Çanakkale'de Gezilecek Yerler | En Güzel 20 Yer

Çanakkale Gezilecek Yerler

Çanakkale'de gezilecek yerler nereleridir? Çanakkale'de hangi antik kentler, köyler mutlaka görülmeli? Şehitlikler, adalar, antik kentler, müzeler ve köyler...

Bazen bazı yerleri anlatmak için kelimeler yetersiz kalır ya işte Çanakkale de tam böyle bir şehir. Çanakkale Boğazı kıyısında küçük, sakin ve tertemiz bir şehir. Tabii sakin derken öyle deniz kıyısındaki küçük balıkçı kasabaları gibi düşünmeyin. Öyle zamanlar var ki Çanakkale’de adeta mahşeri kalabalıklara sahne oluyor.

Çanakkale'de deniz var, doğa var, tarih var, hem de öyle bir tarih var ki ülkemizin ve hatta dünyanın gidişatını değiştiren olaylara ev sahipliği yapmıştır. İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi büyükşehirlerden insanların nefes alabilmek amacıyla kaçtığı bir kent Çanakkale. İster Avrupa’dan Asya’ya bakarak, isterseniz de Asya’dan Avrupa’ya bakarak ömrünüze ömür katacağınız yer Çanakkale.

“Çanakkale Geçilmez” cümlesinin vücut bulduğu, Mehmetçiğin yedi düvele meydan okuduğu savaş alanları bir tarafta; 1915’te yaşanan son Çanakkale Savaşı’nın ilkinin yapıldığı ve Troya Atı hilesiyle sonuçlanan Troya bir tarafta...

Müzeleriyle, Kazdağlarıyla, köyleriyle ve antik kentleriyle Çanakkale’de gezilecek yerler sizleri bekliyor.

Haritada zoom yaparak Çanakkale gezilecek yerleri görebilirsiniz.

Çanakkale'de Gezilecek Yerler Listesi

1. Çanakkele Savaş Alanları

Çanakkale denince kuşkusuz akla gelen ilk nokta Çanakkale Savaş Alanlarıdır. I. Dünya Savaşı’ndaki 9 cepheden biri ve aynı zamanda galip geldiğimiz tek cephe olan Çanakkale, bir milletin ayağa kalkışının ve yeniden şahlanışının başladığı yerdir.

Çanakkale’nin Avrupa yakasında Eceabat sınırları içerisinde yer alan Çanakkale Savaşlarının yaşandığı alan günümüzde Tarihi Alan Başkanlığı yetkisinde bulunuyor. 18 Mart 1915 yılında yaşanan Boğaz Harbi’nde Çanakkale’yi geçilmez kılan tabyaların Avrupa yakasında olanların bulunduğu ve ardından 25 Nisan 1915’te başlayıp 9 Ocak 1916’da biten kara savaşlarının yaşandığı alan aynı zamanda Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı yerdir. Arıburnu’nda, Conkbayırı’nda, Anafartalar’da yaptıkları ve verdiği emirlerle bu büyük zaferin en önemli mimarlarından olan Mustafa Kemal ATATÜRK “Anafartalar Kahramanı” olarak adlandırılmaya başlanmıştır.

Her Türk vatandaşının mutlaka ziyaret etmesi gereken savaş alanlarında Seyit Onbaşı Anıtı, Şehitler Abidesi, Anzak Koyu, 57. Alay Şehitliği, Conkbayırı gibi birçok önemli anıt ve şehitliği ziyaret edebilirsiniz ve etmelisiniz.

32 şehitlik ve anıt, 35 yabancı mezarlık ve anıt, 4 kale, 5 tabya, 2 müzeyle beraber tam anlamıyla bir açık hava müzesi olana Savaş Alanlarını her sene milyonlarca Türk vatandaşının yanı sıra; özellikle Avustralya, Yeni Zelanda, Büyük Britanya vatandaşları da ziyaret etmektedir.

Çanakkale Savaş Alanlarında Bir Günde Nereler Gezilebilir? Yazımızı Okumak İçin TIKLAYIN.

2. Troya Antik Kenti

Çanakkale’nin bir simgesi Abide ise diğeri de Troya Atıdır. Troya Atı’nın da günümüzden yaklaşık 3200 yıl önce yaşanan savaşta Akhaların Troya’ya girebilmek amacıyla kullandıkları bir hile olduğu düşünülüyor. Biz her ne kadar at hilesi ve Homeros’un yazıdğı İlyada’dan bildiğimiz efsanesi ile adını duymuş olsak da Çanakkale’ye yaklaşık 30 km mesafede bulunan bu hikaye ve savaşa ev sahipliği yapan Troya Antik Kenti, Çanakkale’de görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.

Troya, “Rüzgarın zengin ettiği şehir” olarak adlandırılan ve M.Ö. 3000’lere kadar giden bir geçmişe sahip. 9 katmanlı bir şehir Troya. Paris ve Helen’in aşkı, Hektor ve Akhileus, Troya Savaşı ve bu efsanevi kentin terk edilmesine sebep olan doğanın gücü. Hepsi Troya Antik Kenti’nde... 

Troya Antik Kenti Gezi Rehberi Yazımızı Okumak İçin TIKLAYINIZ...

3. Troya Müzesi

Hikayesini duyduğumuz, okuduğumuz ya da seyrettiğimiz ve asla sadece bir tahta attan ibaret olmayan inanılmaz bir geçmiş... Şimdi o geçmişin izlerini bulmak için ören yeri ve çevre köyleri gezmeden önce yapmamız gereken, Troya Müzesi’ne gitmek.

2018 yılında ziyarete açılan Troya Müzesi’nin binasının bile bir öyküsünün olduğunu düşünürsek, daha binaya girmeden öyle bir iki saatin ziyaretçiler için yeterli olmayacağını tahmin etmek zor değil aslında. Örneğin müze binasının yüksekliği Troya Antik Kenti’nin kazı öncesi yüksekliği ile eşit olacak şekilde tasarlanmış. Paslanmış metal ile kaplı bina, topraktan çıkarılmış eserler gibi biraz yıpranmış bir görüntüye sahip.

Troya Müzesi, Troya Ören Yeri’ne giderken hemen yolun solunda bulunan birbirinden eşsiz güzellikte ve değerdeki birçok eseri görebileceğinizbir müzedir.

Troya Müzesi Rehberi Yazımız İçin TIKLAYINIZ...

4. Assos Antik Kenti

Assos’u, biraz deniz, biraz güneş, biraz tarih ve bol bol huzur olarak anlatsak sizi neyin beklediği gözünüzde canlanır mı bilinmez. Fakat genellikle Çanakkale ziyaretleri, savaş alanları ardından Troya ve Assos olarak sıralanır. İlk ikisi içerisinde biraz daha tarih ve kültür barındırırken, Assos genelde uzun soluklu otel konaklaması ile beraber ruhsal ve bedensel rahatlamayı da içine alır. Son zamanlarda internet aramalarına baktığınız zaman Assos’un en üst sıralarda yer alması da bu sebeple gayet normaldir.

Assos Antik Kenti, konumu, tarihi, burada yaşamış olan Aristo'su yolu buralardan geçmiş St. Paul’u ile Çanakkale’nin olmazsa olmazlarındandır.

Çanakkale’ye yaklaşık 90 km uzaklıkta Ayvacık ilçesinin Behramkale Köyünün bulunduğu yerdir. Ama bu isimden daha çok Assos adı ön plana çıkar. Assos, Midilli manzaralı akropolde bulunan Athena Tapınağı, tiyatrosu, limanı ve Kadırga Koyu ile birkaç saatten fazlasını hak ediyor.

Assos Antik Kenti Yazımız İçin TIKLAYINIZ...

5. Çanakkale Deniz Müzesi

Çanakkale merkezde bulunan Çanakkale Deniz Müzesi, Çimenlik Kalesi ve 18 Mart Boğaz Harbi’nin kahramanlarından Nusret Mayın Gemisi’nin birebir kopyasının sergilendiği bir açık hava müzesidir. 1461-1462 yıllarında hemen karşı kıyıda bulunan Kilitbahir Kalesi ile beraber Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan kale Çanakkale Boğazı’nın en dar noktasında bulunuyor. Dolayısıyla 18 Mart Boğaz Harbi’nde ana savunma hattının önemli unsurlarından da birisidir.

Müze alanının bahçesinde ise Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait çeşitli top, torpido, mayın, denizaltı kalıntısı gibi malzemeler bulunuyor.

Kalenin ve Nusret Mayın Gemisi’nin içerisindeki ziyaretleriniz sırasında Çanakkale Savaşları ile ilgili çeşitli video ve sunumlarda izleyeceksiniz.

Çanakkale Deniz Müzesi, aynı zamanda askeri birbölge ve müze olduğundan Müzekart geçerli değildir.

 

6. Aynalı Çarşı

"Çanakkale içinde Aynalı Çarşı

Ana ben gidiyom düşmana karşı"

Herhalde bu dizelerin geçtiği Çanakkale Türküsünü bilmeyen, mırıldanmayan ya da duyduğunda tüyleri diken diken olmayan yoktur. Aynalı Çarşı, şanını, şöhretini aslında bu türküye borçludur. Çanakkale’de Çarşı Caddesi’nde bulunan küçük, üzeri kapalı bir bedestendir aslında. 1889 yılında Çanakkale Musevi Cemaatinden İlyo Halyo tarafından yaptırılmıştır. Günümüzde pek gözükmese de aynalar hala var. O dönemden aynalı at koşum takımı vb. ürünler satıldığı için bu isimle anıldığı söylenir.

2007 yılında son restorasyonunu geçiren Aynalı Çarşı, Çanakkale ve Çanakkale Savaşları ile alakalı hediyelik eşyaların satıldığı turistik bir mekan. Çanakkale’ye kadar gelip de kimse burayı görmeden dönmek istemez.

7. Çanakkale Seramik Müzesi

Çanakkale merkezde bulunan Seramik Müzesi, eskiden Çanakkale Boğaz Komutanlığı tarafından Er Hamamı olarak kullanılan yapı restore edilerek oluşturuldu. 1904 yılında inşa edilen hamam Çanakkale Belediyesi’ne devredildi ve 2013 yılından itibaren Seramik Müzesi olarak hizmet vermeye başladı. Troya’ya kadar dayanan çanak çömlek yapımı sonraki süreçte günümüze kadar Çanakkale’de önemi korumayı başardı. Adında bile “çanak” kelimesinin geçtiği Çanakkale’ye gelip de böyle bir müze görememek tuhaf olurdu. Seramik Müzesi çeşitli seramik eserlerin sergilendiği ve aynı zamanda Geleneksel Çanakkale Seramiğinin de yaşatılmaya çalışıldığı bir atölye.

8. Çanakkale Kordon ve Troya Atı

Çanakkale Kordon, merkezde tertemiz boğaz havasını alabileceğiniz, Çanakkale’yi yaşabileceğiniz belki de en güzel yerdir. Kordonda şöyle bir tur atarken ya da restaurantlarda, kafelerde bir şeyler atıştırırken, yudumlarken Avrupa’ya baktığınızı unutmayın. Dünya’da kaç yerde böyle bir şey yaşayabilirsiniz ki?

Kordonun en çekici noktası da kuşkusuz Troya Atı’dır. Troya, Çanakkale’nin simgelerinden birisi. Troya Antik Kenti’nin dışında bir de burada kordon da bir at var. Fakat bu at Brad Pitt’in atı. Troya filmini izleyenler hatırlayacaktır mutlaka. 2004 yılı yapımı olan Troya filminde kullanılan tahta at daha sonra Çanakkale’ye hediye edildi.

9. Yeşilyurt Köyü

Kazdağlarının eteklerinde adı gibi yemyeşil bir doğa içerisinde olan Yeşilyurt Köyü, büyükşehirden kaçanların önemli duraklarından birisidir. Oğuzların Çepni Boyundan olan Türkler tarafından kurulan köyün asıl adı Büyük Çepni’dir. Mübadeleye kadar Türkler ile Rumların beraber yaşadığı köy taş evleri ve doğasıyla tam bir cennet. Konaklayabileceğiniz taş evler butik otel ve pansiyonların bulunduğu köyde zeytin, zeytinyağı, reçeller ve çeşitli otlar gibi birçok farklı ve lezzetli tadı da bulabilirsiniz.

10. Adatepe Köyü ve Zeus Altarı

Bir zamanlar köy hem Rum, hem de Türk komşuların huzur içinde yaşadığı bir yerdi. Köyün alt kısmı, yani kilisenin olduğu yer Rum mahallesi iken, köyün üst tarafı Türk mahallesidir. Bazı binalarda duvar kalınlığının bir metreye yakın olduğu evler, onları inşa eden ustaların imzalarını da taşımaktadır. Bir zamanlar  400 hane, 3 zeytinyağı fabrikası, terzisi, ayakkabıcısı, nalbantı, meyhaneleri, sinema salonu da bulunan köy bugün daha sessiz, sakin.

Adatepe Köyünün girişinde sağa doğru orman içine giden toprak bir yol bulunmaktadır. Aşağı yukarı gidiş dönüş 1.5 km olan yolun bitiminde Zeus Altarı isminde bir kayalık vardır. Burası meraklıların neredeyse hiç boş bırakmadığı, deniz seviyesinden 250 metre yükseklikte ender güzellikte bir manzarası olan bir sunaktır. Edremit Körfezi ayaklarınızın altında kalacak.

11. Adatepe Zeytinyağı Müzesi

Kuzey Ege’ye gelip zeytinyağı tatmadan ya da zeytin yağlılardan tatmadan dönülmez elbet. Zeytin ve zeytinyağı Kuzey Ege’nin en önemli değerlerinden dersek yanlış olmaz sanıyorum. Böylesine önemli ve sağlıklı olan bir ürün hakkında bilgi verebilecek, tarihsel sürecini ve eski üretim yöntemlerini sergileyebilecek bir yer var: Adatepe Zeytinyağı Müzesi. Çanakkale’den Küçükkuyu’ya gelirken hemen Küçükkuyu’nun girişinde solda. Burada zeytinyağı üretiminde kullanılan aletleri ve üretilen eski ürünlerden örnekleri de görebilirsiniz. Müzedeki görevli sizlere zeytinyağının hangi aşamalardan geçerek üretildiğini anlatarak sizlere bilgilendiriyor. Arzu ederseniz de Kuzey Ege’nin o eşsiz zeytinyağından da alabilirsiniz.

 

12. Bozcaada

Bozcaada, Çanakkale’nin 2 adasından birisi ve aynı zmanda ülkemizde sadece merkezden oluşan tek ilçesidir. Ezine Geyikli’de bulunan Odunluk İskelesi’nden feribotlar ile ulaşımın sağlandığı ada, kafa dinleyebileceğiniz, gezebileceğiniz, Ege’nin tadını doyasıya çıkarabileceğiniz koylara ve plajlara da sahiptir. Bozcaada’ya feribotla yaklaşırken kalesiyle karşılar sizi. Zaten iki mahallesi olan küçük merkezden oluşan Bozcaada’da Ege mutfağının en lezzetlilerini tadabileceğiniz mekanlar da bulunuyor.

Ayazma Plajı en meşhuru olsa da Akvaryum, Sulubahçe gibi koyları plajları da birbirinden aşağı değil. Ama tabii ki imkanları ve büyüklüğüyle Ayazma bir adım önde denebilir. Gün batımını izleyebileceğiniz Polente Feneri, şarap mahsenleri, üzüm bağları, kalesi, manastır ve kiliseleriyle huzurun en önde gelen adreslerindendir Bozcaada. Fakat yaz aylarında Bozcaada’ya gelirseniz ve hele bir de haftasonuysa eğer bu aradığınız huzuru bulamamanıza sebep olabilir. Çünkü 2500 civarındaki ada nüfusu 10 binleri geçiyor. Ama her şeye rağmen Bozcaada her haliyle görmeye, yaşamaya değer.

Bozcaada Gezi Notları Yazımızı Okumak İçin TIKLAYINIZ...

13. Gökçeada

Ülkemizin en büyük adası, eski ismiyle İmroz, bizim bildiğimiz ismiyle Gökçeaada. Her adada olduğu ulaşım feribotla sağlanıyor. Gökçeada için Gelibolu Yarımadası’nda Kabatepe’deki limana gitmeniz gerekiyor. Bozcaada’ya rağmen biraz daha meşakatli ulaşması. 1 saat 15 civarında bir feribot yolculuğu ile ulaşıyorsunuz. Gökçeada’da 1 ilçe merkezi ve 10 köy bulunuyor. Bunlardan 5’i Rum köyleri: Dereköy, Tepeköy, Zeytinliköy, Eski Bademli ve Kaleköy. Diğerleri ise Cumhuriyet dönemi ile kurulan köylerdir. Adaya gezmek için geldiğinizde bütün Rum köylerini mutlaka görmelisiniz. Taş evler adeta tarih kokuyor. Köylerde Rum mutfağına özgü cicirya, frappe gibi aparetif tatları da denemelisiniz.

Aynı zamanda bir Cittaslow şehri Gökçeada yani sakin şehir. Su kaynakları açısından da Dünyanın en zengin adalarından birisidir.

Gökçeada Gezi Rehberi - Kekik Kokulu Dibek Kahveli Bir Gün Yazımızı Okumak İçin TIKLAYINIZ...

14. Geyikli

Herkesin Eyvah Eyvah filmiyle tanıdığı ya da adını daha çok duymaya başladığı bir beldedir. Çanakkale Ezine’ye bağlı olan Geyikli, kültürü, yemekleri, şivesi ve plajıyla son yıllarda Çanakkale sevenlerin listelerinde üst sıralarda yer almaya başladı. Bozcaada feribotlarının kalktığı Odunluk İskelesine de 5 km uzaklıkta olan Geyikli, pansiyon ya da kiralık yazlıklarıyla çeşitli konaklama imkanlarına da sahip.

15. Alexandria Troas Antik Kenti

Alexandria Troas, Çanakkale Ezine’nin Geyikli Beldesi’ne bağlı Dalyan Köyü sınırları içerisinde bulunan bir antik kenttir. Ulaşımın oldukça kolay olduğu alan, Çanakkale il merkezine yaklaşık 65 km uzaklıktadır.

Her şey Büyük İskender’in Babylon’da ölmesiyle başladı. Sınırları Makedonya’dan Hindistan’a uzanan imparatorluğu, geride hiç varisi olmadığı için İskender’in komutanları arasında paylaştırıldı. Kurucusu komutan Antigoneia idi. Buraya da kendi ismini vermişti. Antigoneia, çevredeki Neandria, Larissa, Hamaxitos, Kebren, Skepsis ile diğer yeni yerleşimcileri yeni kurulan bu kente göçe zorladı. Bu göç, ekonomik ve stratejik açıdan güçlü bir kent oluşturmak içindi. Amacına da ulaşmıştı. Ancak daha sonra kent bir başka komutan Lysimakhos'un kontrolüne girdi. İsmi de Büyük İskender'in anısına Alexandria Troas olarak değiştirildi.

Alexandria Antik Kenti Rehberi Yazımızı Okumak İçin TIKLAYINIZ...

16. Apollon Smintheus Tapınağı

Çanakkale’den 94 km mesafede Gülpınar’da Apollon Smintheus Kutsal Alanı bulunuyor. Tapınak, hamam, Erken Bizans Dönemi kalıntıları, demirci atölyesi ve kilisesiyle, Aziz Paulus ve antik yolun bir parçasıyla görülmeye değerdir.

İçerisindeki küçük kazı evinde bir zamanlar tapınağı süsleyen frizlerin anlattıkları, tapınağın bulunduğu coğrafyaya son derece uygundur. Bunlar Troya mitolojisinde karşımıza çıkan sahnelerdir. Akhaları bulaştırdığı veba ve ciltteki yaralara karşı koruyan tanrı olarak karşımıza çıkan Apollon’un fare kültüyle karşımıza çıkar. Bunun bir tapınakla ölümsüzleştirilmesi ise son derece önemlidir.

17. Babakale

Babakale, Anadolu ve Asya’nın en batı ucu olması itibariyle son derece önemlidir. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin Sultan III. Ahmet Döneminde 1723 yılında korsan baskınlarından bıkıp usanan köylüleri korumak için yaptırmış olduğu son kaledir. Köy içinde yer alan birkaç pansiyon, restaurant ve çevresindeki tatil siteleri ile turizme alışıktır.

Babakale’ye gidince mutlaka kalamarını tadın. Restaurantlarında Midilli Adası’nın karşısında Anadolu’nun en batı ucunda olduğunu bilerek oturmak farklı duygular hissettirecektir. Anadolu’nun en batısında olduğunuzu köy muhtarlığında alacağınız bir sertifika ile de belgeleyebilirsiniz. Ayrıca Babakale’ye özgü el yapımı bıçaklar da satın almak isterseniz, kalan birkaç ustadan sıra almak oldukça zor olacak. Belki de 3-4 ay sonraya gün verilecektir.

18. Bayramiç Ayazma Pınarı Tabiat Parkı

Ayazma, Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinin Evciler Köyü yakınlarında bulunan bir mesire yeridir. Bir tabiat parkı olan Ayazma, akan küçük deresi ve etrafını saran yemyeşil doğası ile Kazdağlarının Çanakkale’ye bir hediyesidir adeta. Tam ismi Ayazma Pınarı Tabiat Parkı olsa da genelde sadece Ayazma dendiğinde akla hemen burası geliverir. Diğer akla gelen de Bozcaada’daki ayazma Plajı’dır. Bahar ve yaz aylarının en uğrak kaçış noktalarından birisi olan Ayazma’ya Çan üzerinden ya da Ezine tarafından ulaşabilirsiniz.

19. Parion Antik Kenti

Antik Troas bölgesinin kuzeyinde yeni bir değer ortaya çıkıyor. Kuzey EgeÇanakkale denince akla gelen ilk antik kentlerin arasında yer alabilecek olan bu kent Parion Antik Kenti’dir.

Belki herkesin Çanakkale ziyaretleri sırasında marka olan ya da ulaşılabilirliği daha kolay olan yerleri seçiyor olması Parion’un biraz geri planda kalmış olmasına sebep olabilir. Ama yavaş yavaş adını duymaya başladığımız bu kent, yakın zamanda sık ziyaret edilen yerlerin başında yer alacak.

Çanakkale’nin Biga ilçesinde bulunan Parion, özellikle son yıllarda bulunan Sevgililer Mezarı ile de kendini tanıtmaya başladı.

Parion Antik Kenti - Kuzey Ege'nin Parlayan Yıldızı Yazımızı Okumak İçin TIKLAYINIZ...

20. Gelibolu Piri Reis Müzesi

Gelibolu’nun hemen merkezinde liman yakınında yer alan kale burcu günümüzde Piri Reis Müzesi olarak kullanılıyor. Büyük Türk denizcisi Kaptan-ı Derya Piri Reis’in memleketi olan Gelibolu’nun görülmesi gereken yerlerinin başında geliyor. Bir zamanlar 300’den fazla ev, 70 kuleden oluşan Gelibolu Kalesi, 711 yılında Bizans döneminde bölgeyi Arap Akınlarına karşı koruyabilmek amacıyla yaptırılmıştır. Günümüze sadece bu burç kalmış ve bu da Gelibolulu Piri Reis’için müze olarak kullanılıyor. Müzede Piri Reis’e ait aletler, denizcilik ile alakalı yön bulmaya yarayan aletler, maketler, tablolar ve silahlar sergileniyor.

 

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.