniz varsa Ladadika'ya uğramadan dönmeyin. Şehri keşfetme heyecanının üstüne bu eğlenceli deneyim size kendinizi Yunanistan'da olduğunuzu hissettirecek. Mezeler çok lezzetli, deniz ürünleri inanılmaz, biraz bizden biraz komşudan derken hele o Caciki ve Dolmadaki... Yemeden dönmeyin.

Bunların Dışında Nereleri Görebilirim?

- Selanik Arkeoloji Müzesi'ne uğrayın. Büyük İskender Parkı'na çok yakın olan müzedeki eserler görmeye değer.

- Bizans Kültürü Müzesi de farklı bir tercih olabilir. Bizans dönemine ait birçok kalıntının halen var olduğu Selanik şehrinde Bizans İmparatorluğu'na ait koleksiyonlar dikkat çekici. 2005 yılında Avrupa Konseyi Müze Ödülü'nü alan yapı içerisinde keyifli bir keşif yapabilirsiniz.

- Vaktim bol diyorsanız Selanik Savaş Müzesi de gezilebilecek yerler arasında. Yunanistan'ın yakın askeri tarihini konu alan müzenin içerisi de bahçesi de birçok askeri eserle donatılmış.

- Fuar alanının olduğu yerde bulunan Makedonya Modern Sanat Müzesi de iki binden fazla eserle görülebilecek ilginç müzelerden biri.

- Radyo Müzesi ise adı pek duyulmasa da meraklısı için bulunmaz bir fırsat. Eski radyoların sergilendiği bu ilginç müzeyi programınıza dahil edebilirsiniz.

- Halk Sanatı-Makedonya ve Trakya Halkları Etnoloji Müzesi de görülebilecek yerler arasında. Makedonya ve Trakya'daki halkların kültürünü anlatan müzede on beş binden fazla eser sergileniyor.

- Hamidiye Çeşmesi'ni görüp fotoğraflayın. Sintrivani Meydanında yer alan Hamidiye Çeşmesi 2. Abdülhamid tarafından 1892 yılında yaptırılan çeşmedir. Üzerindeki Osmanlıca yazı ve süsler silinse de tarihe şahitlik edercesine ayakta duruyor.

- Selanik Yahudi Müzesi'ni ziyaret edebilirsiniz. Merkezde yer alan müze Tisimiski Bulvarı'na da yakın. Selanik'de yaşamış Yahudiler'in hayatlarından kalan bir takım eşyalarla birlikte, 2. Dünya Savaşı'nda toplama kamplarına gönderilen Yahudiler'e ait eşya ve belgeler sergilenmektedir.

- Vaktiniz varsa eğer Balkan Savaşları Müzesi'ni gezebilirsiniz. Merkeze yaklaşık 30 kilometre mesafede bulunan eski Modiano köşkü, Balkan Savaşları sonundaki teslimiyetle ilgili görüşmelerin yapıldığı tarihi bina, şimdilerin müzesi. Hasan Tahsin Paşa ve oğlu Kenan Mesare'nin mezarlarının da bulunduğu yer aynı zamanda.

- Kalamarya bölgesine gidin, şehrin daha modern sayılan bölümü Kalamarya, şık restoranları, ilginç dükkanları ile keşfetmeye değer yerlerden.

- Vlali yani Kapani Pazarı'na gidip şehrin gastromisini yakından inceleyin.

- Bezesteni Market'i de unutmayın. 15. yüzyıl Osmanlı yapısı olan tarihi bedesten bizim Mısır çarşısı kadar büyük değil elbet ama görmeye değer.

- Terkenlis Pastanesi’ne mutlaka uğrayın. 1948’den bu yana sunduğu tatlıları ve hamur işleriyle, gönüllerde taht kurmuş lezzetleriyle Selanik’deki kalori adresiniz olsun, inanın uğradığınıza pişman olmayacaksınız.

Farklı Ne mi Yapabilirim Selanik'de?

- Dilerseniz şehri üstü açık hop-on hop-off olarak gezme imkanı sağlayan araçlarla gezebilirsiniz. Makul bir ücreti olan bu turlar yürümekten pek hoşlanmayanlar için ideal olabilir.

- Beyaz Kule'nin olduğu yerden kalkan teknelerden birine binip ücretsiz tura katılın. Selanik manzarasını bir de denizden izleyin. Tekneler ücretsiz gezi yapıyor, siz ise içtiğinizi ödüyorsunuz. Farklı bir aktivite neden olmasın...

- Yunan tavernalarının vazgeçilmez ritüeli haline gelmiş tabak kırmak. Öyleyse bir akşam siz de kalpler kırılacağına tabaklar kırılsın deyip bu ritüele ortak olun. Strese iyi geliyor...

- Nazım Hikmet'in doğduğu şehirdir Selanik. Doğduğu evin yeri tam olarak bilinmese de Ano Poli tarafında olduğu tahmin ediliyor. İçinizden bir Nazım şiiri geçirerek Ano Poli'nin dar sokaklarını arşınlayabilirsiniz.

- Selanik doğumlu bir diğer kıymetli şahsiyet Hasan Tahsin yani gerçek ismiyle Osman Nevres'i anmadan geçmeyin. Selanik Düştü! Lakin Selanik doğumlu bu genç, 15 Mayıs 1919 günü İzmir'de Yunan işgaline karşı ilk kurşunu ateşledi. İşte doğduğu şehir Selanik işte Hasan Tahsin...

Festivaller Üzerine;

Festivalleriyle ünlü şehirde
- Dimitria Festivali,
- Uluslararası Film Festivali,
- Uluslararası Folklor Festivali,
- Yemek Festivali, fırsat dahilinde kaçırılmayacak festivaller.

Yemeden Dönmem Diyecekleriniz?

Yunan mutfağı bize uzak değil, bizden. Selanik'e gelmişken bunları mutlaka tadın;


 

- Her türlü deniz mahsulü; ahtapot, kalamar, karides...
- Grek Salata
- Caciki
- Moussaka (Musakka)
- Patlıcan Ezme
- Kabak Kızartma
- Souvlaki (Yunan Kebabı)
- Dolmadaki (Dolmades)
- Gyros (Yunan Döneri)
- Fasolada (Fasulye)
- Boureki (Börek)
- Spanakopita (Ispanak Böreği)
- Kourabiedes (Kurabiye)
- Koulouri (Yunan Simidi)
- Frappe (Yunan Kahvesi)
- Ouzo (Yunan Uzo'su)

Yunan mutfağı hakkında başka bir yazımızda tekrar yemeklere ve tatlılara değineceğiz.

Siz siz olun Selanik'e gelmek için mutlaka bir sebep yaratın, en azından iki gününüzü ayırın bu tarih ve lezzet dolu şehre. Biraz bizden biraz komşudan, öyle ya da böyle kendinizden çok şey bulup, kendinizden çok şey bırakacaksınız bu şehirde.

Selanik Kordon’da bir kafeye oturun, karşınıza Ege Denizi’ni alıp Selanik Körfezi’ni seyre dalın. Birer Frappe, biraz sohbet, biraz geçmiş biraz şimdi. Az bizden az komşudan, yaşanan güzel bir günü daha ekleyin anılarınıza…

Tekrar gelmek için fazla sebebe gerek yok. En Büyük sebep Atatürk başka bahaneye gerek var mı?

İyi geziler...

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.