Söğüt Gezi Rehberi | Söğüt’te Gezilecek Yerler

Söğüt Gezi Rehberi | Söğüt’te Gezilecek Yerler

Bilecik’in Söğüt ilçesine gidiyoruz. Osmanlı Devleti’nin yeşerdiği Söğüt’te gezilecek yerler nelerdir? Söğüt’te neler yapılır? Dünden bugüne Bilecik-Söğüt…

Kuruluşun ve Kurtuluşun şehri kabul edilen Bilecik son yıllarda adından sıkça söz ettirir oldu. Aslında bir geç kalınmışlık bu. Zira Bilecik; üç kıtaya hükmeden, tarihin en uzun soluklu devletlerinden biri olan Osmanlı’nın ilk kurulduğu coğrafyadır.

Söğüt ve Domaniç isimlerini tarih derslerinden hepimiz iyi hatırlarız. Buralar Osmanlı İmparatorluğu’nun tarih sahnesine ilk çıktığı yerlerdir. Ertuğrul Gazi, Osman Gazi, Şeyh Edebali aklımıza kazınan önemli şahsiyetlerdir. İşte bu yazımızda Söğüt’ün tarihinden ve öneminden bahsedeceğiz. Söğüt’e yolunuz düştüğünde gezilecek yerleri sıralayıp sizleri uzun bir tarihi yolculuğa çıkaracağız.

Söğüt’e nasıl gidilir? Söğüt’ün tarihi, gezilecek yerleri… Söğüt’ün neyi meşhur, Söğüt’te ne yenir ve dahası yazımızın devamında…

Söğüt Nerede?

Söğüt, Bilecik iline bağlı bir ilçedir. Bilecik’in yaklaşık 28 km güneybatısında yer almaktadır. Bozüyük’e 22 km, Eskişehir’e 50 km, Bursa’ya 135 km, İstanbul’a 200 km, Ankara’ya 280 km uzaklıktadır.

Peki Söğüt’e nasıl ulaşım sağlanır? Şayet Ankara yönünden geliyorsanız Eskişehir’i geçip Oluklu üzerinden Söğüt’e varabilirsiniz. Bursa yönünden geliyorsanız 2 yol var; birincisi Yenişehir-Bilecik üzerinden, ikincisi İnegöl-Bozüyük istikametinden. Bozüyük’ün içinden Günyarık köyünden ilerlerseniz bu yolun biraz virajlı olduğunu bilmenizde fayda var.

Söğüt Konum için Tıklayınız…

Söğüt Kaç Günde Gezilir?

En çok sorulan soru Söğüt ne kadar sürede gezilir? Söğüt küçük bir yerleşim. 2 saat içinde rahatlıkla aşağıda sıralayacağımız yerleri gezebilirsiniz. Üstelik Söğüt’ten çıkıp Dursun Fakıh Türbesi’ni ve Bilecik merkezi de aynı gün içinde gezebilirsiniz. Yani bir dolu dolu gün size Bilecik-Söğüt geziniz için yeterli olacaktır.

Söğüt Hakkında Genel Bilgi

Söğüt, Marmara Bölgesi’nin doğusunda, Bilecik iline bağlı bir ilçedir. Bu şirin ilçe yaklaşık 18 bin kişilik bir nüfusa sahiptir. Kendisi küçük ama tarihi değeri çok büyük olan Söğüt Osmanlı döneminden izler taşımaktadır.

Osmanlı Beyliği’nin ilk başkenti olarak kabul edilen Söğüt kimi tarihçiler tarafından imparatorluğun başkenti olarak görülse de, Halil İnalcık ve bazı tarihçiler Osmanlı’nın ilk başkenti olarak Bursa’yı kabul eder. Beylikten devlete geçişte önemli bir rol oynayan Bursa imparatorluğun, Söğüt ise beyliğin başkenti olarak kabul edilmektedir.

Bu tartışmayı tarihçilere bırakmak en doğrusu. Fakat Söğüt’ün Osmanlı’nın ilk kurulduğu yer olduğu bilgisi net.

Söğüt tarih boyunca farklı isimlerle anılmıştır; Antik dönemde “İtez”, Doğu Roma döneminde “Thebasion, Sebasion”, bazı islami kaynaklarda “Beldd us Safsaf”, Farsça kaynaklarda “Hıtta-i Bid”. Bid ve Safsaf kelimelerinin Söğüt ağacı anlamına geldiğini belirtelim. Günümüzde de Türkçe olarak Söğüt ismi kullanılmaktadır.

Söğüt’ün tarihi hakkında biraz bilgi verelim. Söğüt, antik dönemde Bitinya (Bithynia) denilen bölgede yer almaktaydı. Tarihi İpek Yolu Bilecik ve Söğüt’ten geçmekteydi. Orduların geçiş güzergahı üzerinde bulunan Söğüt’ün ilk yerleşimi ne zaman başladı bilinmemektedir. Fakat asırlar boyu birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.

Bitinya’nın son kralı olan IV. Nikomedes (Nikomedes Philopator) ölmeden önce vasiyetle ülkesini Roma’ya hediye etmiştir. Bu şekilde ölümünden önce vasiyetle topraklarını Roma’ya veren Pergamon Kralı III. Attalos gibi IV. Nikomedes de aynı centilmenliği yapmıştır. Böylelikle Anadolu’nun kapıları Roma’ya daha ivedilikle ve kolayca açılmıştır. Akabinde Söğüt de Roma hakimiyetine girmiştir.

Roma’nın ikiye bölünmesinin ardından Söğüt Doğu Roma (Bizans) topraklarına dahil edilmiştir. Söğüt’ün yerleşim yeri olarak ortaya çıktığı dönem XIII. yüzyıl kabul edilmektedir. Tarihçilerin ortaya koyduğu görüşe göre; Söğüt ve Domaniç Ertuğrul Gazi ve atalarına Anadolu Selçuklu Hükümdarı I. Alaaddin Keykubat tarafından verilmiştir. Söğüt’ü kışlak, Domaniç’i yaylak olarak kullanan Kayılar Anadolu Selçuklu Devleti’ne destek vermiş ve bu bölgeye yerleştirilmişlerdir.

Ertuğrul Gazi Söğüt’te vefat etmiş ve buraya defnedilmiştir. Ardından yönünü batıya çeviren oğlu Osman Gazi Bursa’yı kuşatmış fakat Bursa’nın alındığını göremeden vefat etmiştir. Orhan Gazi’nin yarım kalan işi bitirmesiyle de Bursa fethedilerek devletin ilk başkenti olmuştur.

Osmanlı döneminde Söğüt idari bakımdan Bursa (Hüdavendigar) sancağına bağlıydı. XVII. yüzyılda Evliya Çelebi Söğüt’ü ziyaret etmiş ve şu cümleleri kurmuştur: “Söğüt, Bursa sancağı hükmünde, Lefke kazası nevahisinde hakimli, bağlı bahçeli, arı havası, lâtif bir kasabadır. 700 kadar kiremitle örtülü Türk hanelerini havi, müteaddit camili, han ve hamamlı, çarşı ve pazarlı bir yerdir.”

Milli Mücadele yıllarında Söğüt iki kez Yunan işgaline uğramıştır. İkinci İnönü Savaşı sırasında (1921) Yunanlar Söğüt’e saldırmış fakat sadece 6 gün burada kalmışlar, sonrasında çekilmişlerdir. Aynı yıl ikinci kez saldırıya uğrayan Söğüt bu kez 13 ay Yunan işgali yaşamış ve en son 4 Eylül 1922’de kurtulmuştur.

Söğüt’ün ilçesinin geçim kaynağı tarım, hayvancılık ve sanayidir. Son yıllarda turizm potansiyeli biraz daha artış göstermiştir. İlçede her yıl Eylül aynın ikinci haftası Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri yapılmaktadır.

Günümüzde Bilecik’in ilçesi olan Söğüt Osmanlı Devleti ile parlamış ve devletin ilk yeşerdiği yer olarak tarihte yerini almıştır. Bu şirin ama tarih kokan ilçeyi mutlaka görmelisiniz.

Söğüt’te Gezilecek Yerler

Söğüt merkezde ve yakın konumda gezilecek yerleri sıralayalım. İlçenin merkezinde yürüyerek gezeceğiniz yerler olduğu gibi araçla gideceğiniz yerler de var. Gezinize direk Söğüt merkezden başlarsanız aşağıdaki sıralanan yerleri adım adım görüp sonra Ertuğrul Gazi türbesine geçebilirsiniz. Veyahut Bilecik yönünden geliyorsanız ilk önce Ertuğrul Gazi türbesini gezip sonra Söğüt merkezi yürüyerek gezebilirsiniz. Tercihi size bırakıp Söğüt gezilecek yerleri sıralayalım.

1. Hükümet Konağı ve Atatürk Anıtı

Söğüt merkezin en büyük caddesi olan Ertuğrul Gazi Caddesi’nden ilerlediğinizde Hükümet Konağı’nın önüne ulaşıyorsunuz. Meydanda Atatürk Anıtı sizi karşılıyor. Bu gösterişli anıt 1999 yılında Prof. Dr. Şahin Özyüksel tarafından yapılmıştır. Eskişehir-Seyitgazi doğumlu olan ve 2011’de vefat eden heykeltıraş ve akademisyen Şahin Özyüksel Atatürk Anıtı üzerine Türk tarihinden izler kazımıştır.

Atatürk Anıtı’nın üzerinde 16 Türk devletinin isimleri ve önemli devlet adamlarının yüzleri, Osman Gazi’den itibaren Osmanlı tarihinde yer alan önemli savaşlar, Atatürk’ün bazı inkılapları ve Türk Kurtuluş Savaşı’na damga vurmuş olan muharebelerin adları yazmaktadır. Anıtın etrafında tur atıp dikkatli bir inceleme yaparsanız bunları göreceksiniz. En yukarıda 8 köşeli Türk yıldızının içinde yer alan Atatürk kabartması da oldukça etkileyicidir.

2. Kaymakam Çeşmesi

Kaymakam Sait Bey Çeşmesi olarak da bilinir. Meydanda ilk dikkatinizi çekecek olan tarihi yapılardan biridir. Zira mavi tonlardaki çinileriyle ben buradayım dercesine size sesleniyor.

Çeşmeler Osmanlı döneminde görmeye alışık olduğumuz mimari yapılar arasında ilk sıralardadır. Genellikle köy meydanlarına, cami avlularına ya da camiye yakın konuma inşa edilen çeşmeler dönemin mimarisinden izler taşırdı.

Söğüt Kaymakam Çeşmesi de Çelebi Mehmet Camii’nin hemen ön tarafına ve ilçenin tam merkezine inşa edilmiştir. 1919 yılında Söğüt Kaymakamı Sait Bey tarafından yaptırıldığı için kısaca Kaymakam Çeşmesi olarak geçmektedir.

Mermerden yapılan ve Kütahya çinileri ile süslenen çeşmenin dört cephesi bulunmaktadır. Neo klasik tarzda inşa edilmiş olup üç kenarının ortalarında vazo şeklinde yalakları vardır. Bir kenarında çeşme ve yalak bulunmaz. Vazo biçimli yalakların her iki tarafında altı köşeli yıldız bulunmaktadır. Çinileri biraz zarar görmüş olsa da Kaymakam Çeşmesi oldukça gösterişli ve dikkat çekicidir.

3. Çelebi Sultan Mehmet Camii

Kaymakam Çeşmesi’nin hemen arkasındaki tarihi camidir. Beşinci Osmanlı padişahı I. Mehmet tarafından 1414-1420 arası inşa edilmiştir. Halk arasında Çarşı Camii veya Ulu Camii olarak da anılmaktadır. Günümüzdeki cami orijinal değildir. Bugünkü yapı II. Abdülhamit döneminde eski caminin yerine yeniden inşa edilmiştir. Aslına göre daha geniş ve daha büyük boyutta yapılmıştır.

Cami ilk yapımında çok kubbeli olarak inşa edilmiştir. Abdülhamit dönemindeki yenilemede aynı şekilde çok kubbeli olarak tasarlanmıştır. İç süslemeleri son dönem mimarisini yansıtmaktadır. Kahverengi tonlarda kalem işçiliğinin hakim olduğu camide minber ahşaptan yapılmıştır. İçeriyi aydınlatma amaçlı merkez kubbeye fener konulmuştur.

12 kubbeli dikdörtgen planlı cami ilçedeki en eski eserlerden biridir. Fetret dönemini bitirip devleti tekrar ayağa kaldıran; tarihçiler tarafından da “İkinci Kurucu” kabul edilen Çelebi Mehmet çok genç yaşta vefat etmiştir. Mezarı Bursa’daki Yeşil Türbe’ dedir.

4. Söğüt Ertuğrul Gazi Müzesi

Söğüt Müzesi ilçe merkezindeki Ertuğrul Gazi Caddesi üzerindedir. Müzenin girişi ücretsizdir. Pazartesi haricinde haftanın diğer günleri 09:00 ile 18:00 arası ziyarete açıktır. Buraya gelmişken bu şirin müzeye uğramak lazım.

Üç katlı ahşap binanın tam yapım tarihi belli değildir. Fakat 1900’lü yılların başında belediye başkanı Memiş Ağa tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. Yapıldığı dönemde Sargı Evi olarak hizmet veren bina ardından verem savaş dispanseri ve tekel deposu olarak kullanılmıştır. Sonrasında koruma altına alınan bina 2001 yılında müze olarak hizmet vermeye başlamıştır.

Müzenin girişinde sizleri Ertuğrul Gazi’nin büstü karşılıyor. Ertuğrul Gazi’nin oğlu Osman Gazi’ye söylediği söz yazıyor:

“Bak Oğul!

Beni kır, Şeyh Edebali’yi kırma. O bizim boyumuzun ışığıdır. Terazisi dirhem şaşmaz, bana karşı gel ona karşı gelme. Bana karşı gelirsen üzülür incinirim. Ona karşı gelirsen gözlerim sana bakmaz, baksa da görmez olur. Sözümüz Edebali için değil, senceğiz içindir. Bu dediklerimi vasiyetim say.”

Müzenin içerisinde yöresel kıyafetler, günlük kullanılan eşyalar sergilenmektedir. Daha çok etnografik eserin yer aldığı müzede Roma döneminden kalan arkeolojik eserler de mevcuttur.

5. Ertuğrul Gazi Mescidi (Kuyulu Mescit)

Kaymakam Çeşmesi’ne yani merkeze yakın konumdadır. Yürüyerek 5-6 dakikada ulaşabilirsiniz. Ertuğrul Gazi Mescidi içerisinde yer alan kuyudan dolayı halk arasında Kuyulu Mescit olarak anılmaktadır. Rivayete göre; Ertuğrul Gazi Söğüt’e geldiğinde çadırını buraya kurar ve 40 kişilik küçük bir mescit yaptırır.

Caminin içinde yer alan kuyudan hem Müslüman hem de gayrimüslimler su kullanmışlardır. Günümüzde bu kuyu kurumuş durumdadır. Kuyulu Mescit II. Abdülhamit döneminde yeniden inşa edilmiş, zaman içinde de onarımlar görmüştür. Son zamanlarda yine tadilata alınan mescit kare planlı, tek minareli ve tek kubbelidir.

Bu küçük ama çok kıymetli mescit Osmanlı’nın ilk eseri olarak bilinmektedir.

6. Söğüt Saat Kulesi

Ertuğrul Gazi Caddesi üzerinde yer alan Saat Kulesi aslında çok yeni bir eser. 2020 yılında tamamlanan kule Hamidiye Parkı içinde yer almaktadır. Etrafta oturma alanları bulunmaktadır. Saat kulesi 5 katlı olarak tasarlanmıştır. En yukarıda küçük bir çatı bölümü bulunmaktadır.

7. Hamidiye Külliyesi

Saat kulesinin hemen karşısındaki yapılar topluluğudur. Külliye; birbiriyle bağlantılı olacak şekilde belli bir yere toplanmış birkaç binadan oluşan yapılar topluluğuna denmektedir. Külliyeler cami esas olacak şekilde caminin etrafında yapılan birçok farklı binadan meydana oluşmaktadır. Söğüt Hamidiye Külliyesi de Hamidiye Camii, Hamidiye İdadisi ve Darüleytam denilen üç yapıdan oluşmaktadır. Sırayla bu yapıları ele alalım.

7.1. Hamidiye Camii

Külliyenin en dikkat çeken yapısıdır. II. Abdülhamit döneminde 1903-1905 yılları arasında inşa edilmiştir. Cami iki minareye sahip olduğundan halk arasında Çifte Minareli Camii olarak da anılır. Kare planlı ve tek kubbelidir. Caminin duvarlarında kırmızı renge çalan kesme taş kullanılmıştır. Kurşun kubbeyle örtülü cami klasik Osmanlı mimarisinden izler taşımaktadır. Caminin içi sade olup ibadete açıktır.

7.2. Hamidiye İdadisi

Külliyenin en kıymetli bölümlerinden biri olan idadi eskiden lise derecesindeki okullara verilen isimdi. Hamidiye Camisi’nin hemen karşısındadır. Cami ile aynı dönemde inşa edilmiştir. Bodrum üzerine iki katlı ve her iki katı da aynı planda yapılmış olan idadi 2008 yılında onarım görmüştür. Günümüzde halk kütüphanesi olarak hizmet vermektedir.

Kırmızı kesme taştan inşa edilen idadiye güney ve kuzey yönlerden olmak üzere karşılıklı iki kapıdan giriş çıkış yapılıyordu. Yapının iki yana eğimli olan kırma çatısı vardır. Binanın içi oldukça sade olup tavan süslemeleri dikkat çekmektedir. Tavanlarda 6 köşeli ve 8 köşeli yıldızlar mimari anlamda önemlidir.

Hamidiye İdadisi’nin en dikkat çeken kısmı giriş kapısının en üstündeki Osmanlı armasıdır. Bu arma Osmanlı döneminden kalan 2 orijinal armadan biridir. Diğerinin Topkapı Sarayı’nda olduğunu biliyoruz. Üstelik büyük bir mermer üzerinde bulunan bu armanın İstanbul’dan dokuz mandanın çektiği bir arabayla buraya getirildiği söylenmektedir.

7.3. Darüleytam (Yetimhane)

Arapça “dar” ve “eytam” yani “ev” ve “yetimler” kelimelerinin birleşmesinden oluşan darüleytam yetimler evi, yetimhane anlamına gelmektedir. Kimi kaynaklarda 1905’de aynı dönemde II. Abdülhamit tarafından yaptırıldığı yazmakla birlikte kimi kaynaklarda 1916 yılında Sultan Mehmet Reşad’ın isteğiyle I. Dünya Savaşı’nda anne ve babaları şehit düşen yetim çocuklar için inşa edildiği söylenmektedir. Bu yetim çocuklar burada hem barınabiliyor hem de eğitim alabiliyordu.

Yapı iki katlıdır ve katlar birbiriyle benzerlik göstermektedir. Giriş kapısı üzerinde çini süslemeler vardır. Cumhuriyet döneminde Söğüt Lisesi olarak kullanılan yapı 2009 senesinde yenilenerek Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’ne tahsis edilmiştir. 2020 Mart ayı itibariyle de Söğüt Belediye Başkanlığı’na tahsis edilmiştir. Günümüzde Söğüt Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü olarak hizmet vermektedir.

8. Türk Büyükleri Abidesi

Söğüt merkezden buraya ulaşmanız için aracınıza binmeniz gerekiyor. Ya da zorlamaz derseniz yürüyebilirsiniz. Ertuğrul Gazi’nin türbesinin hemen karşısındaki Türk Büyükleri Abidesi’nin girişi ücretsizdir. Zaten Söğüt’te hiçbir yere giriş ücreti ödemiyorsunuz.

Burada Türk tarihine damga vurmuş isimlerin büstlerini göreceksiniz. Metehan’dan Atatürk’e kadar Türk devlet kurucularının büstleri oldukça etkileyici. Ayrıca bu yeşil alan her yıl Söğüt Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri’nin düzenlendiği yerdir.

9. Ertuğrul Gazi Türbesi

Söğüt’e gelip de Ertuğrul Gazi Türbesini ziyaret etmemek olmaz. Ertuğrul Gazi, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin babasıdır. Oğuzların Kayı boyundan olup Söğüt’e yerleşen Türk boyuna önderlik etmiştir. Burada yaşamış ve hayatını burada kaybetmiştir.

Türbenin yapım tarihi net olmasa da Osman Gazi’nin babasının ölümünden sonra ona açık bir mezar yaptırdığı, Çelebi Mehmet döneminde türbenin yaptırıldığını biliyoruz. 1737 yılında III. Mustafa tarafından yenilenmiş, akabinde II. Abdülhamit tarafından onarılmıştır. Bu düzenleme sırasında mezarlığın giriş kısmına 2 adet çeşme eklenmiştir. Çeşmenin kitabesinde Abdülhamit tarafından yapılan onarımdan bahsedilmektedir.

Ertuğrul Gazi Türbesi altıgen planlıdır. Üzeri Kubbe ile örtülü olan türbeye dikdörtgen bir girişten ulaşılmaktadır. Türbeye girmeden hemen sağda Ertuğrul Gazi’nin eşi Halime Hatun’un mezarı yer almaktadır. Türbenin içerisinde yeşil bir örtü ile kaplanmış sanduka Ertuğrul Gazi’nin sandukasıdır. Sandukanın etrafında farklı ülkelerden getirilen topraklar ve Türk devletlerinin bayrakları yer almaktadır.

Türbe içerisinde mihrap vardır lakin içeride namaz kılınmaz. Osman Gazi’nin vefatında ilk defnedildiği yer Söğüt idi. Fakat Bursa’nın fethiyle beraber Osman Gazi’nin naaşı, vasiyeti üzere oğlu Orhan Gazi tarafından Bursa’ya götürülmüş ve Tophane’deki mezarına konmuştur. Ertuğrul Gazi Türbesi içinde Osman Gazi’nin ilk kabir taşı da bulunmaktadır.

Yunan işgalinin yaşandığı Söğüt o yıllarda maalesef yakılmış, halk zulüm görmüştür. Bu işgal sırasında Ertuğrul Gazi’nin türbesine ve etrafına da saldırılar olmuştur. Türbenin pencere kepenklerine iyi bakarsanız 1921 yılında buraya gelen Yunan askerlerin sıktıkları kurşunların deliklerini görürsünüz. Mezarda yatanlara bile saygısı olmayanların Söğüt’te halka verdiği zarar kan dondurucu bir gerçek.

Ertuğrul Gazi Türbesi’nin avlusunda daha birçok mezar yer almaktadır. Eşi Halime Hatun, oğulları Savcı Bey ve Gündüz Bey; Ertuğrul Gazi’nin kardeşi Dündar Bey, silah arkadaşları Konur Alp, Akçakoca, Abdurrahman Gazi, Karamürsel, Saltuk Alp, Hasan Alp, Aktimur Bey, Emir Ali, Hamit Bey, Çoban Mirza Bey, Aydoğdu Bey, Gündüz Bey, Aykut Alp, Akbıyık Bey, Yorgan Ata, Pazarlu Bey, Kaplan Çavuş gibi önemli isimler de buradadır.

Türbeden biraz ileri yürüdüğünüzde 2022 yılında yapılmış olan Ertuğrul Gazi Camii ve Darülkurrası karşınıza çıkacaktır. Yeni açılan camii ibadet amaçlı hizmet verirken, darülkurra da kuran öğrenmek isteyenler için hizmet veriyor. Yeni yapılan bu caminin içi mavi ve kahverengi tonlarda süslenmiştir.

10. Dursun Fakıh Türbesi

Ertuğrul Gazi Türbesi’nden yaklaşık 10 km uzaklıktadır. Bilecik yönüne doğru, yüksekçe bir tepe üzerinde yer alan türbede Osmanlı’nın öne çıkan isimlerinden Dursun Fakıh yatmaktadır.

Osmanlı’nın kuruluşuna şahitlik etmiş olan Dursun Fakıh Karaman doğumludur. O da tıpkı Osman Gazi gibi Şeyh Edebali’nin öğrencisi idi sonrasında ise damadı. Yani Osman Gazi ile bacanaktır. 28 Eylül 1299’da Karacahisar fethedildikten sonra Osman Gazi adına Cuma hutbesini okuyarak Cuma namazını kıldırmıştır. Böylece Osmanlı Devleti’nin ilk kadısı ve imam-hatibi olmuştur.

1327 yılında vefat eden Dursun Fakıh’ın türbesi 550 m. yükseklikteki tepe üzerindedir. İçeride sadece kendisinin sandukası yer almaktadır. Türbenin içi mavi tonlarda çinilerle süslenmiştir.

Söğüt’te Gezilecek Doğal Alanlar

Tarihi yerlerin dışında Söğüt ilçesi sınırlarında bulunan doğal alanlar da gezilebilir. Bazıları piknik yapmak için uygundur. Bu doğal alanlar; Kızıldamlar Barajı Göleti, Borçak Göleti, Zemzemiye Göleti, Rızapaşa Göleti, Yukarı Dere Kanyonu, Çaltı Kaplıcası gibi sıralanabilir.

Söğüt’te Konaklama

Söğüt’te konaklama seçenekleri çok değil. Fakat kalmanız gerekiyorsa merkezde Ayyıldız Otel’i tavsiye ederim. Mütevazi ve güler yüzlü bir işletme. Bu küçük ilçe için oldukça ideal.

Söğüt’ün Neyi Meşhur? Söğüt’te Ne Yapılır, Ne Yenir?

İpek Yolu güzergahında bulunan ve Osmanlı’nın ilk yeşerdiği topraklar olan Söğüt tarihin içinde sizi keyifli bir yolculuğa çıkaracak. Birkaç tavsiye; ilk dönemden son döneme kadar Türk tarihinden izler göreceğiniz Söğüt’te meşhur iğne oyalarından satın alabilirsiniz.

Meydandaki kahvelerden birinde çay eşliğinde bu derin tarihi soluyabilirsiniz. Peki Söğüt’te ne yenir? Diyelim acıktınız; Ertuğrul Gazi Türbesinin yakınındaki Türk Sofrası’nda pide ve et yemeklerinin tadına bakabilir, Kahvedan’da çay-kahve içip yorgunluk atabilirsiniz. Merkezde de restoranlar mevcut. İbo Dayının Yeri küçük ama çok leziz bir mekan. Mutlaka uğrayın pişman olmazsınız.

Tercih sizin…

Söğüt’e bir kez dahi olsa yolunuzu düşürmelisiniz. Çok değil 2 ya da 3 saatinizi alacak olan bu gezi aklınızda kalacak. Bilecik merkezi de es geçmeyin derim. İyi geziler diliyorum.

Seyahatleriniz RehberName tadında olsun

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.