Alanya Gezilecek Yerler | Gezilecek En İyi 16 Yer

Alanya Gezilecek Yerler

Tarihiyle, kültürüyle, doğal güzellikleriyle, mağaraları ve plajlarıyla Alanya'da gezilecek yerler nelerdir? Alanya'da nereler gezilmeli, görülmeli?

Alanya, Dünya’nın en önde gelen ve en çok ziyaretçi çeken turizm şehirlerinden birisi olan Antalya’nın doğusundaki turistik ilçesidir. Antalya’ya yaklaşık 140 km. mesafede olan Alanya, yerli turistlerin yanı sıra özellikle Rus ve Almanların da gözbebeği diyebileceğimiz önemli bir turizm merkezi.

Bahsedilen yer Antalya’nın bir ilçesi olunca kuşkusuz herkesin aklına öncelikle deniz-kum-güneş üçlüsü geliyor ki böyle olması da gayet doğal. Her ne kadar Ege’de olduğu gibi birbirinden güzel koylar olmasa da, Akdeniz’in uçsuz bucaksız maviliklerinin, eşsiz plajlarının tadının doyasıya çıkarılabileceği bir kent Alanya.

Bulunduğu coğrafi konumdan dolayı, ülkenin farklı bölgelerinden insanlar hala mont kaban giyerken, Alanya’da deniz sezonu çoktan açılmıştır. Daha mart ayında denize girilmeye başlanır Akdeniz kıyılarında. Zaten bu denli nemli olan bir coğrafyada da serinlemenin başka bir yolu da yok diyebiliriz.

Akdeniz’i boydan boya geçen Torosların güney yamacında bulunan Alanya’da deniz-kum-güneş üçlüsü ilk sırada yer alır. Fakat tarihiyle, doğasıyla, kültürüyle ve flora-faunasıyla da gezmeye ve görmeye değer çok şeye sahip.

Karadan Antalya’ya yaklaşık 1 buçuk saatlik mesafede ama Antalya’nın iki havalimanından birisi olan Gazipaşa-Alanya Havalimanı, Alanya’ya ulaşımı kolaylaştıran en önemli unsur. Her ne kadar Gazipaşa ilçesinde bulunsa da, Alanya’ya sadece 40 km. uzaklıkta olduğunda ve ulaşımı çok daha rahat bir şekilde çözme seçeneğine de sahipsiniz.

Alanya'nın Tarihçesi

Alanya denince akla ilk gelen Selçuklular olur. Tabii bunda bütün Alanya’yı kuşbakışı görebileceğiniz Alanya Kalesi ve Kızılkule en büyük etken olmakla beraber çevrede de birçok han - kervansaray da bulunuyor. Fakat Alanya çok daha köklü bir geçmişe sahip.

Yapılan araştırmalarda geçmişi 20 bin yıl öncesine kadar gider Alanya’nın. Antik çağda Pamfilya Bölgesi sınırları içerisinde kalır. Hemen hemen bütün Anadolu için söyleyebileceğimiz uygarlıkların egemenliğine girmiş olan Alanya’nın bilinen en eski ismi Coracesium’dur.

Pers, Büyük İskender, Seleukos hakimiyetine girdikten sonra M.Ö. 65 yılında Magnus Pompeus tarafından Roma İmparatorluğu’na katılır. Bizans (Doğu Roma) ile beraber şehrin adı da Kalonoros olur. Güçlü bir hakimiyetin olmadığı dönemler de korsancılık faaliyetlerinin de etkin olduğu Alanya altın yıllarını Selçuklu Dönemiyle beraber yaşamaya başlayacaktır.

1221 yılında Alaaddin Keykubat tarafından alınan şehrin ismi de Alaiye olarak değiştirilir. Kale tahkim edilir ve Alanya’nın simgesi olan Kızılkule ve tersane inşa edilir. Anadolu Selçuklularının kışlık başkenti olur ve aynı zamanda Akdeniz donanmasının da merkezi olur.

1471 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından alınana kadar Karamanoğulları ve Memlükler egemenliğine giren Alaiye, 1931 yılında Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ziyareti sonrası Alanya ismini alır.

Özellikle Selçuklu Dönemi eserleri ile ön planda olan Alanya’da Pamfilya kentlerini, kanyonlarını, şelaleleri, mağaraları gezmeden, görmeden dönmemelisiniz.

Tabii bir de Alanya’ya kadar gitmişken taze ve ilaçsız haliyle muz tatmamak büyük eksiklik olur. Özellikle Alanya’da Gazipaşa istikametine doğru gittiğinizde bir süre sonra etrafınızın muz bahçeleriyle sarıldığını göreceksiniz.

Peki böylesine zengin olan Cebel-i Reis Dağı eteklerindeki Alanya’da nereler gezilmeli, görülmeli?

Alanya Gezilecek Yerler Listesi

1. Alanya Kalesi

Alanya gezilerinizde şehri gezmeye “olmazsa olmazlardan” şehrin simgesi Alanya Kalesi’ni gezerek başlayın. Antalya’nın tarih ve kültürel açıdan en zengin ilçelerinden biridir Alanya. Şehrin en görkemli yapısı ise şüphesiz 6 kilometreyi bulan surları ve ayakta kalan tarihi yapılarıyla Alanya Kalesi’dir. 

Alanya Kalesi bulunduğu yarımada üzerinde deniz seviyesinden yaklaşık 250 metre yüksekliktedir. Tabii bu görkemli surlar deniz seviyesine kadar iner, beraberinde bir çok tarihi yapıyı içerisine alır; Kızılkule, Tersane gibi...

Ulaşımı zor, korunaklı yarımada üzerinde yükselen kale şehrin her bir tarafından sizi selamlar. Alanya’nın ruhudur, şehre asalet katar, şehri ayakta tutar tıpkı asırlar boyunca medeniyetleri koynunda sakladığı gibi... Yaklaşık 2000 yıllık yaşıyla Alanya Kalesi, Anadolu’nun da en iyi korunmuş ve günümüze gelebilmeyi başarmış kalelerindendir.

2. Kızılkule ve Tersane

2000 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınan Alanya'nın simgesel yapısı olan Kızılkule , kızıl rengi ve sekizgen formu ile Anadolu Selçuklularından kalan en önemli eser dersek, nasıl bir yapı olduğunun da zihinlerde canlanmasına yardımcı olmuş oluruz sanırım. Hani bazı yapılar olur önünüze konduğunda hemen onunla özdeşleşmiş yer aklınıza gelir. İşte Kızılkule de Alanya için odur.

Şehir 1221 yılında Alaaddin Keykubat tarafından alındıktan sonra Selçukluların kışlık başkenti olmasının yanı sıra; nasıl Sinop Karadeniz için bir deniz üssü olduysa, Alanya da Akdeniz için bir deniz üssü olacaktır. Tabii ki böyle olmasının en önemli sebebi de Kızılkule’nin yanına inşa edilen 5 bölümlü tersane. Sultan Alaaddin Keykubat’ın karanın ve iki denizin sultanı olarak anılmasına vesile olan yerlerden birisi de Alanya’dır.

3. Alanya Arkeoloji Müzesi

Alanya Arkeoloji Müzesi, Alanya’ya geldiğinizde gezinize ilk olarak başlayabileceğiniz noktalardan birisidir. Alanya Kalesi’ne çıkan yolun başlangıcında, teleferiğe, Damlataş Mağarası ve plajına oldukça yakın bir noktada bulunan müze şehrin tam merkezinde bulunuyor.

Alanya’nın tarihi zenginliklerini en güzel yansıtan yerlerden birisi olan Alanya Arkeoloji Müzesi, köklü bir tarihe sahip olan bu coğrafyanın günümüze kadar kalmış en nadide örneklerinden birkaçını görebileceğiniz zengin bir müzedir.

4. Damlataş Mağarası ve Damlataş Plajı

Alanya’da tam merkezde bulunan kale şehri ikiye böler. Kalenin batısında kalan bölgede ve hemen kalenin alt tarafında incecik kumu ve masmavi deniziyle bulunan plaj ise Damlataş Plajı'dır. Bu plajın bu isimle adlandırılmasının sebebi ise hemen arkasında bulunan, ülkemizin de ilk turizme açılmış mağarası olan 15 bin yaşındaki Damlataş Mağarası’dır. Her ne kadar Alanya plajlarıyla ünlü olsa da mağara gibi doğal oluşumlar açısından da zengin bir şehirdir.

5. Alanya Atatürk Evi Müzesi

Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 1935 yılında Alanya ziyareti sırasında kısa da olsa kaldığı ev günümüzde müze olarak ziyarete açıktır.

Alanya’ya geldiğinizde yarım saatinizi bu müzeye ayırıp hem Atatürk’ün hatıralarını yad edebilir hem de klasik Alanya ev mimarisi ve Alanya kültürünü yaşayabilirsiniz. Etnoğrafik eserlerle donatılan müzede gelen ziyaretçilere Alanya yaşamı ve kültürü hakkında da bilgiler verilmektedir.

6. Kleopatra ve Keykubat Plajları

Kleopatra ve Keykubat Plajları, deniz, kum, güneş üçlüsünün vücut bulmuş hali ve bu üçlünün birbirine en yakıştığı yerlerden birisidir. Alanya’nın tercih edilmesinin ve bu denli meşhur olmasının da en önde gelen sebeplerindendir bu plajlar.

Alanya’ya geldiğinizde kabaca ikiye ayrılır. İkiye bölen yer ise tarihi yarımada olarak adlandırabileceğimiz, üzerinde Alanya Kalesi’nin olduğu çıkıntıdır. Doğusunda da batısında da birbiriyle yarışacak güzellikte plajlar bulunuyor. Kleopatra Plajı ise kalenin batısında kalan kısım. Kalenin doğusunda ise Keykubat Plajı bulunuyor.

7. Dim Mağarası ve Dim Çayı

Alanya tatilinizde mutlaka görmeniz gereken yerlerden birisi de Dim Mağarası’dır. Antalya ili birçok konuda olduğu gibi mağaralar olarak da ülkemizin en zengin yörelerinden birisi. Alanya'da irili ufaklı mağaralarıyla bu konuda Antalya’nın en zengin ilçesi denebilir. 232 metre yükseklikte ve yaklaşık 1 milyon yaşında olan Dim Mağarası da ülkemizde görebileceğiniz en güzel, en farklı mağaralardan birisi.

Mağaradan çıktıktan sonra seyir terasından aşağıya baktığınızda o güzel Dim Çayı’nın aktığı vadiyi görebileceksiniz. Toroslardan doğan 60 kilometrelik Dim Çayı’nın denize kavuşmadan önceki birkaç kilometresi turizme açılmış durumda.

8. Alanya Seyir Terası

Torosların eteklerinde kurulan bir şehir ve devamında masmavi bir Akdeniz. Alanya bütün cömertliği ile bu güzellikleri size sunarken, bu şehri kuşbakışı görebileceğiniz Seyir Terası da Alanya geziniz de görmeniz gereken yerlerden.

Alanya’dan tepelere doğru baktığınız da artık birçok yerde görmeye başladığımız I Love Alanya yazısını göreceksiniz ki işte seyir terası olarak adlandırılan yer de o bölge. Deniz seviyesinden 650 metre yükseklikte ve Alanya merkezden yaklaşık 6 km. uzaklıkta bulunan terasa, asfalt yoldan 15 dakikada ulaşabilirsiniz.  

Alanya, kale ve masmavi Akdeniz manzarasında bir şeyler atıştırabileceğiniz, içebileceğiniz bir tesis de bulunuyor. Piknik masaları, çay bahçeleri yanı sıra; seyir terası civarında da birçok kafe ve restaurant var.

9- Syedra Antik Kenti

Alanya’nın güzide antik kentlerinden biri olan Syedra Antik Kenti, Alanya’dan yaklaşık 20 kilometre mesafede, Seki Köyü sınırlarında yer alan kent. Alanya-Gazipaşa karayolunun 20. kilometresinde göreceğiniz tabeladan içeri doğru dönünce muz bahçelerinin arasından kıvrılarak ilerleyip önce asfalt sonra toprak yoldan 10 dakikalık yolculukla Syedra’ya ulaşılıyor.

Yüksekçe bir konumda enfes manzaraya sahip Syedra kenti sizi malesef bakımsız hali ile karşılıyor. Halbuki 2700 yıllık geçmişe sahip kent etrafı surlarla çevrelenmiş ve bir çok yapıya sahip zengin Kilikya kentlerinden biriydi.

Geçmişte “Syedron” adıyla anılan kent, Roma imparatorlarından Tiberius döneminde basılan sikkelerde bu isimle karşımıza çıkar. Stratejik konumu itibariyle hem dağ hem kıyı kenti özelliği taşıyan Syedra antik kenti anıtsal kapısı, sütunlu caddesi, hamamı, kilise, bazilika, tiyatro, anıtsal mezar, sarnıç gibi kalıntıları ile dikkat çekmektedir.

Girişi ücretsiz olan Syedra antik kentine uğrayıp muhteşem Akdeniz manzarası eşliğinde tarihe bir yolculuk yapabilirsiniz.

10. Sapadere Kanyonu, Şelale ve Cüceler Mağarası

Alanya‘ya yaklaşık 1 saat mesafede yer alan Sapadere Kanyonu doğal güzelliği ve billur suyu ile, Cüceler Mağarası ise ilginç oluşumlarıyla ziyaretçileri mest ediyor. Deniz, kum, güneş üçlüsünden sıkılıp doğayla baş başa kalmak isteyenlere alternatif iki rota; Sapadere Kanyonu ve Cüceler Mağarası. Üstelik yaz döneminde şehrin neminden ve sıcağından bunalanlar için de serin bir kaçamak imkanı. Şimdi birlikte bu doğal güzellikleri tanıyalım...

11. Alara Kalesi ve Alara Han

Alara Kalesi, Alanya’yı fetheden Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından fethedilen ve daha sonra içersine köşk – saray yaptırıldığı düşünülen kayalık tepenin üzerinde bulunan yapıdır.

Alara Han, kale fethedildikten sonra Alanya-Konya yolu üzerinde bulunan bölgeye hemen kalenin aşağısına Alara Çayı yanına 1231 yılında inşa ettirilir. Selçuklu han-kervansaraylarının güzel örneklerinden birisidir.

12. Şarapsa Han

Kızılkule ve Tersane gibi önemli yapıların yanı sıra, birçok han da inşa eden Selçuklular’ın bıraktığı önemli eserlerden birisi de II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1237 – 1238 yıllarında yaptırılan Şarapsa Han’dır. Alanya – Antalya yolu üzerinde 13. kilometrede bulunan han, Konaklı Beldesi’nde hemen anayolun sağında. Bu sebeple ulaşımı da oldukça rahat.

Selçuklu han – kervansaray örneklerinden birisi olan Şarapsa Han, "Şarafsa, Şarabsa ve Serapsu Hanı" gibi isimlerle de anılıyor. Uzun dikdörtgen planlı olarak inşa edilen hanın uzunluğu 71 metre, genişlği ise 11,5 metredir.

13. Değirmendere Şelalesi

Alanya’nın eşsiz güzellikleri ardından eğer Manavgat-Antalya istikametine doğru gidecekseniz, yol üstünde uğrayabileceğiniz güzel serin bir yer var: Değirmendere Şelalesi.

Yer Antalya olunca, hele bir de yaz aylarındaysanız serin kelimesi daha bir önem kazanıyor sanki. Manavgat sınırlarında yer alsa da, yol üstünde biraz zaman ayırarak görebileceğiniz bir doğal güzellik. Alanya’da Antalya’ya giderken 42 km sonra Kızılot mevkiinden sağa dönüyorsunuz. 13 kilometrelik asfalt bir yoldan sonra (Yer yer yol çalışmaları var ve daha iyi olacaktır.) şelaleye ulaşıyorsunuz. 

Yeşilliklerin arasında Saklı Cennet olarak da adlandırılan bir tesisin de bulunduğu şelale, aslında birkaç küçük şelaleden ve göletten oluşuyor. İsterseniz küçük göletlerde yüzebilirsiniz.

 

Bir Manavgat Şelalesi gibi olmasa da, Antalya’nın sıcağında yeşilliklerin arasında görülmeye değer yerlerden birisi. Yanındaki tesiste sabah vakti giderseniz kahvaltı da edebilirsiniz. Diğer zamanlarda yemek yiyebilir, bir şeyler içebilirsiniz.

14. Delik Deniz - Kral Koyu

Alanya merkeze yaklaşık 65 kilometre mesafede, Gazipaşa’ya ise 25 kilometre mesafede bulunan Delikdeniz Kral Koyu muhteşem denizi ve doğası ile büyülüyor adeta. Anamur istikametinden gelirseniz Anamur’dan neredeyse 65 kilometre uzaklıkta bulunuyor.

Antalya-Mersin yolundan devam ettiğinizde şayet Gazipaşa istikametinden geliyorsanız Muzkent’i geçince sağ tarafta göreceğiniz “Antiochia Ad Cragum” yazan tabeladan içeriye dönmeniz gerekiyor. Burada yer alan Jandarma Kontrol Noktası belirleyici olabilir sizin için çünkü jandarmadan hemen sonra sağa döneceksiniz. Aynı şekilde Anamur yönünden geliyorsanız da Güneyköy tarafından sola içeri girmeniz gerekiyor.

15. Yalan Dünya Mağarası

Yolunuz Alanya’ya ya da Gazipaşa’ya düşerse Yalan Dünya Mağarası’na mutlaka uğrayın. Dünyanın en uzun mağaralarından biri olarak bilinen 5 milyon yıllık mağaranın gizemi, renkli ışıklarla apayrı bir hava katılmış görselliği gelenleri büyülüyor.

Mağara Toros Dağları’nın içerisinde yer alıyor. Dünyanın en uzun mağaralarından biri olarak kabul edilen Yalan Dünya Mağarası’nın normalde uzunluğu 4 kilometre fakat siz yaklaşık 450 metrelik  kısmını gezebiliyorsunuz. Rivayete göre 1950’li yıllarda büyük bir göçük meydana gelmiş ve kalan kısım kapanmıştır. O yüzden bugün 450 metrelik kalan bölüm ziyarete açık.

16. Doğal Havuzlar

Antalya’nın en doğusunda, Alanya’nın gölgesinde kalmış bir yer var: Gazipaşa. Özellikle tropikal meyve deposu olarak da bilinen Gazipaşa, aslında Alanya’ya ulaşımı sağlayan en önemli yol olan havaalanına ev sahipliği yapan ilçe. 

Gazipaşa'da deniz var, kum var, güneş var ama bir de hiçbir yer de olmayan Doğal Havuzlar var. Gazipaşa’nın doğusundaki Koru Plajının doğusunda, deniz içerisinde kayalıklardan oluşan doğal yüzme havuzları. Tam bir doğa harikası. Kalabalık sevmeyenler, havuz olsun ama suyu deniz suyu olsun diyenlerin tercihi burası. Doğal Havuzlar, Gazipaşa’dan 6, Alanya’dan ise 50 km. uzaklıkta bulunuyor.

Halkın “Yalıtaşı” dediği bu oluşumlarda balıklarla beraber yüzerken, isterseniz hemen yanıbaşındaki Koru Plajı’nda isterseniz de yine hemen yanındaki restaurantta  vakit geçirebilirsiniz. Gazipaşa'da Gezilecek çok yer olduğunu da söyleyelim...

İyi Geziler.

 

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.