Anadolu’da Kadim Bir Selçuklu Camisi: Siva Sitti Hatun Camii

Anadolu’da Kadim Bir Selçuklu Camisi-Siva Sitti Hatun Camii

Profesyonel Turist Rehberi Gökhan Koç'un Kaleminden;

Siva Sitti Hatun Camii nerededir? Ne zaman ve kim tarafından yaptırılmıştır? Caminin özellikleri nelerdir? Camide bulunan semboller nelerdir ve ne anlam ifade eder?

Türkler için Batı’ya göç etme meselesi hem İslamiyet öncesi hem de İslamiyet sonrası hep var olan sosyolojik bir olgudur. Hunlar, Avarlar, Uzlar, Peçenekler, İskitler bunlardan öne çıkan kadim Türk topluluklarıdır. Her göç bir kültürleşme veyahut kültürlenme olarak addedilebilir. Çünkü kavimlerin göç etmesi demek aynı zamanda kültürlerin de göç etmesi anlamına geliyor. Yüzyıllardır Hellenistik, Roma mimarisiyle bütünleşen Ön Asya yani Anadolu coğrafyası Türklerin Anadolu’ya gelmesi ile birlikte ayrı bir mana kazanmıştır. Selçukluların doğudan getirdiği medeniyetin izlerini bugün hemen bütün bir Anadolu’da görmek mümnkün. Camiler, medreseler, köprüler, şifahaneler vs. Selçuklu mabedi; Siva Sitti Hatun Camii..

Kaynak: www.develi.bel.tr/kesfedin/tarihi-camilerimiz/siva-sitti-hatun-camii

Taş kabartma diyince aklımıza Selçuklu gelir. Divriği Ulu Camii, İnce Minareli Medrese vs birçok örnekler var. İşte bu harika örneklerden biri de Kayseri Develi'deki Siva Sitti Hatun Camii...

Göçeroğlu Nasrullah ve eşi Siva Sitti Hatun tarafından H. 680/M. 1282 tarihinde inşa ettirilmiştir. Cami sade kesme taştan IV. Kılıçarslan’ın oğlu 3. Keykavus zamanında 1281 yılında yaptırılmıştır.

Kaynak: www.develi.bel.tr/kesfedin/tarihi-camilerimiz/siva-sitti-hatun-camii

Her camiinin bir kitabesi olduğu gibi elbette bu muhteşem yapıya da kitabe konulmuş.

1. kitabenin mealen anlamı şöyledir: "Bu mübarek camiinin yapılmasına Allah mülkünü daim kılsın iki kıblenin özlemi ile tutuşan ümmetlerin dizginlerini elinde bulunduran din ve dünyanın bereketi yüce sultan Kılıçarslan oğlu Keyhusrev zamanında emredilmiştir."

Bu kitabenin altındaki dört satırdan oluşan, Selçuklu nesihi ile yazılmış ikinci bir kitabe daha bulunmaktadır. Bu kitabede mealen şöyledir: "Allah’ın rahmetine muhtaç zaif kulu Göçer Aslan oğlu Nasrullah ve Allah’ın rahmeti ve rızasına muhtaç onun zaif cariyesi Sad kızı Siva Sitti tarafından Allah başarılarını ihsan ve hayırlarını onlara yad eylesin."

Selçuklular hakkında en güzel söylenecek söz nedir diye sorsanız cevabım herhalde "İnancını taşa yazan medeniyet" olurdu. Hadi birlikte bu güzel Selçuklu eserinin sembolizm açısından da çok önemli bölümlerini hep birlikte keşfedelim..

Caminin taç kapısında girişin üzerinde bir güneş kürsüsü karşılar ki Orta Asya Türk kültürünün Türk İslam mimarisine nasıl yansıdığını gösterir bize...

Kapının hemen solunda harika bir sadaka taşı bulunur...

Taç kapının hemen sağında sultanın ya da yöneticinin tehlike anında hemen çıkıp ata binmesi için ayrı ve yüksekçe bir giriş bulunur...

Kapıdan içeri girdiğinizde sizi hemen sağda bayramlarda içine çeşitli şerbetler doldurulan 313 yıllık bir şerbet çeşmesi karşılar.. Üzerinde "Sahibul Hayrat Osman" yazmaktadır...

Gelelim taç mihraba... Mihraba dikkatli bakarsanız başında tacı ve yanlara doğru dökülen şalı olan bir kadını anımsatır...

Mihrabın içinde bulunan 8 yuvarlak siyah mermer zamanında aydınlatma görevi görürmüş. Aklınıza Mısırlıların çokça yapıtlarında istifade ettiği gündüz Güneş ışığını alıp gece etrafa yansıtan Lipus taşı gelebilir. İşte bu özellik tam da onun gibi.

Hemen kenarlarda bulunan süslemeler ''iyi insan ve kötü insanı'' tasvir eder. Bu iki farklı kabartmanın alt kısımlarında yuvarlak süslü kabartmalar kalbi temsil eder ve iyi ve kötü insanın başlangıçta  aynı ve temiz kalplere sahip olduklarını, soldaki iyi insanı temsil eden kabartmanın en yukarısında bulunan ve kalbi temsil eden süslü yuvarlak kabartma iyi insanın başlangıçtaki halini koruduğuna; sağdaki kötü insanı temsil eden kabartmanın en yukarısında bulunan ve kalbi temsil eden düz yuvarlak kabartmanın ise kötü insanın zaman içerisinde işlemiş olduğu kötü fiilleri sebebi ile kalbinin ilk baştaki halini korumadığını anlatmaktadır.

Mihrabın kenarlarındaki sütunlar mermerdir, deprem sütunlarıdır ve bugün hala dönmektedir. Dönüyor olması yapının sağlam olduğunu gösterir.

Soldaki sütunun başlığında 3 kaplumbağa figürü sağdaki sütunun başlığında ise 3 kartal figürü bulunur ve bunlar iki ayrı hadisi şerifi temsil eder...

3 kaplumbağa sabrı temsil eder ve ''Sabır üç çeşittir: 1- Belaya, musibete sabır. 2- Din bilgilerini öğrenirken ve ibadetlerini yaparken sabır. 3- Günah işlememek için sabır. Belaya sabredene 300, ibadet yapmaya sabredene 600, günah işlememeye sabredene ise 900 derece ihsan edilir.'' hadisini temsil eder.

3 kartal ise uyanıklığı ve avcılığı temsil eder. ''Kartallar nasıl ki avcı olur sizler de gece ibadetlerinin avcısı olun.'' hadisini temsil eder.

İçinizden ‘Ne müthiş bir Sembolizm!’ dediğinizi duyar gibiyim.

 

 

 

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.