Afşin Ashab-ı Kehf - Yedi Uyurlar ve Külliye

Afşin Ashab-ı Kehf

Profesyonel Turist Rehberi Gökhan Koç'un Kaleminden;

Ashab-ı Kehf nedir? Yedi Uyurların hikayesi nedir? Anadolu'da kaç tane Ashab-ı Kehf mağarası vardır? Bu mağaralardan hangisi gerçeğe daha yakındır?

Siz değerli okuyucularımızla birlikte Anadolumuzun gizemli kalmış önemli tarihi bir nokta olan Afşin’deyiz. Anadolu’da Ashab-ı Kehf ile akalalı olarak Efes, Tarsus, Diyarbakır Lice ve Kahramanmaraş Afşin olmak üzere toplamda 4 yerde mağara bulunuyor. Peki hangisi Kuran-ı Kerim’in Kehf suresinde geçen ayetlere daha yakın?

Öncelikle Ashab-ı Kehf’i tanıyalım.

Bilindiği üzere MS 1. yy’ın başlarında Hz. İsa, İslam’a göre göğe yükseltilmeden önce havarilerine bir takım nasihatlerde bulundu ve onlar da Hz. İsa’nın öğretilerini yaymak amacıyla dört bir tarafa dağıldılar. Aziz Petrus Hatay’a, Aziz Philip Denizli’ye, Aziz Andreas İstanbul’a ve Aziz Pavlus Tarsus, Isparta Yalvaç’a gelmişti. Bu sebepten Anadolu, Hristiyan kelimesinin ilk defa kullanıldığı bölgedir ve dönem Paganist Roma dönemidir ve Hz. İsa’ın öğretileri Roma İmparatoru Konstantin Hristiyanlığı resmi din olarak kabul edene kadar yasaktır. Aziz Petrus, Aziz Philip bunun bedelini canlarıyla ödemişlerdir.

İşte bu dönemlerde bazı asil gençler Hz. İsa’ın öğretilerini kabul ederler. Roma İmparatoru Decius o sıralarda Ephesus’a gelir ve Hristiyanları putlara kurban kesmesini emreder. İşte sayılarının 7 olarak kabul edildiği bu gençler itirazlarını tam da bu sırada yaparlar ve hapse atılırlar. Daha sonra fırsatını bulup kaçarlar, dağa sığınırlar ve burada kendilerine uyku hali verilir. Evet, Ephesus dedik. Anadolu’da Ephesus olarak iki önemli Roma garnizon kenti var:

1-Efes

2-Afşin

Bu sebepten dolayı iki beldede de Ashab-ı Kehf mağarası bulunmaktadır ve bu durum gayet normal.

Evet bu gençler 309 yıl uyudular ve uyandıklarındaki Roma, Hz İsa’ın öğretilerini kabul eden bir Roma dönemiydi.

Yedi Uyurları tasvir eden bir Orta Çağ el yazması

Peki neden Afşin Ashab-ı Kehf mağarası Kuran’a daha yakın?

M.S. 440’lı yıllarda Yedi Uyurların uyandığı, Doğu Roma imparatoru 2. Theodosios’un onları ziyaret etmek için bölgeye geldiği ve buradaki mağaranın üzerine bir kilise yaptırdığı tarihi kaynaklarda mevcut. Bu yönüylede Kehf suresi 24. ayet ile (''Böylece biz, (insanları) onların hâlinden haberdar ettik ki, Allah'ın va'dinin hak olduğunu ve kıyametin gerçekleşmesinde de hiçbir şüphe olmadığını bilsinler. Hani onlar (olayın mucizevi tarafını ve asıl hikmetini bırakmışlar da) aralarında onların durumunu tartışıyorlardı. (Bazıları), "Onların üstüne bir bina yapın, Rableri onların hâlini daha iyi bilir" dediler. Duruma hâkim olanlar ise, "Üzerlerine mutlaka bir mescit yapacağız" dediler.'') ile örtüşüyor.

Diğer tüm Ashab-ı Kehf mağaralarında böyle bir kalıntı yok. Zira bu kilisenin kalıntıları caminin çeşitli bölümlerinde bulunuyor. Mesela cami mihrabında İmparator 2. Thedosious'un yaptırdığı kilisenin vaftiz havuzunun parçaları bulunuyor.

Biraz külliyeyi inceleyelim…

Harika bir Selçuklu eseri bizi karşılıyor. 1215 yılında dönemin hükümdarı İzzeddin Keykavus döneminde Maraş Valisi Nasüreddin Hasan'a yaptırılmış. Kitabenin 1. satırında her camide gördüğümüz Tevbe suresinin 18. ayeti yazıyor. 2. ve 3. kısımda İzzeddin Keykavus’u ve dönemin Maraş Valisi Nasüreddin Hasan’ı öven yazılar bulunuyor. Kapı girişinin hemen üzerinde bir insan kabartması bulunuyor. Yapının kırmızı tuğlalı üst kısmı Dulkadiroğlu Beyi Aladdevle Bozkurt tarafından inşa ettirilmiş başka bir medrese. Yıllar yılı alt tarafta dini ilimler, üst kısımda ise fen bilimleri okutulmuş.

Cami ve kervansaray bölümü 1230’lu yıllarda Alaaddin Keykubat tarafından yapılmıştır. Caminin yanında bulunan namazgah ise Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından inşa ettirilmiştir.

Bir gün mübarek mekanı birlikte gezmek temennisiyle esen kalın…

 

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.