Adrasan Gezi Rehberi | Adrasan Hakkında Herşey

Kezban Özcan | 2020-08-17

Son yılların en popüler tatil rotalarından Adrasan hakkında bilmedikleriniz? Adrasan nerede, Adrasan’da ne yapılır, Adrasan tekne turları ve koyları Adrasan Gezi Rehberi’nde...

Antalya’nın parlayan yıldızı olmayı başardı Adrasan. Peki Adrasan nerededir? Adrasan’daki tatiliniz boyunca nereleri keşfetmeli, ne yapmalı? Adrasan’a bir adım ötedeki “Antalya’nın Maldivleri” olarak ün yapan Suluada ile de ününe ün katan bu nefis beldede unutulmaz bir tatil için bavullar hazırsa yola düşme vaktidir... Adrasan Gezi Rehberi'nde merak ettiğiniz he şey var...

Tatil söz konusu olduğunda haliyle tatilcilerin seçenekleri de farklılık gösteriyor. Kimi turist lüks ve şık otellerde herşey dahil sistemle kalıp otellerin renkli seçeneklerinden faydalanmayı tercih eder, kimisi küçük bir butik otelde kafa dinlemeyi, bazıları tarihi noktalara yakın olsun ister, bazıları da doğanın içinde huzur arar kendine. Tatil planınızı yaparken seçeceğiniz adres beklentinizi karşılamalı.

Şayet sakin ve huzurlu, doğanın içinde, daha mütevazi bir tatil planlıyorsanız Adrasan en doğru tercihlerden biri olacaktır. Konumu, doğallığı, tertemiz denizi, billur gibi koyları ve sakinliği ile Adrasan bu tarz tatil isteyenlerin vazgeçilmezi haline geldi. Adrasan gezi rehberi, Adrasan'da gezilecek yerler, Adrasan'da ne yenir ve nerede kalınır? Hepsi yazımızın devamında...

Adrasan’ın Konumu

Antalya merkeze 95 km, Kemer’e 55 km, Finike’ye 40 km, Demre'ye 65 km, Kaş’a ise 115 km mesafede bulunan Adrasan, Kumluca ilçesine 30 km uzaklıktadır. Antalya’nın batıda kalan ilçesi Kumluca’ya bağlı olan Adrasan, dünyaca meşhur olan Olimpos’a 15 km, caretta carettaların yumurtalarını bıraktığı meşhur kumsalı ile Çıralı’ya ise 30 km mesafede bulunur.

Antalya Körfezi’nin en batı ucu olan Taşlık Burnu’na yani Gelidonya Feneri’ne yakın konumdaki Adrasan, 450 km uzunluğa sahip Antalya Körfezi’nin en güzel koylarından biridir. Beydağları Milli Parkı içerisinde yer alır.

Adrasan Hakkında Genel Bilgi

Sadece doğası değil tarihi ile de çok değerli Adrasan. 4 bin yıllık bir geçmişe sahip beldenin isminin anlamı “Ana Tanrıça Ülkesi” demek. Bir adım ötesinde Bellerophontes efsanesine kucak açan Çıralı - Yanartaş’a komşu, Uçan At Pegasus’u misafir eylemiş Adrasan’ın böyle bir anlam taşıyan isme sahip oluşu tesadüf olmasa gerek. 

1960’larda Adrasan ismi değiştirilir ve Çavuşköy olur. Olur olmasına da kimse Çavuşköy’e alışamaz. Dört bin yılın alışkanlığı kolay değişmez tabi, herkes Adrasan diye anmaya devam eder.

Bugün narenciye ağaçlarının içinde küçük ve şirin bir belde Adrasan. Sakin ve uzun koyu yay şeklinde ve doğal bir liman özelliği katıyor Adrasan’a. 2 kilometrelik sahile sahip Adrasan beldesi, “doğa harikası bir yerde huzur dolu bir tatil istiyorum” diyenlere kucak açıyor.

Sırtını dayadığı Beydağları’nın yemyeşil ormanları ve çam ağaçlarıyla kaplıdır koy. Adrasan koyunun karşısında tüm görkemiyle yükselen Musa Dağı, koyun biraz gerisindeki Markız Dağı Adrasan’a ayrı bir görkem katar.

Adrasan koyu 2 kilometrelik sahili ile göz doldurur. Kumlu-taşlık-sığ; ne tarz bir yüzme keyfi isterseniz koyda hepsi var. Sahilin güney kısmı daha ince kumlu ve sığ olduğu için yüzme bilmeyenler ya da çocuklu aileler için daha uygun. Kuzey kısım tam aksine daha taşlıktır ve denizi daha çabuk derinleşir. Koyun orta kısımlarında ise yine sığ deniz ve kumsal dikkat çeker. Cam gibi denizi tertemiz suyu ile balıklarla beraber özgürce kulaç atacağınız koy burası.

Doğal bir liman görünümüne sahip Adrasan’da normalin aksine rüzgar karadan denize eser. Bu da koya sakinlik katarak, dalgasız bir deniz özelliği sağlar. Üstelik Antalya’nın nemini burada daha az hisseder, daha serin bir tatil geçirirsiniz.

Böylesi geniş ve korunaklı koy yat turizmine çok elverişli olduğundan mavi yolculuk tutkunları için Adrasan özel bir adrestir. Balıkçılar için de doğal bir limandır burası. Fakat geçmişte koyun giriş kısmında batan bir çok gemi olmuştur. Buradaki ters akıntıdan dolayı sürüklenerek kayalara çarpıp batan gemilerden en dikkat çekici olan “Gelidonya Batığı” olarak adlandırılan 3200 yıllık ticaret gemisidir. Ele geçen buluntular Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ndedir.

Geçmişle bugün arasında en doğal delil gibi duruyor Adrasan karşınızda. Adrasan’ın tarihi kalesi, bugün kalıntıları az olsa da meraklıları tarafından ziyaret edilmektedir. Koyun kuzeyinde tepede yer alan ve “Kız Kalesi” olarak anılan Adrasan Kalesi maceraseverler tarafından ziyaret edilmektedir.

Adrasan köyünün içine girdiğinizde ise bazı evlerin mimarisi dikkatinizden kaçmayacaktır. Köyde mübadele öncesi yaşamış olan Rum nüfusun bıraktığı izler var. Rumların enfes taş işçiliğinin hala ayakta kalan örnekleri var burada. Taş evler geçmiş zamanları fısıldarcasına ayakta kalmış. Rumların mübadele sonrası göçü ile de köyde sürekli bir Türk nüfus yaşamaya devam etmiş günümüze kadar.

Adrasan’ın içinden akan Adrasan Çayı ise kaynağını Tahtalı Dağı’ndan alan ve denize kadar ulaşan çay. Adrasan’daki bu çay üzerinde kurulu sofralar tatilcilere doğayla başbaşa yemek alternatifi sunuyor.

Dünyanın en uzun yürüyüş yollarından biri kabul edilen tarihi LikyaYolu üzerinde yer alan Adrasan bölgesi doğa tutkunları için bulunmaz bir nimet.

Adrasan Kalesi Hakkında Bilgi

Adrasan Kalesi, bugün koyun kuzey kısmına düşen tepe üzerinde yer alıyor. Hemen şunu söyleyelim ki ulaşımı kolay olmayan, kondüsyon ve sabır gerektiren, fakat ulaşınca da "iyi ki gelmişim" dedirtecek güzellikte panorama sunan kaledir. İlk çağlarda “Siderus” olarak anılır Adrasan Limanı. Dolayısıyla da bugün kalenin üst kısımlarında ele geçen kalıntıların Siderus antik kentine ait olduğu düşünülmektedir. (Fotoğrafta karşıdan kalenin olduğu tepe gözükmektedir)

Tepede yer alan kaleye halk arasında “Kız Kalesi” denmiştir. Bizans dönemi yapısı olarak bilinen kalenin Selçuklular döneminde ve Osmanlı döneminde de kullanıldığı bilinmektedir. Gözetleme kulesi olan kale limana tam hakim konumdadır. Günümüzde kaleden çok az kalıntı olsa da Adrasan manzarası için bile buraya çıkılır.

 

Kaleye tırmanış öncelikle düz bir yol olsa da sonrasında dikleşiyor. 40 dakika kadar yürümeniz gereken yolda ahşap merdivenler de yer alıyor (merdivenler zarar görmüş durumda, çok iyi değil). Dikkatli bir şekilde yürüyerek bu nefes kesici manzarayı izlemek sizin elinizde.

Gelidonya Feneri

Adrasan denince ilk akla gelen yerlerden biridir Gelidonya Feneri. Taşlık Burnu üzerinde yer alan Gelidonya Feneri, Türkiye’nin en yüksek feneridir. 227 metre yüksekliği ile Akdeniz’in en kıymetli yol göstericilerinden biridir.

Fenerin tam karşısında bulunan adalar “Beş Adalar” diye anılır ve bu adaların kara ile arasındaki alan oluşan ters akıntı ve rüzgarlar sebebiyle denizciler için sıkıntılı bir bölgedir. Hatta buradaki akıntıdan dolayı Antalya Körfezi’nin en tehlikeli noktası kabul edilir. Uzmanlara göre ise karşıdaki Beş Adalar dediğimiz üzerinde yerleşim olmayan bu adalar eskiden anakara ile birleşik olup yaşanan depremle ana karadan koparak adalara dönüşmüştür. Buradaki akıntı ise asırlar boyunca burayı geçmek zorunda kalan gemilerin kabusu haline gelmiştir.

Gelidonya Burnu ya da Kırlangıç Burnu olarak da anılan Taşlık Burnu ucunda bir çok gemi akıntı sebebiyle kıyılara sürüklenip batmıştır. İşte bu batıklardan en dikkat çekici olan ve şu an Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen M.Ö. 13. yüzyıla ait olan bir ticaret gemisidir. 3200 yıllık bu gemiden çıkarılanlar müzede sergilenmektedir.

Asırlar boyu denizcilerin kabusu olan bu bölgeye 1936 yılında fener inşa edilir. Gelidonya Feneri o gün bugündür denizcilerin dostu olarak onlara yol göstermektedir.

 

Gelidonya Fenerinin manzarası çok güzel. 2007 yılında Türkiye’nin en güzel manzarası seçildi.

Gelidonya Feneri’ne ulaşım için 2 yol var; birisi Adrasan’dan 12 kilometrelik patika yollardan ilerleyerek ulaşılan yol. Diğeri ise Karaöz’den önce araçla sonra yürüyerek ulaşılan yok. Ki tavsiyemiz Karaöz’den gitmeniz olacaktır.

1940’lardan bu yana Demir ailesi tarafından çalıştırılan fenerin bakımının 3. Kuşak Demir ailesinde olduğunu söyleyelim. Likya Yürüyüş Yolu güzergahında yer alan Gelidonya Feneri gezisi bölgede yapacağınız tatilin en unutulmaz anlarından biri olacak.

Adrasan Tekne Turları

Buraya kadar gelip tekne turuna katılmamak ciddi bir hata olacaktır. Yaklaşık 2 kilometrelik sahili ile Adrasan denizi ve kumsalı çok güzel evet, lakin etrafta daha nice güzellikler var ki görmeden dönmeyin derim.

Adrasan kıyıdan kalkan günübirlik tekne turları ile iki farklı rota çizebilirsiniz. Adrasan’ın en can alıcı noktalarından birisi Suluada. “Antalya’nın Maldivleri” aynı zamanda “Akdeniz’in Maldivleri” olarak ün yapan Suluada tekne turuna katılmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Mest edecek plajı, kumu ve mağaraları ile Suluada buranın incisi adeta.

Suluada Tekne Turları hakkında daha fazla bilgi için TIKLAYINIZ...

Suluada turu dışında Ceneviz Tekne Turu adıyla satılan turda ise yine enfes koylar yer alıyor. Pırasalı Ada, Sazak Koyu, Ceneviz Koyu, Korsan Koyu, Akseki Koyu, Çoban Koyu gibi koyların nefes kesici güzelliği ile yüzmeye doyacağınız bu tekne turu da müthiş keyif verici.

Tekne turları Adrasan kıyıdan hareket ediyor. Sabah yaklaşık 10:00’da başlayan tur ikindi vakti 17:00 gibi sona eriyor. Öğle yemeği, meyve ve çay ikramının dahil olduğu turların rotasını ve ücretini gitmeden teyit edin.

Adrasan’da Civarında Gezilecek Görülecek Yerler

Adrasan Koyu’nun yanı başında bir çok alternatif var gezmeniz ve yüzmeniz için... İşte Adrasan civarında gezilecek yerler...

1- Olimpos Antik Kenti ve Sahili

Adrasan’dan yaklaşık 15 km mesafede bulunan Olimpos antik kenti ve sahili müzekart ile giriş yapabileceğiniz yerlerden. Likya uygarlığının önde gelen liman kentlerinden biri olan Olimpos, 3 oy hakkına sahip kentlerden biriydi. 3 oy hakkına sahip 6 kent ise; Patara, Pınara, Xanthos, Tlos, Olimpos ve Myra idi. Tam olarak kuruluş yılı bilinmese de 2200 yıllık bir geçmişe sahip olduğu bilinen kentin M.Ö. 160’lı yıllarda basılan paraları bize bu ipucunu vermektedir.

Kazıları hala devam eden antik kentin içinden geçerek Olimpos plajına ulaşılıyor. Sahile varmadan harabeleri gezip, limana yakın konumdaki Liman Anıtsal Mezarlarını fotoğraflayıp sonrasında tertemiz sulara atabilirsiniz kendinizi.

2- Yanartaş / Chimera

Kemer ilçe sınırlarında kalan Çıralı’daki Yanartaş, Olimpos’un Sönmeyen Ateşi olarak bilinir. Burada var olan doğal gaz, mitolojiye konu olmuş ve ünlü Bellerophontes Efsanesi doğmuştur. Efsaneye göre burada yer alan Chimera adlı, ağzından alevler çıkaran canavar öldürülecektir. Bu görev ise Bellerophontes’e verilir. O da uçan at Pegasus ile birlikte Chimera’yı alt etmeye gider. Elindeki mızrağı canavara saplayıp yerin altına gömmeyi başarır.

 

O günden sonra Chimera yerin altından alevlerini göndermeye devam eder. İşte bugünkü alevler canavar Chimera’ya atfedilir. Orada bulunan ateş doğal gaz sonucu ortaya çıkmış olsa da kulaktan kulağa asırlardır çalınan bu efsane bölgenin en çok anlatılan hikayesidir. Siz de bu yanartaşı görmek için Çıralı istikametinden Yanartaş girişine ulaşıp yarım saat yürüyüşle mitolojilere konu alan bölgeyi ziyaret edebilirsiniz.

3- Çıralı Plajı

Caretta carettaların üreme alanlarından biri olan ve cam gibi denizi ile akılları baştan alan Çıralı plajı görmeye değer. Adrasan’a 30 km mesafedeki Çıralı, Olimpos tarafına kıyasla daha sakin oluyor. Olimpos Bey Dağları Milli Parkı içerisinde yer alan Çıralı Köyü, Kemer ilçe sınırlarında kalır. Masmavi sularına hayran kalacağınız Çıralı Plajı görülmesi gereken yerlerden biri.

4- Karaöz ve Karaöz Sahili

Kumluca’ya 25 km mesafedeki Karaöz, Adrasan’a sadece 15 km mesafede. Karaöz kendi halinde, daha sakin bir yer. Yalancı Burun (Yalancı Yarımada) denilen yarımada üzerindeki tek yerleşim yeri olan Karaöz, Adrasan kadar bilinmez ama enfes koylara sahiptir. Likya Yolu üzerindeki Karaöz’de Korsan Koyu (Melanippe antik kenti) ve Papaz Koyu dikkat çekicidir. Gelidonya Feneri’ne ulaşım için Karaöz kullanılır.

Yazlık bir çok ev bulunan Karaöz sakinlik arayanlar için bire bir. Son yıllarda kampçılar için bulunmaz bir nimet olan Karaöz ve çevresi denizi ve büyülü coğrafyası ile beğeni topluyor. Mavikent’e bağlı olan Karaöz’e hem Adrasan’dan hem de Mavikent’ten ulaşım dolmuşlarla mümkün.

5- Korsan Koyu / Melanippe Antik Kenti

Karaöz’den 4 km mesafedeki Korsan Koyu tertemiz denizi ve tarihi kalıntıları ile dikkat çekiyor. Kendi aracınızla ulaşım sağlayabileceğiniz koya Karaöz'den 15 dakika kadar yol almanız gerekiyor. Yol asfalt değil toprak yol. Dikkatli ve yavaş bir sürüşle Korsan Koyu’na varmak mümkün.

Aracınızı park edip koya yürürken Melanippe antik kentinden kalan yapılar dikkatinizi çekecek. Roma ve Bizans dönemi izlerinin gözlemlendiği antik kent zamanında Likya’nın önde gelen liman kentlerinden biriyken unutulmaya yüz tutmuştur. Ve bugün Korsan Koyu diye bilinen koy korunaklı bir liman olmasıyla bir çok gemiciye kucak açmış. Şimdilerde ise kamp severlerin ve sakin yüzme kaçamağı yapanların adresi olmuş durumda.

6- Papaz Koyu (Papaz İskelesi)

Karaöz’e 5 dakika mesafedeki Papaz Koyu (Papaz İskelesi) piknikçilerin adresi haline gelmiş, fakat deniziyle büyüleyen koy. Denizin ortasındaki dev kaya kütlesi dikkat çekiyor. Papaz Koyu’nda denize girip piknik yapmak isteyenler için imkanlar sağlanmış. Duş, wc, tatlı su imkanlarının da olması buraya olan talebi artırıyor.

Likya Yürüyüş Yolu üzerinde bulunan Papaz Koyu Adrasan tatilinizde vakit geçirebileceğiniz yerlerden. Buraya kadar gelmişken 5 dakika mesafedeki Mavikent sahiline de uğrayıp yüzme molası verebilirsiniz.

Adrasan’da Ne Yenir? | Adrasan Restaurantları

Adrasan tertemiz denizi ile bu kadar meşhurken buraya gelip taze balıkların tadına bakmamak olmaz. Özellikle Adrasan Çayı boyunca dere üzerinde kurulmuş olan restoranlarda balık yiyebilirsiniz. Çay üzerinde kurulu olan oteller ve restoranlar alakart olarak hizmet vermekte. Balık, deniz ürünleri, et yemekleri, ızgaralar ve daha bir çok seçenek sizleri bekliyor.

Lykia Edrassa Otel’in dere üzerinde kurulu sofralarında, doğayla baş başa güzel bir akşam yemeği iyi bir seçenek. Alakart olarak hizmet veren Lykia Edrassa’nın menüsü zengin ve yemekleri lezzetli.

Arikanda River Garden Restoran da tavsiye edilebilecekler arasında.

Koyun diğer ucundaki Chill House Lounge ise yine lezzetli yemekleri ve özellikle de İncir Tatlısı ise beğeni toplayan mekanlardan.

Saide Cafe&Restaurant’ın samimi ortamı, menüsü ve özellikle de hamburgeri denemeye değer.

Mavi Kahve ise yine en beğenilen mekanlardan biri.

Adrasan sahili boyunca yürürken de göreceğiniz gözlemeciler, kafeler ve restoranlar da yeme-içme alternatifi sunuyor. Tercih size kalıyor...

Adrasan’da Konaklama | Adrasan Otelleri

Adrasan sakinlik arayanların adresi. Burada gece hayatı yok, huzur ve dinginlik var. Mütevazi otellerin yer aldığı Adrasan’da bir çok seçenek mevcut. Şayet doğayla baş başa bir tatil yapıp kafa dinlemek istiyorsanız Adrasan Çayı kenarındaki Lykia Edrassa Otel tam size göre. Doğayla baş başa, denize yakın konumdaki otelin sabah kahvaltısı ve akşam yemekleri de gayet lezzetli. Daha fazla bilgi için Tıklayınız... http://www.lykia-edrassa.com/tr/

Erenler Otel, Arikanda River Garden Otel, Shambala Otel, Atıcı Otel ise yine tavsiye edilebilecek oteller arasında.

Adrasan'dan Yapmadan Dönme;

- Adrasan’ın tertemiz sularında doyasıya yüzüp dalış yapmadan,

- Adrasan’ın sırtını dayadığı Markiz Dağı’ndan gün doğumunu izlemeden,

- Suluada’yı görmeden, mis gibi plajında yüzmeden,

- Adrasan tekne turlarına katılmadan, Adrasan etrafındaki koyları turlamadan,

- Karaöz’e yakın konumdaki Korsan Koyu’nda ve Papaz Koyu’nda yüzmeden,

- Adrasan Çayı kıyısında oturup doğanın içinde bir şeyler yiyip içmeden,

- Pazar günü kurulan (küçük de olsa) Adrasan pazarına uğramadan,

- Pazardan keçi boynuzu, çeşitli otlar, baharatlar ve yöresel ürünlerden almadan,

- Yöreye has Vişneli Ekmek Kadayıfı’nı tatmadan, yörenin Portakallı Balı’nı almadan,

- Zamanınız ve kondüsyonunuz varsa Gelidonya Feneri’ne yürüyüp o enfes manzarayı fotoğraflamadan,

- Yine zamanınız ve gücünüz varsa Adrasan Kalesi’ne tırmanıp tüm koyu kuşbakışı izleyip fotoğraflamadan,

- Akşam karanlık çökünce kumsala inip yıldızların altında, Adrasan’ın huzurlu atmosferini yaşayıp, mehtabı izleyip ruhunuzu dinlendirmeden,

- Dilerseniz gece Mehtap turuna katılıp kendinizi şımartmadan,

- Adrasan’da bir gece bile olsa kalmadan,

- Yine macera severler için, su sporları, dalış yapmadan,

- Adrenalin tutkunları için Yamaç Paraşütü (Paragliding) yapmadan,

- Mitolojiye konu olmuş Yanartaş’ı görmeden, Olimpos antik kentini gezip plajında yüzmeden, cam gibi denizi ile Çıralı plajının keyfini sürmeden,

DÖNMEYİN...

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde övgüyle bahsettiği Adrasan’ı, bizde Rehbername’de keyifle kaleme aldık.

Gidin, gezin, keşfedin, tadını çıkarın ama Kirletmeden... İyi tatiller.

Seyahatleriniz RehberName tadında olsun...

 

 

 

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde Rehbername A.Ş. ('REHBERNAME') nin sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.