Nessebar Gezi Rehberi | Bulgaristan | Nessebar Gezilecek Yerler

Nessebar Gezi Rehberi | Bulgaristan – Nessebar Gezilecek Yerler

Bulgaristan’ın en güzel yerleşimlerinden Nessebar hakkında bilmedikleriniz neler? Nessebar’ın konumu, ismi, tarihi, gezilecek yerleri ve dahası Nessebar Gezi Rehberi'nde...

Nessebar, komşu ülke Bulgaristan sınırlarında yer alan çok şirin bir yerleşim. Karadeniz kıyısında yer alan Nessebar Ortaçağ’dan kalma tarihi dokusu, otantik evleri, kiliseleri, müzeleri ve mutfağı ile gelenleri mest ediyor. Sıcacık bir tatil rotası arayanlar için UNESCO Miras Listesi’ndeki Nessebar çok ideal. Haftasonu için bir adım ötemizde gidilebilecek en güzel yerlerden. Ülkemizde yer alan Karadeniz kıyısındaki Amasra ilçemize biraz da olsa benzeteceğiniz, sokaklarında yürürken Anadolu’dan birşeyler bulacağınız çok şirin bir yerleşim burası.

Peki Nessebar nerededir, ismi nereden gelir, tarihi ve geçmişi nasıldır? Nessebar’a geldiğinizde nereleri gezmeli nereleri görmelisiniz? Peki ya neler tatmalısınız? Tümünüz cevabı Nessebar Gezi Rehberi’nde...

Nessebar Nerededir? Nessebar’ın Konumu

Nessebar, Bulgaristan’a bağlı aşağı yukarı 20 bin kişilik bir nüfusu olan güzel bir sahil kentidir. Dereköy sınır kapımıza üç saat civarında uzaklıkta bulunan Nessebar, ülkenin en büyük şehirlerinden biri olan Burgaz’a yaklaşık 30 km, Bulgaristan’ın en büyük liman kenti olan Varna’ya ise 100 km mesafededir. Başkent Sofya’ya bir hayli uzak olan Nessebar Sofya’dan 420 km uzaklıkta yer alır.

Nessebar kenti iki kısımdan oluşmaktadır. Lüks otellerin, plajların, tesis ve binaların bulunduğu yer (yeni) Nessebar’dır. Yazımızın konusunu oluşturan kısım ise küçücük bir yarımada üzerinde kurulan ve oteller bölgesine çok yakın bir mesafede olan eski Nessebar yani “Old City” dir.

Peki Neden Nessebar Önemli?

1983 yılında UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne alınan bölge, Ortaçağ’dan kalma mimari izleri ile, ziyaretçilere sanki bir film platosundaymış hissi uyandıracak kadar farklı görsel öğelere sahip. Çünkü tarihi üç bin yıldan daha eskiye giden Nessebar, önce bir Trak yerleşim bölgesiyken Yunan kolonisi haline geldi. Uzun bir süre de Bizans ve Osmanlı kontrolünde olan şehir, hem antik dönem hem de orta çağın bir sentezi gibi. Bu yüzden de daha yarımadaya adımımızı atar atmaz, sur kalıntıları, kiliseleri, evleri ile oldukça dikkati çeken bir atmosfere sahip.

Nessebar’ın Anlamı Nedir?

Tunç Çağı’nın sonlarına doğru tarihlendirilen kentin kurucusu Melsa olarak bilinmekte. Trak dilinde “Poli” sözcüğünün karşılığı olan “bria” yani şehir ifadesi, Melsa’nın yanına eklenmiş ve “Messembria” kelimesi ortaya çıkmıştır. Messambria, “Melsa’nın şehri” anlamına gelmektedir. Sözcük, zaman içinde değişimler göstererek bugünkü şekli olan “Nessebar” haline gelmiştir.

Nessebar’ın Tarihi

40 Kiliseli Nessebar...

Bugün bilinen 40 kiliseden 26 kilisenin geriye kaldığı Old Nessebar, 850 metre uzunluğunda ve 350 metre eninde olan minicik bir yarımada üzerinde konumlandırılmıştır. Karadeniz kıyısında olmasının avantajı olarak da dikkatleri hep üzerine çeken kent, defalarca el değiştirmiştir.

İlk Yunan kolonilerinin buraya yerleşmesi sonrasında surlarla çevrilerek klasik bir şehir görüntüsü kazanmıştır. Elbette buna tapınak ve benzeri yapıların eklenmesiyle mimari anlamda epey gelişim göstermişti. Belki de bilinen en erken metal kullanımının görüldüğü yerlerden biri olan Varna’ya çok yakın olması nedeniyle de, metal işleme ve benzeri el işi sanatlarında epey geliştiler. 5. yüzyılda kendi sikkelerini basmaya başlayan “Melsa’nın Diyarı”, çevredeki bir çok şehir ile de ticari bağlar kurmuştu.

 

Özellikle Roma’nın M.Ö. 72 yılında burayı ele geçirmesi, sonrasında da başkent Konstantinopolis yani İstanbul’un buraya yakın mesafesi nedeniyle, dikkatleri çekmeye başlamıştı. Hristiyanlığın da resmi din olmasıyla yarımadaya kilise ve bazilikalar inşa edildi. Nessebar’ın merkez kilisesi, başkent İstanbul’da olduğu gibi burada da Ayasofya olarak adlandırıldı. Böylece mimari görsellerin yanı sıra, ruhani bir boyut da kazanmış oldu.

812 yılında Han Krum, Nessebar’ı Bulgar Devleti sınırlarına dahil etti. Arada Bizans kontrolüne geçse de 1304 yılına tekrar Bulgar Devleti’nin toprakları arasına katıldı.

1453 yılında İstanbul’un fethedilmesi ile Osmanlı egemenliğine girdi. Bu dönemde de kiliseler yapılmaya devam edildi. Halkın inancına ve ibadetine dokunulmadı. Ayrıca buranın limanı, Karadeniz’deki ana ithalat ve ihracat merkezi oldu. Tanınan tüm geniş haklara  rağmen, 1878 yılında tekrar Bulgar Devleti sınırlarına dahil edildi.

Aslında balıkçılık, tarım ve özellikle bağcılık, ayrıca keten yetiştiriciliği en önemli geçim kaynaklarını oluşturuyorken, meşhur Sunny Beach yani Slunchev Bryag açılmasıyla, 1959 yılından sonra turizm epey gelişti. Bugün Nessebar Old City, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış, kilise ve antik dönem kalıntıları, nefis manzarası, orta çağ atmosferi ile yerli yabancı binlerce ziyaretçinin uğrak noktalarından biri haline gelmiştir.

Nessebar Old City’de Gezilecek – Görülecek Yerler

Daha Old City denilen eski Nessebar’a girerken, ziyaretçileri yarımadanın girişinde kocaman bir değirmen karşılayacak. Tarihi bir yapı değil elbette ama belki de bir zamanlar tarım ve buna bağlı ticaretin yoğun yapıldığını anımsatan hoş bir yapı.

Biraz daha devam edince sol tarafımızda otopark alanının da olduğu tekne ve yatların bağlandığı liman bölgesine ulaşıyoruz. Aslında benim tavsiyem değirmeni gördükten sonra yolun bitimi olan surlara kadar devam etmek ve varsa aracımızı burada park etmek. Gezmeye ise surların sağ tarafındaki restoranların olduğu sahilden başlamak.

Karşımızda gördüğümüz surlar oldukça eski. Bir zamanlar kenti dışarıdan gelen tehditlere karşı korumak için M.Ö 5/6. yüzyıllarda yapıldığı sanılıyor. Bu tehditler sadece düşman saldırıları değil, bulunduğu coğrafi konum nedeniyle doğal afetler ve büyük dalgalardı.

Yıllara meydan okuyan antik sur duvarlarının arkasındaki tarafta araca ihtiyacınız olmayacaktır. Zira yarımadanın içine arabayla da girmek mümkün değil. Daracık sokaklar arasında, klasik Karadeniz evlerinin gölgesinde dolaşmak, tarihi kalıntıları görmek çok keyifli.  Bu arada alanda bulunan tarihi yapıların tamamını gezebilmek imkansız. Çünkü kiliselerin çoğu sergi salonu olarak hizmet veriyor. Bazıları da açık değil.

Her yerde olduğu gibi burada da ‘en önemli’ sayılan, mutlaka görülmesi gereken yerler var. Aşağıda belirttiğim girişi ücretli olan kiliseler aynı zamanda müze hizmeti vermekte. Giriş ücretleri hemen hemen hepsinin farklı. Ama istenirse kombine giriş bileti alınarak daha ekonomik bir şekilde ziyaret gerçekleştirilebilir.

Açılış ve kapanış saatlerini de teyit etmekte fayda var. Çünkü her birinin hizmet verdiği saatler sezon takvimine göre değişiklik gösterebilir. Bunlara ek olarak  bir de pandemi kurallarını da hatırlatmakta fayda var. Geziye başlamadan önce Old Nessebar girişinde tam ortada bulunan merdivenleri çıktığınız zaman sağ taraftaki binadan, ya da rehberinizden bu konuda detaylı bilgi alabilirsiniz.

Nessebar Gezilecek Yerler

1- Saint Stephen Kilisesi

11-13. yüzyıllar arasında inşa edilen kiliselerden biridir. İnşa edilirken taş, tuğla ve devşirme yani eski binaların kalıntıları kullanılmıştır. Meryem Ana’ya ithafen yapıldığı için, O’nun hayatından sahneler, duvar resmi olarak işlenmiştir. Bu bağlamda 250 civarında duvar resmi, 1000’den fazla figür kullanılmıştır.

İncil’e göre olan Mesih Mucizeleri’nden sahneler, tüm aralıklarıyla verilmiştir. İsmini taşıyan Aziz Stephan, ellerini hasta insanların üzerine koyarak şifa veren, iyileştiren biriydi. Vaazlarından dolayı taşlanarak öldürülmüştür. Rivayete göre Meryem Ana, Stephan’ı ölmek üzereyken görmüş ve onun için dualar etmiştir.

16. yüzyıldan kalan boyası orjinal bir ikona ile, 18. yüzyıldan kalma ahşap oymalı taht oldukça ilgi çeken eserlerdendir. Yeni Psikoposluk Kilisesi olarak da kabul edilir. Yapı, müze olarak faaliyet göstermektedir. Çoğunlukla sabah saat 09.00’dan itibaren gezilebilir ama müzenin açılış ve kapanış saati sezon takvimine göre değişiyor. Buna dikkat etmek lazım.

2-  Pantokrator Kilisesi

13-14. yüzyıldan kalma ve bugüne kadar gelen en iyi korunmuş kiliselerden biridir. Dikdörtgen planlı, kiremit desenli bir yapıdır. Sergiler ve sanatsal faaliyetler için de kullanılmaktadır.

Kilisede Hz. İsa’nın simgesi pantokrator vardır. Cennetin ve yerin efendisi olarak resmedilmiştir. Başının etrafında bir daire vardır. Sağ eliyle zafer işaretini andıran taktis işaretini yaparken, diğer elinde de kitap yani İncil vardır. En çok rastlanan ikona figürlerinden birisidir. Ayrıca narteks altında yani giriş kısmında bir ortaçağ mezarı da bulunmaktadır.

3- Saint Spass Kilisesi

Nessebar’da Osmanlı döneminde  inşa edilmiş ve günümüze kadar ulaşabilmiş olan tek kilisedir. Küçük olmasına rağmen, oldukça tanınan bir kilisedir. 1609 yılından kalmış yapıda  Hz. İsa ve Meryem Ana’nın hayatından kesitler sunan ikonalar iyi korunmuş ve net bir şekilde görülebilmektedir. Bir Bizans prensesinin de mezar taşının çıkarıldığı kilise müze olarak hizmet vermektedir.

4- Saint Paraskeva Kilisesi

13-14. yüzyıl tarihli ve Nessebar’ın en iyi korunmuş olan kiliselerinden biridir. Neredeyse Old Nessebar’ın merkezi sayılabilecek bir konumda inşa edilmiştir.

Önündeki bakımlı bahçesi, kesme taş ve kullanılan motif yapısıyla dikkati çeken bir zerafete sahiptir. Balık kılçığı, zik zak, dama tahtası gibi çeşitli tuğla motifleri, yapının cazibesini arttıran görsel öğelerdendir. İçindeki figürler parçalar halinde koruma altına alınmış olan kilise, bugün sanat galerisi olarak hizmet vermektedir. Adını alan Paraskeva ise, rivayetlere göre Trakyalı zengin bir ailenin kızıdır. Fakat o ailesinin tüm zenginliğini bırakıp kendini fakirlere yardıma ve Hristiyanlığa adamıştır. Çok da genç bir yaşta hayatını kaybetmiştir.

5-  Etnoğrafya Müzesi

Bina, 1840 yılında inşa edilmiş iki katlı bir ev aslında. Günümüzde ise Nessebar’ın kültürel öğelerini tanıtan bir müze işlevi görmektedir. İçeride eski resimler, çeşitli aletler, dikiş makinesi, olta gibi yöre halkının günlük olarak kullandığı malzemeler sergilenmekte.

6- Saint Sophia Kilisesi

Kemerleri, üçgen çatısı, zemin kaplamaları ile 5. yüzyıl sonlarına tarihlenen kilise, minik yarımadanın merkezinde sayılabilecek bir konumdadır. Şu andaki iskelet yapısıyla her saat görülebilir. Eski psikoposluk olarak kabul edilmiştir. İstanbul’un Roma tarafından başkent ilan edilmesi sonrasında, İstanbul’un en kutsal yapısı Ayasofya kilisesi gibi, bu yapı da Nessebar’ın merkezi kilisesi sayılmaktadır.

7- Nessebar Arkeoloji Müzesi

Nessebar'ın girişinde yer alan tarihi bir yapıdır. Arkeolojik eserlerin bulunduğu bu müzeye de uğramak size bölge hakkında daha çok ipuçları verecektir. Küçük ama ilginç eserlerin olduğu müzeyi fırsatınız varsa mutlaka gezin.

8- Nessebar Antik Tiyatrosu

Staria Grad Plajı'nın ve Nessebar Limanı'nın yanında yer alan tiyatronun konumu çok güzel. Yenileme yapılan tiyatronun olduğu yere gidip manzaranın keyfini çıkartabilirsiniz.

Nessebar’da Yapılması Gerekenler

- Old City’nin girişindeki değirmenin altından büyüyen modern Nessebar ve eski Nessebar’a uzaktan bakın, resimlerini çekin.

- Kilise müzeleri ziyaret edin.

- Antik dönem kalıntılarını görün.

- Sokaklar arasında satılan yerel ürünlerden satın alın. Benim tavsiyem yerel ressamların yaptığı minik tablo ve resimler. İmzalı ve tarihli bu sanat eserleri değerlerinin çok çok altında satılıyor.

- Gelmişken gül içerikli sabun, yağ, lokum gibi ürünlerden satın alın. Unutmayalım Dünya’nın en çok gül üreten ülkelerinin başında Bulgaristan var ve gül ürünleri çok meşhur.

- Yürüyebildiğiniz kadar yürüyün. Her sokak, her manzara sizi gerçekten büyüleyecek.

- Yerel ürünlerden tadın. Hatırlatmakta fayda var. Deniz ürünleri şahane ve çok hesaplı. Benim tavsiyem ne yerseniz yiyin, yanında mutlaka Shopska (Şopska) denilen salatadan tatmanız. Baniçka ise bir çeşit Bulgar böreği ve tadına bakmanız gerekenlerden.

- Dalış severler için çok güzel alternatifler var. Karadeniz’in bu berrak sularını mutlaka programınıza alın.

- Size bir gün yetmeyecek. Mutlaka konaklayın.

Nessebar’ı Gezerken Aklınızda Olsun;

* Bulgaristan Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen, alışverişlerde euro geçmiyor. Esnaf bu konuda epey katı. Yerel para birimi leva taşımanız gerekiyor. Elbette kredi kartı da kullanabilirsiniz.

* Hizmeti sunan haklıdır, müşteri değil.

* Kiliselerin çoğunda fotoğraf çekmek yasaktır.

* Restoranlarda servis oldukça yavaştır.

* Kendi aracınız ile gitmeyi düşünüyorsanız, park ve trafik kurallarına mutlaka riayet ediniz.

Karadeniz kıyısında ülkemizin Amasra ilçesini andıran Nessebar kesinlikle görmeye değil çok keyifli bir rota. İyi geziler...

Seyahatleriniz RehberName tadında olsun...

 

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.