Hermes Kimdir? Özellikleri, Görevleri ve Mitolojik Hikayeleri

Hermes Kimdir? Özellikleri, Görevleri ve Mitolojik Hikayeleri

Hermes sadece tanrıların habercisi değildir. Yolculuk, ticaret, iletişim ve hatta hırsızlıkla ilişkilendirilen bu çok yönlü figür, mitolojide sınırların arasında hareket eden bir karakter olarak öne çıkar. Peki Hermes kimdir, neyi temsil eder ve neden bu kadar farklı alanla bağlantılıdır?

Hiç doğduğu gün ortalığı karıştıran bir tanrı duydunuz mu? Ya da aynı anda hem tanrıların mesajını taşıyan, hem yollarda dolaşan, hem de ölülerin ruhlarını yeraltına götüren biri?

İlk bakışta fazla geliyor. Ama mitolojide böyle bir figür var: Hermes.

Onu genelde tanrıların habercisi diye anlatırlar. Kulağa düzgün geliyor ama pek yeterli değil. Çünkü Hermes’i tek bir işle anlatmaya çalıştığında hikaye eksik kalıyor. Bir yerde haber taşır, başka bir yerde yol gösterir. Bazen tüccarlarla, bazen de hırsızlarla anılır. Ölülerin ruhlarını yeraltına götüren de yine odur. Bu kadar farklı rol tek bir tanrıda toplanınca ilk başta tuhaf gelebilir. Ama Hermes’i ilginç yapan tam olarak budur.

O sabit bir figür değildir. Daha çok hareket halindedir; yollarda, geçiş anlarında. Bir yerden çıkıp başka bir yere giderken, bir durumdan diğerine geçerken mitolojide çoğu zaman o arada Hermes’e rastlanır.

🟨 Hermes Kimdir? Olimpos’un En Hareketli ve En Çok Yönlü Tanrısı

Hermes, Zeus ile Maia’nın oğlu olarak bilinir ve Olimpos’un en aktif tanrılarından biridir. En çok tanrıların habercisi olarak tanınır, ancak bu rol onun kimliğini tek başına açıklamaz.

Yolculuklarla ilişkilendirilir. Ticaret ve iletişimle bağlantılıdır. Aynı zamanda ölülerin ruhlarını yeraltı dünyasına götüren bir rehber olarak karşımıza çıkar. Bu yönüyle Hades ile bağlantılıdır, ancak onun gibi yeraltını yöneten bir tanrı değildir.

Hermes’i diğer tanrılardan ayıran nokta da burada ortaya çıkar. Belirli bir alanın sınırları içinde kalmaz; farklı görevler arasında hareket eden bir figürdür.

🟨 Doğduğu Gün Hırsızlık Yapan Tanrı: Hermes’in Doğumu

Hermes’in hikayesi diğer tanrılardan biraz farklı başlar. Çünkü onun için “büyüyünce ne oldu” kısmını beklemeye pek gerek yoktur. Daha doğduğu gün olay çıkar.

Hermes, Zeus ile Maia’nın çocuğu olarak dünyaya gelir. Anlatılara göre doğduğu yer bir mağaradır. Daha bebek sayılabilecek bir anda beşiğinden çıkar ve dışarı gider. Buraya kadar bile garip görünebilir. Asıl dikkat çekici olan ise bundan sonrasıdır.

Hermes, daha ilk gününde sığır çalar. Üstelik bunu rastgele yapmaz. İz bırakmamak için hayvanları ters yürütür. Ayak izleri geriye doğru görünür ve bu sayede kimse nereye gittiklerini anlayamaz. Bu detay onun karakterini açıkça ortaya koyar. Güç kullanmak yerine plan yapar.

Sonrasında bir kaplumbağa bulur, onu parçalar ve kabuğundan ilk liri yapar. Yani aynı gün içinde hem hırsızlık yapar hem de bir müzik aleti ortaya çıkarır. Akşam olduğunda ise hiçbir şey olmamış gibi beşiğine geri döner.

Ancak bu durum uzun sürmez. Yaptığı şey kısa sürede fark edilir ve karşısına Apollon çıkar. Bu karşılaşma, ileride aralarındaki ilişkiyi şekillendiren önemli bir dönüm noktası haline gelir.

Bu hikaye sadece ilginç bir başlangıç değildir. Hermes’in nasıl bir tanrı olduğunu daha en baştan gösterir. Kuralları zorlayan ama bunu kaba güçle değil zeka ile yapan bir figürdür. Bu yönüyle diğer tanrılardan ayrılır.

🟠 Hermes ve Apollon: Küçük Bir Hikaye, Büyük Bir Anlam

Hermes’in daha doğduğu gün yaptığı hırsızlık, onu Apollon ile karşı karşıya getirir. Ancak bu durum bir çatışmaya dönüşmez. Hermes’in geliştirdiği çözüm ve Apollon’un buna verdiği karşılık, iki tanrı arasında zamanla bir denge kurulmasını sağlar.

Bu karşılaşma, Hermes’in sorunları güç kullanmadan çözme biçimini gösteren en önemli örneklerden biridir.

 🟨 Hermes’in Karakteri: Güç Değil Zeka ile Yol Alan Bir Tanrı

 Yunan mitolojisinde çoğu tanrı gücüyle öne çıkar. Kas gücü, savaş ve otorite sıkça karşımıza çıkan özelliklerdir. Hermes ise biraz farklı bir yerde durur.

Hermes için belirleyici olan şey güç değil, düşünme biçimidir. Karşısına çıkan durumu zorlayarak çözmez; yönünü değiştirir. Bazen bir problemi doğrudan çözmek yerine etrafından dolaşır, bazen de beklenmedik bir hamleyle sonucu değiştirir.

Bu yüzden Hermes’i sadece zeki olarak tanımlamak yeterli olmaz. Onun zekası daha pratik ve anlıktır. Uzun planlar yapmak yerine durumu hızlıca değerlendirir ve karar verir. Bu özellik onu diğer tanrılardan ayırır. Savaş söz konusu olduğunda güç Ares ile, strateji ise Athena ile ilişkilendirilir. Hermes ise bu iki alanın dışında kalır.

Doğrudan çatışmanın içinde yer almaz, uzun vadeli planlarla da hareket etmez. Daha çok anın içinde hareket eder. Bu nedenle mitolojide Hermes’in bulunduğu sahnelerde genelde beklenmedik gelişmeler yaşanır. Olayların yönü bir anda değişir ve hikaye farklı bir noktaya ilerler.

Hermes düzen kuran bir tanrı değildir. Ancak düzenin içindeki boşlukları fark eder ve çoğu zaman bu boşlukları kullanarak istediğini elde eder.

🟨 Hermes Ne Tanrısı? Görevleri ve Etki Alanları

Hermes’i tek bir tanımın içine koymaya çalıştığında bir şey hep eksik kalır. Çünkü mitolojide üstlendiği roller tek bir alana sığmaz. Hermes farklı alanlarla ilişkilendirilen bir figürdür ve bu yüzden görevleri oldukça geniştir. Ancak bu görevler rastgele dağılmaz; çoğu hareket ve bağlantı kurma fikri etrafında birleşir.

🔸 Tanrıların Habercisi

Hermes’in en bilinen rolü budur. Tanrıların mesajlarını taşır. Ancak bu sadece bir haber iletme işi değildir. Bazen iki taraf arasında arabuluculuk yapar, bazen de olayların gidişatını etkileyen bir rol üstlenir. Bu nedenle taşıdığı mesajlar çoğu zaman sonucu da belirler.

🔸 Yolcuların ve Yolların Koruyucusu

Antik dünyada yolculuk bugünkü kadar güvenli değildir. Belirsizlik ve risk her zaman vardır. Hermes bu noktada yolcularla ilişkilendirilir. Yolda olan, yer değiştiren herkes onun alanına girer. Bu yüzden antik Yunan’da yolların kenarına hermai adı verilen taş sütunlar dikilirdi. Bu yapılar Hermes’i temsil eder ve yolculuğun güvenli geçmesi için bir işaret olarak kabul edilirdi.

🔸 Ticaret ve Kazanç

Hermes’in bir diğer yönü daha gündeliktir. Ticaretle ilişkilidir. Alım-satım, pazarlık ve kazanç gibi konular onunla bağlantılıdır. Ancak burada klasik bir bereket anlayışından çok, zekayla kazanma fikri öne çıkar. Bu nedenle sadece tüccarların değil, kurnazlık ve hızlı düşünme gerektiren işlerin de tanrısı olarak görülür.

🔸 Hırsızların Tanrısı

Bu yönü ilk bakışta tuhaf görünebilir. Ancak Hermes’in doğum hikayesi hatırlandığında bu ilişki daha anlaşılır hale gelir. Kuralları esneten bir figür olarak, mitolojide hırsızlarla da ilişkilendirilir. Burada önemli olan nokta şudur: Hermes kaba kuvveti değil, zekayı temsil eder. Bu da onu tamamen kaotik bir figürden ayırır.

🔸 Ölülerin Rehberi (Psikopomp)

Hermes’in en dikkat çekici rollerinden biri de budur. Ölen insanların ruhlarını yeraltı dünyasına götüren rehber olarak kabul edilir. Bu yönüyle Hades ile bağlantılıdır. Ancak Hermes yeraltı dünyasının yöneticisi değildir. Oraya giden yolu bilen ve rehberlik eden figürdür.


Bu farklı görevler ilk bakışta birbirinden kopuk görünebilir. Ancak hepsi aynı noktada birleşir. Hermes belirli bir alanla sınırlı değildir. Farklı durumlar arasında hareket eden bir figürdür ve bu yönüyle mitolojide en özgür karakterlerden biri olarak öne çıkar.

🟨 Hermes’in Sembolleri: Kanatlar, Asa ve Anlamları

Hermes’i anlatan şey sadece hikayeleri değildir. Onu gördüğünde tanımanı sağlayan bazı belirgin işaretler vardır. Hermes çoğu tasvirde benzer detaylarla karşımıza çıkar. Bu detaylar rastgele değildir; her biri onun neyi temsil ettiğini gösterir.

🔸 Kanatlı Sandaletler (Talaria)

Hermes’in en bilinen özelliği hızıdır. Bunu temsil eden en güçlü sembol kanatlı sandaletleridirBu sandaletler sayesinde çok kısa sürede uzun mesafeler kat edebilir. Tanrılar ile insanlar arasında gidip gelmesini sağlayan unsur da budur. Ancak burada yalnızca fiziksel hızdan söz edilmez. Bu sembol, hızlı düşünme ve anında karar verebilme yeteneğini de temsil eder.

🔸 Asa (Kaduceus)

Hermes’in elinde genellikle iki yılanın dolandığı bir asa bulunur. Bu asa kaduceus olarak adlandırılır. Sadece bir aksesuar değildir. İletişim, denge ve karşıtlıkların bir arada var olabilmesi gibi anlamlar taşır. İki yılanın birbirine dolanması çatışmadan çok uyumu simgeler. Bu yönüyle Hermes’in arabulucu rolüyle doğrudan ilişkilidir.

🔸 Kanatlı Şapka (Petasos)

Bazı tasvirlerde Hermes başında geniş kenarlı bir şapka ile görülür. Bu şapka çoğu zaman kanatlıdır. Yolculukla bağlantılıdır ve sürekli hareket halinde olan bir figürü temsil eder. Hermes’in belirli bir yere bağlı olmaması bu sembolde de kendini gösterir.

🔸 Kaplumbağa ve Lir

Hermes’in sembolleri arasında doğrudan sayılmasa da kaplumbağa, onun hikayesinde önemli bir yer tutar.

Anlatılara göre Hermes, doğduğu gün bir kaplumbağa bulur ve kabuğundan ilk liri yapar. Bu detay, onun sadece hızlı ve hareketli bir tanrı olmadığını, aynı zamanda yaratıcı ve pratik düşünen bir figür olduğunu da gösterir.

Bu nedenle kaplumbağa ve lir, Hermes’in zekası ve üretkenliği ile ilişkilendirilen dolaylı semboller arasında kabul edilir.

🟨 Hermes’in Kültü ve Antik Dünyadaki Yeri

Hermes, mitolojide oldukça aktif bir figür olmasına rağmen, tapınma biçimi diğer tanrılardan biraz farklıdır.

Hermes için yapılan ibadetler genellikle büyük ve görkemli tapınaklarda değil, daha gündelik alanlarda karşımıza çıkar. Bu nedenle Hermes sadece kutsal alanlarla sınırlı bir tanrı değildir; günlük hayatın içinde daha görünür bir figürdür.

🔸 Hermai: Yollardaki Hermes

Antik Yunan’da yolların kenarında sıkça taş sütunlara rastlanır. Bunlara hermai denir. Bu yapılar genellikle üst kısmında Hermes’in başının yer aldığı, alt kısmı sade bırakılmış taş sütunlardır. Ancak sadece bir heykel değildir. Yol gösteren, sınır belirleyen ve koruyucu bir işaret olarak kabul edilirler. Özellikle yol ayrımlarında ve önemli geçiş noktalarında bulunmaları dikkat çekicidir.

🔸 Arcadia ve Yerel Bağlantı

Hermes’in doğum yeri olarak kabul edilen Arcadia bölgesi, onun en güçlü kült merkezlerinden biridir. Bu bölgede Hermes yalnızca bir tanrı olarak değil, aynı zamanda yerel kimliğin bir parçası olarak görülür. Daha kırsal ve doğayla iç içe bir karakter olarak öne çıkar. Bu durum, Hermes’in sadece şehir hayatıyla sınırlı olmadığını gösterir.

🔸 Günlük Hayatta Hermes

Diğer tanrılar daha çok büyük ritüellerle ilişkilendirilirken, Hermes daha sürekli ve gündelik bir varlık olarak düşünülür. Yolculuğa çıkarken, ticaret yaparken ya da yeni bir yere girerken insanlar onun korumasını hatırlardı. Bu yönüyle Hermes, antik dünyada uzak ve erişilmez bir figür değildir. Daha çok insanların hayatına yakın bir yerde durur.

🟨 Roma’da Hermes: Merkür (Mercury) Olarak Yeni Bir Kimlik

Hermes, Roma dünyasında aynı isimle anılmaz. Onun karşılığı Merkür (Mercury) olarak bilinir. Ancak bu sadece bir isim değişikliği değildir. Roma mitolojisinde bu figür, bazı yönleri korunarak yeniden yorumlanır.

Yunan mitolojisinde Hermes; haberci, yol gösterici ve farklı dünyalar arasında hareket eden bir tanrı olarak öne çıkar. Roma’da ise Mercury daha çok ticaret ve kazanç ile ilişkilendirilir. Bu değişim, Roma toplumunun yapısıyla doğrudan bağlantılıdır. Geniş ticaret ağlarına sahip olan Roma dünyasında Merkür, özellikle tüccarlar için önemli bir koruyucu figür haline gelir.

Bu nedenle Merkür, Hermes’e kıyasla daha dünyevi bir kimlik kazanır. Alım-satım, pazarlık ve kazanç gibi konular onunla daha güçlü bir şekilde bağdaştırılır. Ancak bu, Hermes’in diğer özelliklerinin tamamen kaybolduğu anlamına gelmez. İletişim kurma, hareket etme ve farklı alanlar arasında bağlantı sağlama gibi temel nitelikler Roma’da da varlığını sürdürür.

Roma’da Merkür’e adanmış tapınaklar ve heykeller özellikle ticaretin yoğun olduğu bölgelerde karşımıza çıkar. Aventine Tepesi’ndeki Merkür Tapınağı bu açıdan en bilinen örneklerden biridir. Bunun dışında pazar yerleri, limanlar ve ticaret merkezleri Merkür kültünün en görünür olduğu alanlardır.

Semboller açısından bakıldığında ise büyük bir değişim görülmez. Kanatlı sandaletler ve kaduceus gibi unsurlar Roma’da da kullanılmaya devam eder. Ancak bu semboller, Roma dünyasında daha çok ticaretin hızını ve iletişimini temsil eden anlamlar kazanır.

Sonuç olarak Hermes, Roma’da ortadan kaybolmaz; yalnızca farklı bir kimlikle karşımıza çıkar. Merkür adıyla anılan bu figür, aynı temeli korur ancak Roma toplumunun ihtiyaçlarına göre yeniden şekillenir.

🟨 Hermes Neyi Temsil Eder? Sınırların ve Geçişlerin Tanrısı

Hermes’i sadece görevleri üzerinden anlatmak bir noktaya kadar yeterlidir. Ancak onu asıl ilginç kılan şey biraz daha derindedir. Hermes neyi temsil eder diye bakıldığında tek bir cevap vermek zorlaşır. Çünkü o belirli bir alanın tanrısı olmaktan çok, iki durumun arasında kalan anlarla ilişkilidir. Bunu bir yolculuğun ortası gibi düşünmek mümkün. Ne başladığın yerdesin ne de varacağın noktada. Hermes tam olarak bu arada ortaya çıkar.

Yaşam ile ölüm, insan ile tanrı, düzen ile kaos ya da bilinen ile bilinmeyen arasındaki geçişlerde onun izine rastlanır. Bu yüzden Hermes sadece yolculukla değil, aynı zamanda değişimle de ilişkilendirilir.

🟠 Antik Yazarlara Göre Hermes

🔸 Homeros: “Altın değnekli Hermes, ruhları sessizce yönlendirir.”
Homeros’un anlatılarında Hermes, ruhları yönlendiren rehber olarak geçer. Bu tanım, onun yalnızca bir haberci olmadığını, yaşam ile ölüm arasındaki geçişte aktif rol oynayan bir figür olduğunu gösterir.

🔸 Hesiodos: ”Hermes, hilekar ve kurnaz düşüncelerin efendisidir.”
Hesiod, Hermes’i kurnaz ve çok yönlü olarak tanımlar. Bu ifade, onun kuralları zorlayan ama bunu kaba güçle değil zeka ile yapan doğasını açıkça ortaya koyar.

🔸 Apollodorus: “Tanrılar ile insanlar arasında gidip gelen habercidir.”
Apollodoros’un anlatılarında Hermes, tanrılar ile insanlar arasında sürekli hareket eden bir aracı olarak betimlenir. Bu da onun belirli bir alana bağlı kalmadığını, farklı dünyalar arasında bağlantı kuran bir figür olduğunu gösterir.

🟨 Hermes’in Yer Aldığı Mitolojik Hikayeler

Hermes mitolojide tek bir hikayeye bağlı kalan bir figür değildir. Daha çok farklı anlatıların içinde kısa ama etkili rollerle karşımıza çıkar. Bu hikayelerde genelde olayların merkezinde yer almaz; ama gidişatını değiştiren kişi olur.

1. Hermes ve Apollon

Hermes’in daha doğduğu gün gerçekleştirdiği hırsızlık, onu doğrudan Apollon ile karşı karşıya getirir. Ancak bu karşılaşma beklenenin aksine sert bir çatışmaya dönüşmez.

Apollon çalınan sığırların izini sürerek Hermes’e ulaşır. Karşısında henüz bebek sayılabilecek bir figür bulması, durumu daha da ilginç hale getirir. Hermes ise suçlamaları reddeder ve kendine has tavrıyla durumu yönlendirmeye çalışır.

Olayın kırılma noktası burada ortaya çıkar. Hermes, yaptığı liri Apollon’a sunar. Bu sadece bir hediye değildir; aynı zamanda sorunu farklı bir yoldan çözme biçimidir. Apollon bu enstrümana hayran kalır ve aralarındaki gerilim kısa sürede yerini bir uzlaşmaya bırakır.

Böylece hırsızlıkla başlayan bu karşılaşma, zamanla bir dengeye dönüşür. Hermes burada güç kullanmaz, doğrudan mücadeleye girmez. Bunun yerine zekasını ve yaratıcılığını kullanarak durumu değiştirir.

2. Paris’in Yargısı (Altın Elma Hikayesi)

Troya Savaşı’ndan önce yaşanan en önemli olaylardan biri Paris’in Yargısı olarak bilinir. Bu hikaye, sadece bir güzellik yarışması değil, büyük bir savaşın başlangıcıdır.

Her şey bir düğünde ortaya atılan altın bir elmayla başlar. Üzerinde “en güzele” yazan bu elma, Hera, Athena ve Aphrodite arasında bir rekabete neden olur. Tanrıçalar, kimin daha güzel olduğuna kendileri karar veremez ve bu görev bir ölümlüye bırakılır: Troya prensi Paris.

İşte bu noktada Hermes devreye girer. Tanrıçaları Paris’in karşısına götüren ve sürecin başlamasını sağlayan odur. Ancak Hermes burada bir yargıç değildir. Karar vermez, taraf tutmaz. Sadece doğru kişileri doğru yerde buluşturarak olayın ilerlemesini sağlar.

Paris’in Aphrodite’i seçmesiyle birlikte zincirleme bir süreç başlar ve bu karar sonunda Troya Savaşı’na kadar uzanır.

3. Odysseus ve Kirke

Odysseus, uzun yolculuğu sırasında büyücü Kirke’nin adasına ulaştığında beklenmedik bir tehlikeyle karşılaşır. Kirke, adamlarını domuza çevirir ve kontrolü tamamen eline alır.

Tam bu noktada Hermes ortaya çıkar. Odysseus’a moly adı verilen özel bir bitki verir. Bu bitki sayesinde Kirke’nin büyüsü etkisiz hale gelir.

Odysseus böylece doğrudan güç kullanmadan, akıl ve doğru bilgi sayesinde durumu kontrol altına alır. Hermes bu hikayede savaşan bir figür değildir; ama verdiği küçük bir bilgi, olayın tüm yönünü değiştirir.

4. Perseus ve Medusa

Perseus, Medusa’yı öldürmek üzere yola çıktığında aslında imkansıza yakın bir görev üstlenir. Medusa’ya bakan herkes taşa dönüşmektedir. Bu yolculukta Hermes, Perseus’un en önemli destekçilerinden biri olarak öne çıkar. Ona kanatlı sandaletlerini verir ve böylece hareket kabiliyeti kazanmasını sağlar. Bazı anlatılarda kullandığı kılıcın da Hermes tarafından verildiği aktarılır.

Bu yardım, doğrudan bir savaş gücü sağlamaz; ancak Perseus’un görevi gerçekleştirebilmesi için gerekli olan imkanı yaratır.

Bu hikayede Hermes, sahnede savaşan bir kahraman değildir. Ama doğru araçları sağlayarak kahramanın başarıya ulaşmasını mümkün kılan gizli güç olarak karşımıza çıkar.

5. Argos ve Io Hikayesi

Zeus’un sevdiği Io, Hera tarafından bir ineğe dönüştürülür ve yüz gözlü dev Argos Panoptes’un gözetimine bırakılır. Argos’un neredeyse hiç uyumayan gözleri, Io’nun kaçmasını imkansız hale getirir. Bu noktada Zeus, Hermes’i gönderir. Ancak Hermes burada doğrudan saldırmaz. Argos’un karşısına geçer, onunla konuşur, hikayeler anlatır. Zamanla Argos’un gözleri tek tek kapanmaya başlar.

Sonunda Argos tamamen uyuduğunda Hermes fırsatı değerlendirir ve onu öldürür. Bu sahnede dikkat çeken şey güç değil, sabır ve zekadır. Hermes, karşısındaki engeli zorlayarak değil, onu çözerek ortadan kaldırır.

6. Herakles ve Yeraltı Yolculuğu

Herakles’in en zor görevlerinden biri, yeraltı dünyasına inip geri dönebilmektir. Bu yolculuk yalnızca cesaret değil, yön bilgisi ve doğru rehberlik gerektirir. İşte bu noktada Hermes devreye girer.

Yeraltı dünyası sıradan bir mekan değildir. Kuralları farklıdır, sınırları keskindir. Hermes ise bu sınırların nasıl aşılacağını bilen nadir figürlerden biridir. Herakles’e eşlik eder, nerede nasıl hareket etmesi gerektiğini gösterir.

Bu hikayede Hermes’in rolü doğrudan görünmez. Ama o olmadan bu yolculuğun tamamlanması neredeyse imkansızdır. Hermes burada bir savaşçı değil, iki dünya arasındaki geçişi mümkün kılan rehber olarak öne çıkar.

7. Prometheus’un Kurtuluşu

Prometheus, insanlara ateşi verdiği için Zeus tarafından ağır bir şekilde cezalandırılır. Kayalara zincirlenir ve her gün yeniden başlayan bir işkenceye maruz kalır. Bu süreçte Hermes zaman zaman sahneye çıkar. Ancak burada bir kurtarıcı ya da savaşçı değildir. Daha çok iki taraf arasında gidip gelen bir aracı gibi davranır.

Zeus’un mesajlarını iletir, Prometheus’un tutumunu anlamaya çalışır. Aralarında bir diyalog kurmaya çalışan tek figürdür. Bu karşılaşmalar çoğu zaman bir uzlaşmayla sonuçlanmaz, ama gerilimi ayakta tutar.

🟠 Hermes Hakkında Kısa Bilgiler

• Hermes, Zeus ile Maia’nın oğludur.
• Tanrıların habercisi olarak bilinir.
• Kanatlı sandaletleri (talaria) hızın simgesidir.
• Elindeki asa “kaduceus” olarak adlandırılır.
• Yolcular, tüccarlar ve hırsızlarla ilişkilendirilir.
• Ölülerin ruhlarını yeraltı dünyasına götüren rehberdir (psikopomp).
• Doğduğu gün Apollon’un sığırlarını çaldığı anlatılır.
• Kaplumbağa kabuğundan lir yaptığı söylenir.
• Antik Yunan’da yolların kenarındaki “hermai” taşlarıyla ilişkilidir.
• Roma mitolojisindeki karşılığı Merkür’dür.


Hermes, mitolojide tek bir kalıba sığmayan nadir tanrılardan biridir. Onu farklı kılan şey belirli bir güce sahip olması değil, farklı alanlar arasında rahatça hareket edebilmesidir. Bu yüzden Hermes’i anlamak, tek bir rolü çözmekten çok, sürekli değişen bir karakteri takip etmek gibidir. Onu tanımlamak zor olabilir ama hikayenin yön değiştirdiği yerde Hermes’in olduğunu fark etmek zor değildir.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.