Efes Artemis Tapınağı | Antik Çağ'ın 7 Harikasından Biri

Efes Artemis Tapınağı

Antik Çağ'ın 7 Harikasından biri olan Efes Artemis Tapınağı'nın özellikleri nelerdir? Artemis Tapınağı kimler tarafından inşa edildi? Artemis'in Efesliler için önemi ve tapınağın özellikleri nelerdir?

“Yüce Zeus Heykeli’ni, Babil’in eşsiz asma bahçelerini, Mısırdaki yüksek piramitlerin devasa işçiliğini gördüm. Maosulos’un engin mezarını da… Ama Artemis’in bulutlar üzerine kurulmuş evini gördüğüm zaman diğer tüm harikalar parlaklığını zihnimde kaybetmişti. İşte Olympos’un dışında Güneş hiç bu kadar büyük bir şeye bakmadı.” demiştir Yunan Sidonlu Antipatros

Efes Artemis Tapınağı - Miniatürk

İlk defa Antik Çağ'ın 7 Harikasını derlemişti ve en üste de Artemis Tapınağı’nı koymuştu. Onun söylediği harikalardan 5 tanesi hala listede yerini korurken, sonradan Rodos Heykeli ve İskenderiye Feneri de eklendi. Ama bu ikisi de Artemis Tapınağı’nın en üstte olmasını engelleyemediler.

Efes kenti kurulmuş ve şehirde Artemis Kültü ağırlık kazanmaya başlamıştı. Doğanın, vahşi hayvanların, saflığın ve temizliğin sembolü, denizcilerin yol göstericisi Artemis, diğer İyonya kentlerinden ayrı olarak Efes’te daha bir el üstünde tutulmuş. Şehri koruyan, büyümesini sağlayan, insanları refaha kavuşturan Artemis’tir onlara göre…

Güzel Artemis - Selçuk Müzesi

Evet Athena Zeus’un kızıydı, koruyucuydu ama sanki Artemis daha fazla Zeus’un kızıydı. İkiz kardeşi Apollon ile birlikte Zeus’tan sonra tanrılar soyunun devamı olan güçlü varlıklardı. Elinde ok ve yay ile adalet dağıtıyordu. Annesi Leto’yu koruyor ve onu küçümseyenlere cezasını veriyordu. Tıpkı Niobe’nin 7 kızını öldürmesi gibi… Namusuna göz diken Aktaion’u geyiğe çevirtip gökyüzünü boğan çığlıkları ile köpeklerini çağırmış ve onlara parçalatmıştı bedenini… Zeus bu yüzden tüm hayvanlarla konuşabilme özelliği olan Artemis’ten köpekler ile konuşabilme yetisini geçici bir süreyle elinden almıştı.

Büyük Artemis - Selçuk Müzesi

Efes Artemis Tapınağı İnşa Ediliyor

Böylesine güçlü bir tanrıça mutlaka bağlanılması gereken bir öğeydi. Efesliler bu düşünceler ile yüce tanrıça Artemis için tapınak inşasına başladılar. Bu tanrıçanın bir evi de Efes’te olmalıydı. Anadolu’da varlığına şükretmek amacıyla inşasına başlanılan bu tapınak ilk aşamada M.Ö. 8. yy’ın başlarında basit bir planla başlatılmıştı. Fakat Lidyalıların kentteki üstünlüğü ve sonrasında özellikle Lidyalı Kral Kroisos’un (Karun) Artemis’e olan bağlılığı nedeniyle tapınak planında değişikliğe gidildi.

M.Ö. 570’li yıllarda şimdiki planına uygun olan tapınak inşası başladı. Lidyalı kral, bu tapınak için üstünde kabartmalar olan 36 adet sütun bağışladı. Efesliler bu tapınağın mimarları olarak Giritli Khersipron ile oğlu Metagenes’i görevlendirdiler. Fakat bir sorun vardı. Tapınağın inşa edileceği alan bataklıktı ve buranın uygun zemin haline getirilmesi için Samoslu Theodoros da çağırılmıştı. Daha evvel Samos’ta bataklık alana inşa ettiği Hera Tapınağı ile benzer özelliklerin sağlanmasına sebep oldu bu mimar…

St. Jean Bazilikasından Artemis Tapınağı Kalıntıları

Gerçekten de harika bir yapı inşası bitmek üzereydi. 115 m x 55 m ebatlarında zemini, her biri 18 m yüksekliğinde 127 tane sütunu peristil şekilli bir çatıyı taşıyan ama çatının ortası özellikle boş bırakılan, Olympos’ta yaşayan tanrıçanın kendi evine geldiği zaman gökyüzünden süzülerek kutsal alanına inmesini mümkün kılan bir yapıydı bu… Sunağı ile, süslemeleri ve kabartmaları ile, merdivenleri ile, alınlığı ile heykelleri ile eşsiz bir yapıydı.

M.Ö. 546 tarihinde Pers Kralı Kyros Efes kapılarına dayandı. Kyros Anadolu’daki tüm şehirlerin üzerinden silindir gibi geçmesine rağmen o bile bu güzellikten etkilenmiş olmalıydı. Kimseye etmediği teklifi etti Efeslilere: “Eğer bize karşı savunma yapmazsanız tapınağınıza dokunmayacağız.” Efesliler bu teklifi kabul etti ve şehir Perslere teslim oldu. Ama tapınak kurtulmuştu. Efesliler çok rahat olmasa da tapınağa gidip tanrıçaya şükranlarını sunabiliyorlardı. Pers vergilerinden dolayı refah seviyeleri yoktu ama yine de tanrıçayı hediyesiz bırakmıyorlardı.

Tapınak tamamen mermerden yapılmıştı ama çatı ve iç arşitrav (sütun başlığı üzerindeki kiriş) sedir ağacından yapılmıştı. Bunu bilenler arasında bir değişik adam da vardı: Herostratos

Efes Artemis Tapınağı - Selçuk Müzesi

Herostratos: Tarihe Adını Yazdıran Adam

M.Ö. 21 Temmuz 356 tarihinde bu ruh hastası adam, tapınağı ateşe vermişti hem de hiçbir sebep yokken… Ama bir kişinin sebebi vardı bunu yapmak için; o da kendisi… Neden yaptığı sorulunca alınan cevap hiç beklenmeyendi: “Adımı tarihe yazdırmak için !!!” Dünyanın ilk bankaları olan tapınaklardan bir tanesi ve en güzeli, bu yarım akıllı tarafından tahrip edilmişti. Efeslilerin tanrıçaya güvenerek ellerinde kalanı teslim ettikleri bu yer yanmıştı. Bu nasıl olabilirdi, Artemis buna nasıl müsaade edebilirdi? Yoksa Artemis Efeslilere sırtını mı dönmüştü? İnanç sarsılmaları başladığı anda tapınak rahipleri devreye girdiler: “O anda burada olmayan yüce tanrıça burayı nasıl korusun! İskender’in doğumundaydı o, burada değil !!!”

Artemis Heykelleri (Ortadaki Selçuk Müzesi, diğeri ikisi Antalya Müzesi)

Artemis Tapınağı ve Büyük İskender

İşin ilginç tarafı bu yangın ve Büyük İskender’in doğumu aynı gece olmuştur. Tapınak rahipleri ise bunu bir fırsat bilip belki de kendi inançları gereği küçük bir manevra ile sarsılan inancın hızlı bir şekilde dirilmesini sağladılar. Bu olaydan 22 yıl sonra Büyük İskender kenti Perslerden kurtardı ama Persler kaçarken tamirat halindeki tapınağa son darbeyi vurdular. Tapınak neredeyse tamamen yok olmuştu bir kere daha…

Büyük İskender, Efeslilerin kurtuluşu kutlamaları yerine tapınağın yok oluşuna ağladıklarını gördüğünde bu yapının aslında onlar için her şeyden çok daha üstün olduğunu anladı. Kendi adının Artemis’in yanına koyulması talebiyle tapınak inşasına yardımcı olmayı teklif etti. Ama Efesliler öyle bir söz ile reddettiler ki bu teklifi, İskender’in verecek cevabı kalmamıştı. "Bir tanrının başka bir tanrıya yardım etmesi uygun düşmez."

Efes Artemis Tapınağı - Selçuk Müzesi

Mimar Kheirokrates işi ele aldı ve bir kere daha tapınağın yükselebilmesi için yaklaşık 3000 kişi ile inşaata başladı. M.Ö. 4. yy’ın sonlarına doğru deniz seviyesinin yükselmesi nedeniyle bir önceki tapınağın temellerini aynı şekilde kullanmış ama yapıyı genel olarak 2,70 m daha yüksek olacak şekilde inşa etmişti. Kabartmalı sütunlar, eski arkaik modeller yerine Hellenistik modeller ile değişecek şekilde yenilendi. Temenos (ayırıcı, sınırlayıcı) duvarları yaklaşık 1 stadion (180 metre) uzağa çekildi. Temenos duvarlarının içi sığınma hakkı isteyenler için bir bölgeydi. Asırlardır bu süregelen bir alışkanlıktı.

Efes Antik Kenti

Lysimachos’tan sonra kentte hüküm süren Seleukoslular, Bergamalılar ve Romalılar Efes’i ve haliyle tapınağı yükseltmeye ve yüceltmeye devam ettiler. İmparator Augustus zamanında başlamak suretiyle diğer Roma imparatorları için de geçerli olan bir Sebastion (imparatorlar kutsal kült alanı) inşa edilmişti Temenos duvarlarının iç kısmına. Bu yapının varlığı, tapınağı daha da cazip kılıyordu. Artemis Tapınağı, hak ettiği öneme ve güzelliğe kavuşmuştu.

Celsus Kütüphanesi - Efes Antik Kenti

Artemis Tapınağı Yıkılıyor

262 yılında Gotlar Efes’i işgal ettiler. Celsus Kütüphanesi’ni yaktılar. 1 sene sonra 263 tarihinde Artemis Tapınağı’nı da yerle bir ettiler. Kültür ve inançtan ziyade mal ve mülk için yaşadıklarından dolayı, Gotlar tapınağı yok ederken hiç duraksamadılar. İçeride bulunan değerli eşyalar hariç, yapının bir önemi bulunmuyordu. İnançları ise Romalılardan tamamen farklı olduğu için bunda bir sakınca da görmediler. Sonuç olarak artık Artemis Tapınağı yoktu. Harabe halinde yapının öğeleri sağa sola saçılmış, her taraf yanmıştı.

Didim Apollon Tapınağı yazımızda da belirttiğimiz üzere, Hristiyanlık etkileri ile beraber 385 yılında çıkarılan ayin ve şenliklerin yasaklanması kanunu Efes’te de kendini gösterdi ve 400 yılında tapınaktan ayakta kalmayı başaran son sütunlar bile buradan alındı.

Efes Artemis Tapınağı Kalıntıları

Efes Artemis Tapınağı'nın Parçaları Nerede?

Peki bu kadar büyük ve gösterişli olan yapının parçaları nerede şimdi? Bir bölümü yine Selçuk’ta bulunan St. John Kilisesi’nin yapımında kullanıldı (545 – 555). Bir bölümü halen faaliyette olan İsabey Camii’nde yaşıyor (1375). Bir bölümü İstanbul’da inşa edilen Ayasofya Kilisesi inşasında kullanıldı (532 – 537). Bir bölümü Aydın – İzmir demiryolu çalışmasında mühendis olan John T. Wood tarafından bulunup İngiltere’ye götürüldü (1869 – 1872). İngilizler ve Avusturyalılar tarafından yapılan kazılar sonrasında bize de kala kala kısmen ayağa kaldırılmış bir tam bir de çeyrek sütun kaldı. Tapınak alanı kazısında bulunan bazı küçük figürinler ise Efes Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

İsabey Camii

Anadolu’da ortaya çıkarılan antik kentler ve tapınaklarından iki tanesi Artemis’e adanmıştır: Efes ve Sardes… Her ikisi için de Lidyalı Kral Kroisos’a ayrı bir teşekkür etmek gerekir diye düşünüyorum. Şu anda her ne kadar fazla bir kalıntı kalmasa da hikayesi, mitolojisi ve yapım aşamaları ile Artemis Tapınağı’nın, dünya var oldukça çok önemli bir yeri olacaktır.

 

 

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde REHBERNAME A.Ş. ('REHBERNAME') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.