Panionion: Anadolu Topraklarında Kurulan İlk Avrupa Birliği

İlk Avrupa Birliği’nin İyonya (İonia) Birliği adıyla Anadolu topraklarında kurulduğunu biliyor muydunuz? Panionion denilen bu birlik nerede ve nasıl kuruldu?

Panionion nedir? Antik Çağ’dan bahsederken kulağımıza sıklıkla çalınan bu kelime, Anadolu topraklarında kurulan ilk Avrupa Birliği desek ne düşünürdünüz?

Arkaik Dönemde bugün Kuşadası - Güzelçamlı sınırlarında olan Paninion, Roma dönemine kadar İon devletleri için önemli bir toplantı merkezi olmuştur.

Panionion’da bir araya gelen İyon Birliği deyince aklımıza; Miletos, Ephesos, Priene, Khios, Erythrai, Teos, Kolophon, Lebedos, Klazomenai, Samos, Phokaia, Myus ve daha sonra birliğe katılan Smyrna gelmelidir. Tarihsel süreçte İyon Birliği politik, askeri ve dini olarak büyük gelişmeler gösterir. Ama bir süre dini kimliği daha ön plana çıkar ve kutsal bir merkez haline dönüşür.

Panionion/İyonya (İonia) Birliği, Miletos, Ephesos, Priene, Erythrai, Phokaia, Smyrna, Khios, Kolophon, Klazomenai, Teos, Myus, Lebedos ve Samos yerleşimlerinin oluşturduğu, İonia Bölgesi’nde Arkaik Dönem’den itibaren meydana gelen politik oluşumların gelişimini ve İyon kültür birliğini ortaya koyan önemli bir birliktir.

 

Bu kentlerden oluşan birliğin İyonya (İonia) tarihinin erken döneminde özellikle dini, politik ve askeri açıdan aydınlanma sağladığı gerçektir.

Panionion’un yükselişi ve etkinlikleri, baskın güçlerin İyonya (İonia) halkları üzerine politikaları, diğer yerleşimlerle ve Panionion ile olan ilişkisini belirlemiştir.

Hellenistik döneme ait epigrafik buluntular Panionion’un bu dönemde geçirdiği önemli tarihsel değişiklerin ortaya konulmasında en büyük destektir. III. Aleksandros ve ardından gelen hükümdarlar yönetimindeki yerleşimlerin özgürlüklerine kavuştuğu süreç içinde birliğin politik ve askeri yapılanması hakkında herhangi bir bilgi ele geçirilmemiştir.

Ayrıca bu döneme ait yazıtların bir çoğunun yalnızca kralların şerefine yapılan şenliklerden söz etmesi, egemen güçlerin kendi amaçları yönünde Panionion gibi birlikleri kendi çıkarları için kullandıklarını göstermektedir.

Panionion’un bulunduğu yöre özel bir konuma sahiptir ve bu konuda tüm antik çağ gezginleri hemfikirdir.

Anadolulu tarihçi Herodot, Panionion hakkında şu şekilde bahseder:

Panionion, Mykale burnunda kutsal bir yerdir; kuzeye doğru bakar; İonlar’ın katıldıkları bir antlaşma ile Poseidon Helikonios’a adanmış bir bölgedir. Mykale anakarada bir burundur, Samos yönünde batıya doğru uzanır.”

Panionion/ İyon Birliği’nin bulunduğu coğrafya ile ilgili araştırmalar 19.yüzyılın başlarında başlamıştır. Arkeolojik çalışmalar sonucunda günümüz Aydın ili sınırları içinde yer alan Güzelçamlı beldesinde yer alan antik kalıntıların İyon Birliği’nin toplandığı Panionion kenti olduğu sonucunu ortaya çıkarmıştır.

Panionion hakkında ilk araştımalar, 1900’da Teodor Wiegard ile başlar. Panionion tarihi coğrafyası üzerinde tartışmaları başlatan araştırmacı, Güzelçamlı yakınlarında bir site keşfetmiştir ve 1954 sonrası yapılan kazılarda bu alanın şu anki konumda Panionion’a denk geldiği ortaya çıkmıştır.

Bu sit alanı, bir temenos duvarıyla çevrelenmiştir. Ayrıca, M.Ö. 6. yüzyıla ait olduğu varsayılan Poseidon sunağına ait bir kaide bulunmuştur. Poseiodon sunağının biraz ötesinde bir odeon ve tiyatro kalıntıları bulunmuştur.

Doğal oluşum olan kayaların içine orantılı şekilde kesilmiş 11 adet oturağı bulanan Odeon, Panionion’un meclis buluşmalarının gerçekleştiği toplantı salonu varsayılmaktadır. Kuşadası’na bağlı Güzelçamlı’da bulunan bu kalıntılar M.Ö. 4. yüzyıla ait olup bu döneme ait hiçbir çanak çömlek örneği bulunamamıştır.

Son dönemlerde yapılan ayrıntılı kazı çalışmalarına göre; Panionion olduğu sanılan yerin üst tarafında yapılan kazılarla ortaya çıkan ikinci arkeolojik alanın gerçek Panionion olduğu anlaşılmıştır. Devam eden kazı çalışmalarının dışında tüm arazide yapılan yer taramaları çalışmalarında Panionion’un net olarak bulunduğu yerin Aydın ili sınırında bulunan Dilek Yarımadası’nın denize bakan kuzey eteklerinde yer alan İyon Tapınağı olduğu kanıtlanmıştır.

Ayrıca, 2004 yılında yine bu alanda yüzey araştırmaları yapan kazı ekibi tarafından Dilek Dağı’nda bulunan Çatallar Tepe’nin güneybatısında 800 metre yükseklikte Arkaik Dönem’e ait bu tapınak kalıntısının Karialılar’a ait bitirilmemiş yaşam alanların arasında Melia adındaki Karia yerleşim yerinde var olduğu kanıtlanmıştır.

Bir hekatompos olan tapınak, derin ve altı sütunlu bir pronaos, iki sütunlu bir naos ve üç sütunlu opistodomos olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır.

M.Ö. 6. yüzyıldan kalma bir tören yeri, önemli politik ve askeri kararların alındığı küçük yerleşim yeri olarak kullanılan bu alanın, Herodotos’un bölgenin konumu ile ilgili ifadelerinin doğrulaması ile birlikte Arkaik Panionion’a denk geldiği kesinlik kazanmıştır.

Panionion’un kuruluşu hakkında bilgiler üç bölüm olarak incelenmektedir.

İlk görüşe göre İonlar, Miken Dönemi öncesi adetlerini sürdürerek Anadolu’nun batı kıyılarına göç etmiş ve egemenlik alanlarını genişletme sürecinde toprak mücadelelerinin yaşandığı dönemde askeri-politik bir görünüm kazanmışlardır.

Farklı bir görüşe göre, kozmopolit bir politik topluluk olarak Anadolu’ya yapılan göç sonrasında birliğin kurulduğu ve M.Ö.700 tarihinde Melia kentine karşı yapılan bir savaştan sonra ortaya çıktığı sanılmaktadır.

Ege kıyılarındaki İyon yerleşimlerinin ortaya çıkış hikayelerinde, İyonlar tarihi öncesi Hellas’ta çok farklı ve geniş topraklara dağılmışlardı. Bu göçmenler Euboea, Kynuria, Argolis, Attika-Boeotia bölgelerinden Anadolu’nun batı kıyılarına göç etmişlerdir.

Miken Krallıkları’nın yok olmasından sonra gerçekleşen Hellas’dan gelen yoğun çaptaki göçdalgasına Anadolu kıyıları evsahipliği yapmış ve kendini İyonlar olarak isimlendiren birlikler coğrafi olarak da İyonya (İonia) olarak adlandırılan bölgede Panionion’un merkez olduğu on iki devlet kurmuştur.

İyonya (İonia) Birliği’nin kuruluş tarihinin belirlenmesi konusunda epigrafik kaynaklar ve antik eserler farklı bilgiler sunmaktadır.

Bazı kaydadeğer kayıtlarda birliğin ortaya çıkışı, tüm diğer İon devletlerinin ve Miletos’un kuruluşu ile paralel zamanda gösterilmiş ve bu olaylar M.Ö 1086/85 veya M.Ö 1076/75 tarihleri ile özdeşleştirilmiştir.

Fakat Miletos’taki arkeolojik kazılarda en erken seramik kalıntıların Geç Miken dönemine ait olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle Marmor Parium’daki tarihlendirme Miletos’un kuruluş tarihini yansıtmaz, dolayısıyla İyon Birliği’nin kuruluş tarihini de yansıtmamaktadır.

Vitruvius kitabında Melia’nın yıkımı konusuda ortak karar alan 12 İyon kentinden sözetmiştir.

Tarihçi Vitrivius’un bu yorumlarına göre bazı araştırmacılar, birliğin kuruluş tarihini M.Ö. 700’e dayandırmış ve Panionion’un Melia’ya karşı olan bu savaş bitiminde tarihteki yerini aldığına inanmışlardır.

Bazı araştırmacılara göre Ege’den Anadolu’ya gelen bu dört yerleşim, Melia’ya karşı yapılan savaşın ardından Panionion’u oluşturmuş, diğer yerleşimler ise sonradan bu birliğe katılmıştır. M.Ö. 200-190’a tarihlenen Priene ve Samos arasındaki bir sınır tartışmasını ve Rodoslular’ın hakem olduğu kararı içeren bir yazıt, bu mücadelenin aydınlanmasına yardımcı olmuştur.

 

Tartışma, M.Ö. 700’lerde Mykale Dağı’nın kuzeyindeki sahilde yer alan Melia’nın istilası ve topraklarının komşuları arasında paylaşılması ile gerçekleşmiştir. Bu durum M.Ö. VI. yüzyılın başlarında bir savaşa yol açmıştır. Yazıtları temel alarak değerlendirme yapan bazı araştırmacılar bu savaşın Miletos, Kolophon, Priene ve Samos tarafından oluşturulan bir birlik tarafından yapıldığını ileri sürmüştür.

Başka bir görüşe göre ise, bir birlik savaşından bahsedebilmek için tüm devletlerin bu savaşa katılması ve savaşın sonucunda da üye devletlerin eşit paya sahip olunması gerekmektedir.

Bir varsayıma göre, savaş sonrasında Panionion’un merkezi ve Poseidon kutsal alanının bulunduğu Melia topraklarını kaybederken, Kolophon’un kaybeden duruma gelmesi ve Miletos’un toprak kazanır gibi görünürken kaybetmiş de olması bu savaşın gerçek anlamda bir birlik savaşı olmadığını göstermiştir.

Arkeolojik bulgulara göre, M.Ö. 11. yüzyılda küçük topluluklar olarak Anadolu'nun Ege kıyılarına göç eden İyonlar, yeni kentlerini oluştururken karşılarında yerli bir direnişle karşılaşmışlardır. Göçlerin ardından kısa süre içinde güç kazanan İyonlar, Aioller’in egemenliğini ele geçirecek kadar güçlenmişlerdir.

Anadolulu tarihçi Herodotos’un yorumuna göre, çok daha önceden İyonlardan önce gelmiş olan Aiol Hellenleri ile de savaşmış oldukları, Panionion üyelerinden Kolophon’un bir Aeol yerleşimi olan Smyrna’yı topraklarına katmasından net olarak ortaya çıkmaktadır.

 

Arkaik Dönem’de çoklukla yaşandığı bilinen bu toprak mücadeleleri, birliğin çekirdeğini oluşturan Ephesos, Miletos, Priene, Myus, Kolophon’un ve daha sonra Ephesos’un saldırısı sonucu erken dönemde birliğe katıldığı varsayılan Samos devletinin de diğer Hellen devletleri ile savaşmış olması olasıdır.

İyonya Birliği’nin kuruluş tarihinin ortaya konulmasında Khios’un birliğe kabul edilişi ve Delos’ta kutlanan Apollo Şenlikleri de ön ayak olmuştur.

Bu bilgiler doğrultusunda, Panionion’un İyon göçlerinden sonraki sürece değin kurulmadığı anlaşılmakla birlikte birliğin kuruluş tarihine değin en makul varsayım, M.Ö. 900 ile 700 arasındaki bir dönemi işaret etmektedir.

Aleksandros (Büyük İskender), M.Ö. 334 yılında Anadolu’yu fethettiği sırada kullandığı Panhellenist propaganda ile Makedon orduları tarafından fethedilen Hellenler, Aleksandros’un buyruğu altına girmiş ve bu yerlerde demokratik düzen kurulmuştur.

Aleksandros, Hellen yerleşimlerine getirdiği demokrasiyi komünal olarak bırakıp, onları İmparatorluğu’nun otoritesi ile birleştirmeyi amaçlamıştır. Bu çabası ölümü sebebi ile tamamlanamamıştır. Bu bağlamda Aleksandros’un, yerleşimleri yerel örgütler içinde bir araya getiren birlikler kurmaya ya da canlandırmaya yönelik politika izlediği anlaşılmaktadır. Bunlardan birisi İyonyalıların yeniden canlandırılmış olan birliği olmuştur.

M.Ö 5. yüzyılın başlangıcından önce Panionion’daki yerleşimlerin sayısı, kuzeyde Phokaia’dan güneyde Miletos’a değin sahil boyunca yer alan 12 polise (şehir) yükselmiştir.

Bununla birlikte İyon (İon) Birliği’nin gücü, İonialılar’ın M.Ö. 499’da Pers yönetimine karşı başlattıkları ve başarısızlıkla sona eren isyanla çok azalmıştır. M.Ö. 4.yüzyılda birliği güçlendirme yolunda bazı adımlar atılmış olsa da bunlar sınırlı düzeyde kalmıştır.

Kanıtların gösterdiği kadarıyla Aleksandros’un birlikler karşısındaki tutumu, krallığın yönetimini kolaylaştırmada görev yapacak yönetim organları olarak kullanma amacını taşımıştır. İyon Birliği’nin yeniden yapılanması Aleksandros’a atfedilmekle birlikte herhangi bir antik yazar bundan bahsetmemiştir. Aleksandros, Pan Hellenik birliklerin kurulmasını desteklemiş ve bu Hellen birliklerinde bir çok Asya yerleşimini birleştirmiştir. Ancak bu durum Panionion ile ilişkilendirilmemiştir

Yaklaşık olarak M.Ö. 265’te İonialılar tarafından kutlanan ve Aleksandreia olarak adlandırılan bir festivalin varlığı nedeniyle Panionion’un Aleksandros Dönemi’nde yeniden canlandırıldığı düşünülmüştür.

Bu dönemde birliğin dinsel karakteri vurgulanmıştır. Önceden 12 üyeye sahip birliğin sayısı, sonradan yeniden inşa edilen Smyrna’nın katılması ile 13’e çıkmıştır.

 

Kralın doğum gününde kurtarıcılarına bir sadakat belirtisi olarak kutladıkları Aleksandreia Festivali öncelikle nöbetleşe olarak çeşitli üye şehirlerde yapılmış, daha sonra Erythrai Yarımadası üzerinde Aleksandros’un anısına adanmış bir koruluğa taşınmıştır.

Bu yeni festival, bir ölçüde eski Panionia’nın yerine geçmiş ve Poseidon Tapınağı’nın önemi buna paralel olarak azalmıştır.

Hellas’ın çeşitli bölgelerinden gelen İyon göçmenler, beraberlerinde getirdikleri kültürel, sosyal ve politik yapılanmaları Batı Anadolu’da kurdukları yerleşimlere uygulamışlardır. Kabilelerine ve yerleşimlerine verdikleri adlar, örgütlenme biçimleri ve aynı zamanda kutladıkları festivallerin eski yerleşimleri ile olan benzerlikleri gibi unsurlar göz önüne alındığında, Anadolu’ya geldikleri zaman soylarına ait olan efsaneleri oluşturdukları anlaşılmaktadır.

Ele geçirdikleri yerleşimlere İyon kurucular göndermek suretiyle İyon köken veren bu göçmenler arasında zaman içinde gelişen etnik bilinç çerçevesinde Dodekapolis geleneği yeniden oluşmuştur.

İyonya (İonia) yerleşimlerindeki kabilelerin örgütlenme sürecinde, farklı grupların yerleşimlerdeki politik katılımının genişlemesinin politik dönüşüm için olanak sağlayarak Panionion’un oluşumunda etkili olduğu da bilinmektedir.

Lidya (Lydia) işgali sırasında antik kaynaklarda adı geçen devletlerin tek başlarına mücadele etmeleri ve herhangi bir kaynakta birliğin mücadelesine dair bir bilgiye rastlanmaması, bu dönemde kısmi otonomiye sahip olan üye yerleşimlerin politik ve askeri anlamda bu devlete karşı bir birlik savaşı gerçekleştirilmediğini göstermektedir.

Pers egemenliği döneminde ise birlik tarafından ilk kez askeri ve politika anlamda kararların alındığı ve birlik üyelerinin ortak hareket ettikleri görülse de, süreç içinde kendi çıkarları doğrultusunda egemen devlet ile anlaşma yaparak bağımsız hareket etmişlerdir. Bu dönemde birliğin tam anlamıyla örgütlenemeyişi, İyonya (İonia) İsyanı’nda başarısız olunmasına neden olmuştur.

III. Aleksandros ve ardılları döneminde de yerleşimlerin özgürlüklerine kavuştuğu dönemde birliğin politik ve askeri yapılanması hakkında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Yazıtların kralların onuruna düzenlenen festivallerden bahsetmesi, egemen devletlerin kendi istekleri doğrultusunda bu birlikleri kullandıklarına işaret etmektedir.

Roma İmparatorluk Dönemi’ne tarihlenen İonion Koinon unvanı ile basılan birlik sikkeleri, birliğin bağımsız bir yapılanma olduğuna kanıt olmamakla birlikte sınırlı sayıda ele geçen bu örneklerin sembolik amaç taşıdığı anlaşılmaktadır.

Örneğin bu sikkeler üzerinde on üç devlet figürünün arkasında yer alan Apollon tasviri, Roma’nın baskıcı politikası altında birliğin giderek dini bir yapılanmaya dönüştüğünü ve Klasik Dönem’de sahip olduğu unsurları yitirdiğini doğrulamaktadır.

 

Kullanılan Kaynaklar

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/412020

http://www.xn--gzelaml-xxa9pru.com/guzelcamli/panionion.htmlİONİON/İONİA

https://www.kusadasi.bel.tr/KusAdasiGuzellikleri/panionion

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.